bc

Milyarderin Gizli Varisi

book_age18+
detail_authorizedYETKİLİ
3.5K
TAKİP ET
32.2K
OKU
billionaire
revenge
age gap
powerful
heir/heiress
drama
bxg
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

Funda mükemmel bir hayata sahip olduğunu düşünüyordu. Sevdiği adamla evli olan Funda, kocasını mutlu etmek için elinden gelen her şeyi yaparak onun arzuladığı eş rolünü yerine getiriyordu. Kadir’in ona olabilecek en acımasız şekilde ihanet edeceğini ve dünyasının sonsuza dek altüst olacağını asla tahmin edemezdi. İntikam yemini eden Funda, hareketleri ile kendi sırları olan bir adamın dikkatini üzerine çeker. Bu adamın Funda’nın peşinden koşmaktan vazgeçmeye niyeti yoktur ve Funda, onun kendisini kazanmaya yönelik pervasız çabalarına direnirken, en sonunda özverili ve iyi eylemleri gerçek gibi görünen adama aşık olmaya başlar. Funda, Kadir’in ona verdiği kalıcı acıyı bir kenara atabilecek ve Yakışıklı Prens’in ayaklarını yerden kesmesine izin verebilecek mi yoksa her zaman hayalini kurduğu ve reddedildiği aşkı deneyimleme şansını mı kaybedecek?

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
1.Bölüm: Yıldönümü Cehennemi
Funda En yakın arkadaşım ve resepsiyonistim Reyhan odaya girerken, gözleri mizahla parlıyordu. Reyhan "Bu gece için heyecanlı mısın?" diye dalga geçti. Ona sırıttım. Kocam Kadir ile üçüncü evlilik yıldönümümüzdü ve onunla kutlamayı sabırsızlıkla bekliyordum. Ona mum ışığında özel bir akşam yemeği pişirmeyi planlıyordum ve hatta daha sonra olacakları tahmin ederek özel birkaç iç çamaşırı bile satın almıştım. "Öyleyim, üzerinden üç yıl geçtiğine inanamıyorum," dedim heyecanla. "Umarım bugünün hangi gün olduğunu unutmamıştır. Son zamanlarda dikkati biraz dağınıktı." Kaşlarımı çattım. Dikkati dağılmış, aslında bunu ifade etmek için hafif bir ifadeydi. Son zamanlarda sanki Kadir kendine ait bir dünyadaymış gibiydi. Onun işiyle meşgul olduğunu biliyordum ve evdeki stresi en aza indirmek için elimden gelen her şeyi yaptıyordum; eve geldiğinde akşam yemeğinin masada olmasını sağlıyor, evi temiz tutuyor ve hatta gerektiğinde sahibi olduğu hukuk firmasına yardımcı bile oluyordum. Beni geçici olarak işe almasına gerek yoktu. Umurumda değildi. Kadir mutlu olduğu sürece ben de mutluydum. Reyhan omuz silkerek, "Eh, eminim bu gece sana hediye olarak ne alacağını düşünüyordur," dedi. Güldüm. "Bana yıldönümümüz için bir kere bile hediye almadı. Bu para israfı." Reyhan kaşlarını çatarken ekledim. "Zaten birlikte kaliteli zaman geçirmek daha iyi, sence de öyle değil mi?" İkna olmuş görünmüyordu. "Öyle diyorsun Funda ama o sana doğum günün de ya da yılbaşında da hediye almıyor," dedi. Reyhan onaylamadığını belli eden ses tonuyla ekledi. "Sevdiğin kişi için küçük bir şey satın almak o kadar da zor değil." "Sevgisini farklı şekillerde ifade ediyor," dedim sadakatle. Reyhan ile aynı fikirde olan kafamdaki küçük sesi görmezden gelerek "Ve işiyle o kadar meşgul ki, bu kadar önemsiz bir şey için kendi işlerini ertelemesini bekleyemem." İçini çekti. Reyhan başını sallayarak "Fazla iyisin." diye şikayet etti. "Bir gün Kadir gözünü açıp başkası seni kapmaya çalışmadan önce ne kadar büyük bir hazineye sahip olduğunu anlasa iyi olur," diye şaka yaptı. Kıkırdayıp ona sarıldım. "Kalmamı ister misin? Kilitlemene yardım edebilirim," diye teklif ettiğimde Reyhan bana pis bir bakış attı. Reyhan "Hayır, teşekkürler. Sen git o nankör kocana akşam yemeği hazırla," diye mırıldandı. "Bu gece stüdyoyu tek başıma kilitleyebilirim. Böylece o işten eve dönene kadar çok zamanın olur. Fazladan zamana ihtiyacın var zaten." Reyhan’ın sözleriyle stüdyodan çıkmadan önce çantamı alıp başımla onayladım. Ardından sokağa çıktım. Havada hafif bir serinlik vardı ve kalabalık insan kitlesi yanımdan geçerken sokakta yürüyordum. Büyük bir şehirde yaşamanın tek olumsuz yanı bu, diye düşündüm yüzümü buruşturarak, çok sayıda insan vardı. Ama zaten yoga stüdyosu da merkezi bir konumda olmasaydı, bu kadar iyi durumda olmazdı. Evimin sadece birkaç blok ötede olması iyi bir şeydi, yürürken titreyerek kollarımı ovuşturdum, içeri girip soğuktan kurtulmak için can atıyordum. Nefesimin altından mırıldandım, attığım her adımda moralimin yükseldiğini hissettim. Kadir ve ben üniversiteden beri birlikteydik ve yakında ona her şeyi açıklayacaktım. Köşeyi döndüm ve garaj yolunda Kadir’in büyük SUV'unu görünce kaşlarım şaşkınlıkla çatıldı. Bu kadar erken saatte evde ne yaptığını merak ettiğimde içimde bir huzursuzluk hissettim. Ondan önce eve varacağımı ummuştum. Artık akşam yemeği sürprizi yalan olmuştu. Hayal kırıklığı üzerime çöktü. Üzüldüğümü hissederek dudağımın içini ısırdım. Belki onun için sipariş ettiğim iç çamaşırını giymek bu geceyi hâlâ kurtarabilirdi? Tabii onu telefonundan başını kaldırmaya ikna edebilirsem. Son zamanlarda telefonu eline yapıştırılmış gibi görünüyordu. Müşterileri için müsait olması gerektiğini elbette anlıyordum ama telefonunu kapatabileceği, bana ve ilişkimize odaklanabileceği zamana da ihtiyacı vardı. İçimi çektim, umutsuzdum ve dümdüz ön kapıya yürüdüm. Elimle büyük çantamı karıştırıp anahtarlarımı çıkardım. Neden kapıyı çalmadığımı bilmiyorum. Sanırım eve dönmeye ve kendimi içeri almaya o kadar alışmıştım ki bunu içgüdüsel olarak yaptım. Kapının kilidini açtım ve içeri girdim, kapıyı yavaşça tekmeleyerek arkamdan kapattım. Kaşlarımı çattım. Kadir evde olmasına rağmen tüm ışıklar kapalıydı. Yukarıya çıkıp uyumaya mı gitmişti? Hasta mıydı? Aceleyle kapının yanına koyduğu evrak çantasını ve mutfak tezgahının üzerindeki anahtarlarının yanındaki cüzdanını alırken endişelendim. "Sanırım onu kontrol etmeliyim." Merdivenlere doğru ilerledim ve sessizce yatak odamıza doğru ilerledim. "Ah, daha sert, daha sert," diye bağıran bir kadın sesi duydum. Kadir’in hırıltılı çıkan sesi "Sert seviyorsun değil mi?" dedi. Kaskatı kesildim. Bir an için yatak odası kapısının arkasında neler olduğunu idrak edemedim. Sanki bir rüya ya da kabus görüyormuşum gibi hissettim. Ama gerçekti. Dünyam alt üst olurken orada durup dinledim. "Ah, Kadir." Kadir’in sesini yeniden duydum. "Çok sıkısın, bu çok hoşuma gidiyor. Tam da sevdiğim gibi." Uyuşmuştum, gözyaşları gözlerimden akarken vücudum titriyordu. Bunu başka bir yerde yapacak nezaketi bile yoktu, bunun yerine başka bir kadını becermek için evimizi ve yatak odamızı seçmişti! Kapı koluna uzanmaya başladığımda neredeyse boğuluyordum. Hiç utanması yok muydu? Hiç nezaket duygusu yok mu? Onu bu şekilde bulmamı mı istemişti? Ne düşüneceğimi bilmiyordum, sadece incindiğimi hissettim, kalbim paramparça oluyor gibi hissediyordum. Boğazım acıdı. Kapıyı açtım. İkisini de gördüm. Kocam üstteydi ve onun altında bir kadın vardı, iyi tanıdığım bir kadındı. Bu kişi, kocamın hukuk firmasını birçok kez kullanmış olan zengin bir mirasçı olan Ceylan Dikmen'den başkası değildi. Onunla birkaç kez gözümün önünde flört etmişti ve kocam bu konuyu açtığımda hep gülüp geçmişti ve bana endişelenecek bir şey olmadığını söylemişti. Ona inanarak ne kadar saf davrandığıma gülmek istedim. Yüzünde coşku dolu bir ifadeyle Ceylan’ın kafası geriye doğru atılırken vücudu yukarı aşağı hareket ediyordu. Onları izlerken sadece tiksinti hissettim. Birbirleriyle o kadar meşguldüler ki, bırakın benim orada durduğumu, kapının açıldığını bile fark etmemişlerdi. Sonunda sesimi bulabildiğimde "Nasıl yapabildin?" diyebildim. Kocam çılgınlar gibi altına aldığı kadından uzaklaşıp çarşafı üzerine çekerken Ceylan’ın nefesi kesildi. Yataktan hızla kalktı, elini kaldırdı, gözleri kısıldı. "Funda, seninle konuşacaktım..." diye başladı. Soğukkanlılığımı kaybederek "Ne hakkında? Bu sürtüğü evimizde mi sikiyorsun? Yatağımda mı? Ah, midemi bulandırıyorsun," diye bağırdım. Ona acı bir şekilde "Ne bu Kadir? Çünkü eğer bu bir yıldönümü hediyesiyse berbat," dedim. Gözleri büyüdü ve elini saçlarının arasından geçirirken daha da suçlu görünüyordu. "Kahretsin, bugün bizim yıldönümümüz," diye mırıldandı. Ceylan ise kendini beğenmiş görünüyordu, çarşafı çenesine kadar çekmişti. Kadir başını kaldırdı, gözleri buz gibi oldu. Yüzünde o kadar güçlü bir küçümseme ifadesi vardı ki, şok içinde birkaç adım geri çekilmeme neden oldu. "Bir saat daha evde olmaman gerekiyordu," dedi, sinirlenmiş görünüyordu. "Bu kimin umurunda?" diye karşılık verdim. "Seni yatakta başka bir kadınla yakaladım ve bana tek söyleyeceğin bu mu?" diye bağırdım. Beni odadan dışarı itti ve sonra beni takip ederek kapıyı arkasından kapattı. Ona suçlayıcı bir şekilde baktım, sonra uzanıp sertçe tokatladım, yanağında parlak kırmızı bir el izi bıraktım. Gözünü bile kırpmadı. Kadir sonunda konuşup "Bunu senin öğrenmeni istemedim," dedi. "Ama en iyisi bu, artık bu ilişkiyi saklamama gerek yok." İlişki mi? Dizlerimin bağı kesilecek gibi hissediyordum. Onun bir ilişkisi vardı ve benim bundan haberim yoktu. Hayatımda hiç bu kadar aptal hissetmemiştim. "Ne kadardır?" derken sesim hırıltılı çıktı. Kadir’in kafası karışmış görünüyordu. "Bu ilişkiyi ne zamandır sürdürüyorsun?" diye yeniledim. Kadir "Ne önemi var," diye çıkıştı. Kollarımı göğsümde birleştirip sesim kısık çıkarken "Benim için önemli," dedim. Kadir gönülsüzce cevap verdi. "Altı aydır." Vay canına. Hava ciğerlerimden kaçtı ve neredeyse yere çöküyordum. Altı ay. Tam altı ay boyunca arkamdan Ceylan Dikmen ile sevişiyordu. Kendimi hasta hissediyordum. Gözlerimin içine baktı. Konuşamadım. Yanağımdan bir damla yaş süzüldü. Ayakta kalabilmek için elimden gelen her şeyi yaptım. Sonra beni tamamen altüst eden ve hayatımın resmen bittiğini hissettiren iki küçük kelimeyi söyledi. "Boşanmak istiyorum."

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

Alpha Kael'in Pişmanlığı

read
4.1K
bc

Saklı Bebek

read
1K
bc

Dördü de Bana Aşık!

read
19.2K
bc

Mafya Patronunun Hamile Gelini

read
17.4K
bc

Luna'nın İkinci Şansı

read
3.5K
bc

Pişman Olmak  İçin Çok Geç

read
14.9K
bc

Çapkın Milyarder’in Pişmanlığı

read
7.0K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook