2.Bölüm: Kıskançlık

1209 Kelimeler
Kadir Sonunda başardım. Sonunda Funda’ya boşanmak istediğimi söyledim. Ceylan dans ederken tatlı vücudunu bana bastırdı, uzun saçları omuzlarına döküldü, dar özel tasarım elbisesi hayal gücüne pek de yer bırakmıyordu. Müzik çalarken bana kıskançlıkla bakan birçok adamın dikkatini çekiyordu. Onlara gülümsemeden edemedim. Ceylan Dikmen benimdi ve yüzüm memnuniyetle doluydu. Funda’yı düşündüğümde küçük bir sızı hissetmekten kendimi alamadım. Üç yıldır evliydik ve onu aldattığımı böyle keşfetmesi yerine biraz daha nazik olabilirdim. Başlangıçta Ceylan’ın tekliflerine direnmiştim ama birlikte daha fazla zaman geçirdikçe ona hayır demek zorlaşmıştı. O ısrarcıydı ve hangi erkek muhteşem bir kadının peşinden koşmasından hoşlanmazdı ki? Özellikle onu milyarder yapacak bağlantıları ve gücü olan zengin bir kadınsa? Funda bu kadınla karşılaştırıldığında hiçbir şeydi. Sadık olmasına rağmen statümü yükseltemez ya da hukuk firmama Ceylan’ın yaptığı gibi yardım edemezdi. Geleceğe odaklanıp beni geride tutacak her şeyi bırakmaya çoktan karar vermiştim. Ceylan’ı belinden kavradım, belinin verdiği hissin tadını çıkardım, tatlı parfümünü içime çektim, ağzım sulandı. Omzunun üzerinden sırıttı, sırtı bana dönüktü, gözlerinde bilmiş bir bakış vardı. Aletimin sertleştiğini hissedebiliyordum ve aceleyle kendimi toparladım. Onu çevirdim ve öptüm, dudaklarını dudaklarımda hissedince çıkardığı küçük iniltisi beni tahrik etti. Saçını tuttum ve ona hakim olmaya çalıştım, birbirimizden uzaklaşırken nefes nefese kalmıştı. Ceylan gözleri parlayarak, "Sonraya sakla," diye mırıldandı. "Ah, öyle yapacağımı biliyorsun," diye mırıldandım. "Ama tadına bakmak istediğim için beni suçlayabilir misin?" Kulağına doğru nefesimi verdim. Kıkırdadı, elbisesini düzeltti, göğüsleri kumaşa karşı gerilmişti. Aniden durdu, yüzünde şaşkınlık ifadesi belirdi. Gözlerini kırpıştırdığını ve bakışlarının kısıldığını gördüm. Ceylan "Bu imkansız," dedi. Daha sonra başımı çevirip Ceylan’ın işaret ettiği yöne baktım. Ceylan ‘’Bu Funda mı?’’ diye sordu. İnkar etmek için ağzımı açtım ama dans pistinde başka bir erkekle dans eden kadın, yakında eski karım olacak Funda'dan başkası değildi. Keskin bir nefes aldım. Alışık olduğum Funda’ya hiç benzemiyordu. Geleneksel yoga pantolonu ve crop üst yerine, göğüs dekoltesini belirginleştiren ve yandan yırtmaçlı, güzel ve dar siyah bir kokteyl elbisesi giymişti. Elbise dizlerinin hemen üstüne kadar iniyordu ve bacakları uzun ve ince görünüyordu. Sarı ve kahverengi tonlarının karışımı olan saçları düzdü ve yüzünün çevresine dağılmıştı. Makyaj yaptığından gözleri dumanlı ve sıcak görünüyordu. Şaşkınlıktan neredeyse ağzım açık kalacaktı. Çarpıcı görünüyordu. Muhteşemdi. İçimden bir kıskançlık dalgası geçti. Ceylan sinirli görünüyordu. Kolumu yakaladı. "O adamla nasıl dans ettiğini görüyor musun?" İnanamaz bir şekilde "Şu sürtüğe bak," diye tısladı. Funda sırtı adama dönük dans ediyordu, saçlarını savuruyordu ve cilveli görünüyordu. Şoktaydım. Samimi görünüyorlardı, arkadaşı Reyhan yakınlarda dans ediyordu. Aniden öfkeye kapılıp şüpheyle doldum. Funda bu adamla biz evliyken görüşmüş müydü? Funda ile dans eden adama karşı şiddet hissettiğim için bir ilişki yaşadığım gerçeğini kasıtlı olarak görmezden geldim. Ceylan yüzümdeki öfkeyi görerek bana baktı. Onlara doğru yürüdüm, Ceylan’ın elini üzerimden çektim, o da peşimden geliyordu. Adımlarım sert ve kararlıydı. Funda, ben onun yoluna çıkana, tam önünde durup gözlerimi ona sabitleyene kadar her şeyden habersiz görünüyordu. Beni fark edince durdu, vücudu kaskatı kesildi, yüzünde şok ifadesi belirdi. Erkek arkadaşıyla dans etmekle o kadar meşguldü ki etrafını fark etmemişti. Ceylan, dudaklarında küçük bir gülümsemeyle yanıma geldi. Funda’nın dans ettiği adam, yüzünde sıkıntılı bir ifadeyle onun yanına adım attı. Ona baktım. Tasarımcı bir takım elbise giymişti, gerçek bir Rolex gibi görünen bir saati vardı ve ayakkabıları gerçek İtalyan derisine benziyordu. Ceylan’ın gözleri kısıldı. Ben lafa giremeden Ceylan alaycı bir şekilde "Vay, vay, vay Funda," dedi. Ceylan, Funda’nın yanındaki adama dik dik bakarak "Boşanman yüzünden kalbinin kırıldığını bu kadar belli etme," diye ekledi. Funda’nın gözleri parladı. Buz gibi bir sesle "Benimle konuşmaya hiç hakkın yok Ceylan," dedi. "Ve yanımdaki adamın kim olduğu seni hiç ilgilendirmez." "Kim bu adam?" Kelimeler ağzımdan ben engel olamadan kaçtı. Derin bir nefes aldım, bana eğlenerek bakan adama küçümseyerek baktım. "Bu adam senin sevgilin mi Funda? Ağlayacak bir omuz bulman uzun sürmemiş, yoksa boşanma talebinde bulunmadan önce de görüşüyor muydunuz?" diye sert bir şekilde sordum. Adam bana soğukkanlılıkla bakarken Funda bana öfkeyle baktı. "Bana bunu sormaya hakkın yok," dedi acı acı. "Beni aldattın, hatırladın mı? Yoksa bunu rahatlıkla unuttun mu?" diye meydan okurcasına sordu. Reyhan sakince Funda’nın yanına gelip Ceylan'a dik dik bakarken saçını omzunun üzerinden geriye doğru savurdu. Ellerimi yumruk haline getirdim. "Soruma cevap ver," diye bağırdım. Adama dönüp "Sen kimsin?" diye sordum. Bana soğuk bir gülümsemeyle baktı. Adam neşeyle "Açıkçası, Funda için benim kim olduğum seni hiç ilgilendirmez," dedi. Ardından küçümseyerek "Senin gibi bir köpek haddini bilmeli," diye ekledi. Ceylan’ın ağzı açık kaldı. Ceylan öfkeyle "Nişanlımla böyle konuşmaya nasıl cesaret edersin," diye bağırdı. "Benim kim olduğum hakkında bir fikrin var mı?" diye sordu. Adam bakışlarını onun üzerinde gezdirdi. Adam sıkılmış bir sesle "Ceylan Dikmen," dedi. "Babasının dizinin üstüne oturtulması ve iyice şaplak atılması gereken şımarık bir mirasçı." Ceylan’ın ağzı açık kaldı. "Buna nasıl cesaret edersin?" diye bağırdı. Ardından karşısındaki adamı "Seni tek kelimeyle mahvedebilirim," diye tehdit etti. Adam etkilenmemiş bir ses tonuyla "Denediğini görmek isterim," diyerek esnedi. Ceylan’ın yüzü yakışıksız bir kırmızıya döndü. Funda buz gibi gözlerini bana çevirdi. "Acele et ve boşanma evraklarını bana gönder Kadir," dedi. Soğuk bir tavırla ekledi. "Yoksa evrakları ben mi hazırlatayım?" "Onları göndereceğim," diye hırladım. "Hayatına devam etmeden önce boşanma belgeleri imzalanıncaya kadar bekleme nezaketini bile göstermedin, öyle mi?" Güldü ve kolunu hayranlık dolu gözlerle ona bakan adamın koluna geçirdi. Göğüs kafesim sıkıştı. Funda bana eskiden böyle bakardı. İlk evlendiğimiz zamanlar. Nostalji hissini bir kenara ittim. Funda umursamaz bir tavırla "O senin asla olamayacağın kadar iyi bir adam," dedi. Ceylan "Seni sürtük," diye tısladı. Ceylan Funda’ya ona kınayarak bakarak "İffetli bir kadın gibi davranıyorsun ama bu adam için bacaklarını kolayca açıyorsun. Sen ihanete uğramış bir eş değilsin. Sen sadece bir fahişesin, sanki herkesten daha iyiymiş gibi davranıyor, beni iğrendiriyorsun," dedi. Tartışmamız yüzünden ilgi çekmiş ve etrafımıza kalabalık toplanmaya başlamıştı. Bu da yetmez gibi kulüpte kameralarını bize doğrultan birkaç muhabir vardı. Sinirli bir şekilde onlara baktım. Hiç şüphe yok ki ilgi çekici bir hikaye umuyorlardı. Ceylan basınla başını belaya sokmasıyla ünlüydü ve eğer ona yeniden iftira atılırsa büyükbabası üzülürdü. Ben müdahale edemeden ya da araya giremeden, Funda beklediğimden daha hızlı hareket etti. Öfkesine yenilip Ceylan’ın yüzüne sert bir tokat attı, Ceylan’ın sol yanağında parlak kırmızı bir el izi belirdi. Ceylan şok içinde elini yanağına götürdü, çığlık atarken gözlerinden yaşlar aktı. Funda öfkeyle tıslayıp "Beni kendinle karıştırma," dedi. Ardından yüksek sesle "Ben sürtük değilim. Senin gibi yuva yıkan biri hiç değilim. Evli bir adamla ilişkisi olan Ceylan Dikmen'in aksine benim utanacak hiçbir şeyim yok," diye ilan etti. Ceylan etrafına bakarken muhabirler her kelimeye dikkat ediyordu, bunu fark ettiğinde yüzü solmuştu. Ceylan’ın elini tutup misilleme yapmasını engelledim. Funda ile birlikte olan adam da onun elini tutmuştu. Adam nazikçe "Funda, hadi gidelim," dedi. "Sanırım bu gecelik yeterince eğlendin." Funda adama gülümsedi ve başıyla onayladı. Başka bir söz söylemeden ikisi de dönüp çıkışa doğru yönelirken, Reyhan da sakince onları takip etti. Ben ona bakarken Ceylan "Bana tokat attı," diye feryat etti. Bir muhabir heyecanla Ceylan ile konuştu. "Ceylan Hanım, az önce gördüklerimiz hakkında bir açıklama yapmak ister misiniz?" Ben onu çıkışa doğru sürüklemeye başladığımda Ceylan burnunu çekti, içimden küfürler savuruyordum. Bu gecenin planlandığı gibi gitmemesi ve Ceylan’ın Funda’yı kışkırtıp muhabirler tarafından yakalanması bir yana, Funda'nın birlikte olduğu adamın kimliğini keşfetmeye de yaklaşamamıştım. "Kadir, ne yapacağım?" Ceylan arabamıza doğru ilerlerken inledi. "Eğer büyükbabam beni bir daha gazetede görürse..." Hasta gibi görünerek sustu. "Kardeşin sana yardım edemez mi?" diye sordum. Ceylan "Üvey kardeşim," diye çıkıştı. "Ve hayır." Çenemi sıktım ve arabaya bindim, perişan haldeki Ceylan da benimle birlikte arka koltuğa oturdu. Başka bir şey söylenmedi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE