"SELİM"
İki haftadır uyuduğum en rahat uyku diyebilirim. Esneyerek uyandım yatakta yatabiliyorduk artık . Ne büyük nimetmiş temiz nevresimlerde uyumak kıymet bilememişiz. Büyük bir heyecanla kalkıp üzerini giyindim. Kalihvaltı bile etmemiştim. Çünkü çarşı iznine çıkıp kendime güzel bi menemen söyleyecektim. Arkadaşlarla beraber nizamiyeye doğru yürüdük ve sonunda bir günlük de olsa özgürdüm. Benim gibi nerde akşam orda sabah biri için zordu askerlik.
Güzelce kahvaltı edip sahilde banklara oturup kahvemi içtim. Telefonum yanımda olmadığı için internet kafeye gidip annemi görüntülü arayacaktım.
Kalkıp hemen bi internet kafe bulup girdim. Annenmi arayıp biraz hasret giderip sosyal medya hesaplarını karıştırdım. Gelen mesajlara bakınca bi mesaja gözüm takıldı.
"Mavi"
Önce ismi dikkatimi çekti sonra kendisini görmek için profiline girdim. Bi kaç yarım resimden başka birşey yoktu kendiyle alakalı. Doğayı çok seviyor olmalıydı ki bütün profil o fotoğraflarla doluydu. En son attığı fotoğrafta ki yazı dikkatimi çekti.
"Belki birgün , burada."
Merağıma yenilip mesajına cevap vermek istedim. "Merhaba" yazdım ve beklemeye başladım bi kaç dakika sonra görüldü oldu ve cevap gelmedi . Bende biri benimle dalga geçiyor diye düşünüp kapattım sayfayı. Tanımadığım biriydi belki akrabalardan biridir diye geçirdim. "Başıma bela mı olacak acaba" diye düşüncelere dalarak...
"Mavi"
Kızlarla sahile çıkıp taşlara oturup çekirdek çitliyorduk. Hepsini tembihlediğim için artık selimden bahsetmiyorlardı. Telefonum titredi alıp elime bildirimlere baktım ve...
Yerimden kalkıp çığlık atmaya başladım. Kızlar bu halimden korkmuş olacaklar ki faremi gördüm diye sapa sola bakıyorlardı.
"Merhaba" yazmıştı. İçimdeki ses kızlara çakırma diyordu o yüzden konuyu değiştirip " fare gördüm sandım" dedim.
Kızlar konuşmaya dönünce içindeki kelebekleri susturup cevap yazdım.
"Nasılsın."
Selim -"İyiyim. Ama çıkaramadım".Çıkaramazsın tabi köpek cevap versen şimdi ooo nerelerdeydik.
-Tanışmıyoruz çünkü.
Selim-Bizim akrabalardan biri misin?
"Ne münasebet akraba oluruz hele bir ilerletelim şu işi."
-"Hayır.Ömer'in paylaştığı fotoğrafta gördüm seni Ömer benim liseden arkadaşım. Eklemek istedim ama rahatsız ettiysem silebilirsin."
Selim-"Yok problem değil kalabilir. Sadece soyadını görünce akrabalardan birisin sandım. Pek haz etmem de ondan. Kusura bakma biraz sert bir giriş oldu :)"
Ayy güldü mü bana o. Yapma ve adam fotoğrafına düşmüşüm ben, gülersen erir giderim.
Selim-"Neden hiç resmin yok."
-"Kendimi paylaşmayı sevmem pek."
"Selim-Sende doğa paylaşırım dedin çok seviyorsun sanırım."
"-Severim insan yeşili sevmez mi ? "
"Selim-Sever maviyi de çok sever."
İlk dakikadan bana mı yürüyordu bu. Aman yürü be koçum kim tutar seni.
-"Yazıyorum ama rahatsız etmiyorum umarım. Müsait misin diye de hiç sormadım."
Selim-"İnternet kafedeyim bi kaç saatlik vaktim var sorun değil konuşabiliriz."
İnternet kafe mi kalmıştı bu zamanda ne alaka diye düşünürken ;
-"İnternet kafe mi?"
Selim-"Evet. Beni tanımadığın belli. Askerim ben. Ömer'in paylaştığı fotoğrafta yeni gidiyordum askere.İki hafta oldu.Geçen hafta çıkamadım çarşı iznine. İlk defa bu hafta çıktım . Ve şansa bak ki seninle tanıştık."
Havalara bak. Sanki İngiltere prensi.
"-Tanışmak için yazdım ya zaten. Normalde yazmazdım da içimden bir ses yaz dedi."
Selim-"Şu işe bak sen :)"
İçten içe eriyip giderken bi yandan yaptılarıma inanamıyordum. Hey gidi Karadeniz'in asi "Mavi"si. Gemin fırtınada alabora olacak ama sen hala kaptanım diye geçiriyorsun.
"-Ne kadar zamanın kaldı. Ona göre yazacakların vardır belki.Rahatsız etmeyeyim."
Selim-"Hahaa. Sevgilim olup olmadığını mı öğrenmeye çalışıyorsun. Çok hızlısınız Mavi hanım". Yok canım, ne alaka, ben . Utanmasam koşup nikah günü alacağım sen ne diyorsun.
"-Tabii benden hızlısı mezarda. Yani şey ne alakası var. Ben rahatsız etmemek için şeyettim :)"
Selim-"Kesin öyledir CANIM "
Allah Allah yanıyorum dostlar öyle böyle değil. İçimdeki kelebekler kor oldu yanıyor sanki .Sevda ateşi mi bu , yakacak mı yanacak mıyız göreceğiz...
O kadar dalmışım ki telefona kafamı kaldırmamla kızların bana dik dik baktıklarını gördüm.
-"Hiç birşey sormayın. Önemli birşey olursa anlatacağım."dedim . Ama maksadım onları geçiştirmekti. Daha ne olduğunu ben bile anlamazken onlara anlatamazdım.
-"Şimdi benim eve gitmem lazım.Tekar söylüyorum önemli bişey olunca ararım sizi. kalkıp yürümeye başladım. Kulaklığımdaki şarkıya takıldım...
"Gözlerim dalıp gitti
Bir kuşun peşi sıra
Mavilerde kayboldu
Dönmedi yuvasına
Hâlimi sorup durma
Bu çocuk kederde anne
Bir dağın yamacıydı
Mecnun oldu sahillerde
Âşık oldum anne, aşkımın peşindeyim
Bur'dan çekti gitti, bir garip kederdeyim
Aklım uçtu gitti, aklımın peşindeyim
Âşık oldum anne, sorma hiç ne hâldeyim"
Gülümsedim içim sıcacık oldu.Ah Allah'ım sen benim içimdeki şu kelebekleri öldürme çok şey istemiyorum... Selim ve ben, biri kız biri erkek iki çocuk...