Birkaç gün sonra... ~Roza~ Elbisemin düğmelerini ilikleyip anama döndüm. “Temiz ana.” Kafasını sallayıp yanıma geldi. Elimden tutmak istese de “Ana, kendim kalkayım.” dedim ve elimi karnıma koyarak ayağa kalktım. Sofranın önüne geldiğimde dikkat ederek yere çömeldim. Anam da hemen yanımda oturunca burada, yanımda olmasına gene şükrettim. Bu dar vakitte anamdan başka kimse benle bu denli alakadar olmazdı. “Günden güne daha iyisin değil mi kızım?” Başımı sallayıp uzattığı çayı elinden aldım. “Devlete gidip karnımdaki ipleri çıkardığımızda hiçbir şeyim kalmayacak.” Tebessüm edip “İnşallah kızım.” dedi. Çaydan bir yudum alıp ekmeğe uzandığımda “O vakit şimdiden Pîrê Zeman’la Cemile Hanımağa’yla konuşayım!” demesiyle başımı kaldırıp suratına baktım. “Ne konuşacaksın?” diye tedirginlik

