Birlikte edilen kahvaltıdan sonra Dicle çocuklarla beraber ayrıldı Timuçin'in evinden aklı allak bullak durumdaydı ne düşüneceğini kestiremiyordu, fark ettiği şey kolay değildi nasıl olurdu da Timuçin ona dair en mahrem detayı biliyor olabilirdi? Gerçi öylesine ifadesizdi ki Timuçin bilip bilmediğinden bile emin değildi. O şokla "biliyorsun" dediğinde Timuçin bir süre sessiz kalmış ardından sadece "neyi" demişti. Bilmiyor muydu yani iyi de nasıl bu kadar meraksız olabilirdi ki bir insan Memik dede ve senin kocan kelimelerini aynı cümle içinde kullandığında son derece ilgi çekici bir o kadar da merak uyandırıcı oluyordu halbuki. "Hiç" dedi Dicle adamın ifadesiz yüzü karşısında bilmiyorsa da kendi ağzıyla yakalanmak da istemiyordu elbette ve kahvaltı bitene kadar da tekrar iletişim kurmadı

