"İLK MESAJ"

526 Kelimeler
"Mavi" Gece düşüncelere dalıp uyumuştum. O da yetmezmiş gibi selim rüyama girmiş, "seni bekliyorum" demişti. Yüzümü ovuşturup yatağın kenarına oturdum. Saat sabah altıyı gösteriyordu. Düşündüm ve bir nefes alıp selime istek atıp birde mesaj yazdım. "MERHABA" Kalbimin sesi sanki ramazan davulu olmuş çalıyordu. Umarım kimse duymazdı. Çünkü bu yaptığıma ben bile inanıyordum. Beklemekten başka çarem yoktu ve kalkıp işe gitmek için hazırlanmaya başladım. Elimi yüzümü yıkayıp üstümü giydikten sonra kahvaltı etmeden çıktım evden. Elimde simitle sahilden işe gidip martıları beslemeyi çok seviyordum. Sabah güneşi denizi ikiye bölmüş , harika bir manzara oluşmuştu. Hemen telefonumu çıkarıp fotoğraf çektim , paylaştıktan sonra altına bir not düştüm. "Belki birgün burada..." # # # # "Selim YEŞİL" Sabah beter bir baş ağrısı ile uyanıp saate baktım. Saat 16:00 olmuştu çoktan . Neden bu kadar uyudum diye kendime bir güzel sövdüm. Aslında düzenli bir hayatım vardı fakat askerlik başvurusu kabul edilmiş gitmeme bir hafta kalmıştı. O yüzden biraz fazla dağıtmış olabilirim. Şehir dışından çocukluk arkadaşlarım gelmiş , geceyi onlarla söndürmüştüm. Arkadaşlarım bana soyismimle seslenirdi. Lakabım yeşil olmuştu. Aslında aramızda geçen bir muhabbetten dalga konusu olmuştu. Gene böyle dağıttığımız gecelerden birinde, kafam iyiyken bi kızla tanışmış kızın evine gitmiştik. Kız üzerime doğru gelirken "ne güzel gözlerin var yeşil yeşil " demişti. Halbuki benim gözlerim kahverengiydi. Bunu duyan arkadaşlarım dalga geçip hemen yapıştırmıştı lakabı üzerime. Artık gitmeme bir gün kalmış ertesi gün yola çıkacaktım.Bu akşam asker eğlencem olacaktı. Herkes gelmiş beni yalnız bırakmamışlardı. O kadar kalabalıktı ki iğne atsan yere düşmez misali. Bu kadar kalabalık olmasını hiç beklemiyordum. Pek sevenim yok diye düşünürdüm hep . Saatlerce halay çekmiş, ayaklarıma kara sular inmişti. Arkadaşım Ömer'e bakıp " ben bittim valla oğlum , böyle oynamaya devam edersem gidince komutanlar beni haşlanmış yumurtaya çevirecekler." dedim. Ömer halime gülüp" Ulan ne çabuk pes ettin , izin de vermedin ki yarın otogarda füze gibi fırlatalım seni ." dedi. Kimsenin benimle gelmesini istemedim. Hayatım boyunca sevemedim vedaları. Gerçi bir veda değildi kısa bir ara diyebilirdik ama arkamda anamı bırakmak zor gelecekti Anamın göz yaşlarına dayanamazdım. Gece bitmek üzereydi. Yavaş yavaş herkesle vedalaşmaya başlamıştım. Beni görenin gözü doluyor, bazıları da harçlık sokuşturuyordu cebime. Sevilmek güzeldi. Hiç sevilmemişim ki nerden bileyim... Annem yanıma gelip " ne güzel eğlence oldu düğün gibi aynı " dedi imalı imalı. Suratımı buruşturdum. Düşüncesi bile kötü . Ben birine aşık olup evleneceğimi hiç sanmıyorum hele de her çiçekten bal almak varken neden tel gülle ömrümü çürüteyim. Belki bir gün burada bu söylediklerime gülüp geçecektim, bilinmezdi... "Belki, Birgün, burada çocukluğumun geçtiği sokaklarda eşim ve çocuklarımla hayatımı sürdürmek nasip olurdu. Benim hiç düzenli bir hayatım olmamıştı.Ailem hep paramparça olduğu için hiç güzel bir aile hayatı yaşamamıştım , hep özenirdim arkadaşlarıma. Babalarıyla arkadaş gibi gezer dolaşır vakit geçirirlerdi. İç çekip izlerdim. Umarım ilerde bir nasip olur bir oğlum olursa bende babam gibi olmayıp iyi bir baba olurdum... Tek şansım annemdi cefakar annem. Doğduğum günden beri ne zaman dara düşsem o koşup yetişirdi bana, canım anam Allah yokluğunu göstermesin, bu günde başımda durup herşey eksiksiz olsun diye çok çabalamıştı. İleri de bir gün belki ona layık bir gelin hatta belki ona benzeyen birini bulursam hiç kaçırmazdım bu fırsatı, Belki bende bir gün gerçek aşkı bulurdum... Belki , bir gün, burada...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE