"BEKLEMEK"

693 Kelimeler
"MAVİ" Beklemenin bu kadar sinir bozucu bir şey olduğunu düşünmezdim.Tqm bir hafta geçmişti attığım mesajın üzerinden. "Ne ketum adammış be, bir haftadır görmedin mi mesajı yani.." diye söyleniyordum. Çaktırmamaya çalışsamda aklımdan çıkmıyordu. Mecbur beklemek zorundaydım, ona ulaşmamın başka bir yolu yoktu. Ömer'e yazıp numarasını istemek aklımdan geçti ama gururuma yediremedim. Bir erkeğin numarasını alıp bide yazacak mıydım. "Daha neler"! Son bir haftadır işe gidip geliyor, boş vakitlerde kızlarla buluyordum. Onlar da anlamışlardı bende ki değişimi ama ne zaman konuyu açsalar kapatıyordum. Bi kaç günün sonunda yine kızlarla otururken ; Gizem- Ee kanka ne uzattım bidaha yazsana. Fulya-Ne yazsın kızım yüzsüz gibi baksana çocuk şeyine bile takmamış dedi kıkırdayarak. Zeliha-Dalga geçmeyin lan kankamla . Cevpa vermediyse vermedi napalım dedi bana dönerek. Fulya- Sil kanka isteği zaten bi halta yaramadı belki sevgilisi var ondan kabul etmedi. Gizem- Sevgilisi olsa direk engellerdi neden bekliyor hala daha! - Ayy tamam yeter siliyorum. Bu konu da burda kapanıyor , bir daha açılmamak üzere. Çok güzel bir kız değildim ama hiç mi merak etmedi bu kim diye, ya sevgilisi varsa. Rezil oldum kesin diyerek içimden konuştum. Üzülmüştüm ama yapacak bişey yoktu. Büyük bir aşk başlamadan bitmişti. Girip hemen isteği de mesajı da sildim. Zaten aşk dediğin sosyal medya denilen yerde yaşanmazdı ki. Kurtlar sofrası burası kim nerde kiminle belli değil. En iyisi unutmak.Beklemek yada neyi kimi ne zamana kadar beklenecekse o zamana kadar beklemek... "Selim" Askerlikten hep gururla bahsederlerdi arkadaşlarım.Ama sanırım eksik anlatmışlar resmen eziyet çekiyorduk burda. Yüzlerce kişiyi aynı koğuşa getirip burda yatacaksınız dedi komutan. Garip ki yatak bile yoktu. Montumu serip titreye titreye uyuyacaktım. Annem öğrense kalpten giderdi. Pamuklara sardığı oğlunu yerde yatırdıklarını bir bilse... İç çekip uyumaya çalıştım zaten o kadar yorgundum ki sabahtan beri " yat, sürün, kalk takatım kalmamıştı. Bir haftadır böyle sürünüyorduk neredeyse. Neyseki yarın hafta sonuydu. Biraz dinlenebilecek olmanın mutluluğuyla uyumaya çalışıyordum ki bi gürültü koptu. Birileri tartışıyordu gözümü açacak halim yoktu taa ki komutan içeri girene kadar. "Dikkat" "Ne oluyor lan burda. Aklınızı peynir ekmekle mi yediniz siz . Daha geleli bir hafta oldu nedir bu karmaşa!. Adam konuşmuyor kükrüyordu resmen. İki asker kavga çıkarmış saça bi sebepten. Bayağı gürültü olmuş ama yorgunluktan duymamışım ben . Başıma geleceklerden habersiz beklerken komutanın; "Beş dakika içinde içtima!" diye kükrediğini duymuş hazır ola geçmiştik. Komutan çıkar çıkmaz bir kargaşa oldu herkes üstünü düzeltti , küfürlerle birlikte çıktık. -"Daha peygamber ocağına geleli bir hafta olmuş, sizin rahatınız yerinde demek ki bide kavga çıkarıyorsunuz. Bende Üst. Teğmen Karakurt'sam bunu size yedirmem. Sike sürülecek akıl yok sizde." Çavuşa dönüp "getirin şu iki salağı" dedi. Askerler titreye titreye öne çıktılar hepimiz içimizden sövüyorduk ayrı ayrı. Komutan bi güzel kaymış ikisini de farklı yere göndermişti. Sonra bize dönüp; Madem bu iki salağı durduramadınız sizde suçlusunuz. Hepinizin Hafta sonu izni iptal. Bursa kalıp çöpleri toplayın da görün, nasıl adam oluyorsunuz!. dedi. Başımızdan aşağı kaynar su dökülsede el mahkum kalacaktık burda. İçimden "gitti güzelim hafta sonu" dedim. Neyse yapacak bişey yok katlanmaya mecburduk. Sonuçta peygamber ocağı ana kucağına benzemiyordu... "Mavi" "Allah aşkına anne kaç kere dedim benim eşyalarımı sizin eşyalarınızla benim eşyalarımo karıştırma diye bak bluzum ne hale gelmiş! "diye anneme kızıyordum. Kardeş olabilirdik ama en nefret ettiğim şeydi başkasının benim eşyalarımı kullanması. "-Tamam kızım alır yıkarım, nedir senin bu bir haftadır olan sinirin evi yıkıp geçiyorsun." dedi "- Ne siniri anne her zamanki halim sinir oluyorum böyle şeylere , ben yatıyorum." diyip sinirle odama gittim. Sinirli olduğumun farkındaydım ama "anneme selim isteğimi kabul etmedi bende bir fotoğrafa aşık oldum ondan sinirliyim," diyemedim. Ne oluyordu bana ben ki erkeklerden nefret eder onların em fazla kankası olur fazla muhattap bile olmazdım. Bu halim beni şaşırtıp kabullenemezsem de düşmüştüm ben bu çocuğa. Derin bi nefes alıp tekrardan her gece yaptığım gibi Selim'in sayfasına girdim ."Neden görmedin ki beni farkedilmeyecek kadar çirkin bi kadın mıyım ben" diye söylenirken içimdeki ses "Yaz ve kızım ne olacak bu sefer görür sende onunla dalga geçersin en fazla " dedi ve tükürdüğümü yalayıp tekrar "Merhaba" yazıp istek attım. Bekleyelim bakalım mevlam neyler neylerse güzel eyler. Diye içimden geçirdiğim şeye kıkırdayarak uyudum. Sahi aşk bu kim bilir nerden nasıl gelirdi. Bizim hikayemiz de böyle başlayacaktı belkide. "İyi geceler selim . İyi geceler kimseye anlatamadığım ilk ve belkide son aşkım...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE