ÇEKİM GÜCÜ "BAŞLANGIÇ"

713 Kelimeler
"BAŞLANGIÇ" Herşeyin bir başlangıcı herkesin bir ilki vardır. Benim başlangıcım, ilkim o çok gırgır geçtiğim sosyal medyada bir merhabayla başlayacaktı... Okulu bitirip memlekete döndüğümde 20'li yaşlarımdaydım. Bi yanda başımda eşen meltem rüzgarları bi yanda ülke ekonomisinin ortada oluşuyla çalışmaya başlamıştım. İşimi seviyordum.Bir gün kendimi gördüğüm iş pozisyonunda şuan stajyer olarak çalışıyordum ama olsun. Başlamak bitirmenin yarısıydı. -"Mavii" Şu evrakları müdüre imzatman gerekiyor. - Tamamdır şefim. Bu aralar hayatım bu şekilde ilerliyor, monoton bir hayat yaşıyordum. Bu arada adım "MAVİ". Annemle babam bu ismi çok isteyerek koymuşlar. Karadeniz'in küçük bir ilçesinde annem ve babam ile birlikte yaşıyoruz. Annemin gözleri mavi. Babam doğduğumda gözlerim anneme benzesin istediği için adım "MAVİ" olsun istemiş. Ama sonuç gözlerim yeşile dönünce tam Karadeniz'e benzedi demişler. Bu konu yıllardır sürüp gidiyordu. Arkadaşlarım arasında dalga konusu olurdum hep. Adımın hikayesini duyan huyumu da Karadeniz'e benzetir, açılan konu hep bir kavgayla biterdi.Çabuk sinirlenmemin Karadenizli olmamla ne alakası olabilir ki Allah aşkına...! Stajımın son zamanlarıydı artık hem sıkılmış hemde ağustos sıcağının verdiği nemle yapışmış olduğun koltuktan doğrulup klimanın karşısına geçtim. Sanki güneş ışığı sadece buraya vurmaya yemin etmiş gibi bir hava vardı . -Bayılmak üzereyim Allah aşkına bu ne sıcak yaa! diye söylenip işlerimi tamamlamak için arşive doğru yürüdüm. Son zamanlar sıcaktan kaçtığım yerdi burası. Çünkü aşırı serin ve sessizdi . İçeri gidip işlerimi halledince elime telefonu alıp i********:'da dolaşmaya başladım.Oldum olası sevmezdim sosyal medyayı. Herkesin sürekli birbirinin gözüne sokarmışcasına hayatını paylaşması benlik değildi. Ben sadece çektiğim doğa fotoğraflarını paylaşıyor girip kedi videoları izliyordum. Haa bide kim ne paylaşmış diye bakıp kritik yaptığımız bi grubumuz vardı onlara atıp gülüyorduk çoğu zaman. Yine öyle dolaşırken liseden arkadaşım Ömer'in paylaştığı fotoğrafa kaydı gözüm.Toplu bir fotoğraftı onun o "serseri" diye tabir ettiğim arkadaşları ile fotoğraf paylaşmış "güle güle kardeşim" yazmıştı. Ama fotoğrafı incelerken gözüm birine takıldı ilk defa görüyordum onu .Parmağımla ekranı yakınlaştırıp baktım. Sarışın uzun boylu zayıfça bir oğlandı. İlk defa gördüğüm için bayağı inceledim. İsmi de yazmıyordu kimdi ki acaba diye düşünürken kendime geldim. " Sanane kızım kimse kim, ne takıldın bu kadar! " dedim kendime kızıp. Telefonu kapatıp işime geri döndüm arkadaşlarla akşam buluşup yemek yiyip sohbet edecektik. İşten çıkıp eve gittim üstümü değiştirip çıkıyordum . Annem"kızım yemek yemeden nereye gidiyorsun." dedi. -Kızlarla yemek yiyeceğiz anne biraz geç gelirim ondan yemedim. Annem:-Bir akşam da evde otur yüzünü göremiyoruz. -Aşk olsun Nur sultan bu akşam çıkayım. Öğreneyim dedikoduları yarın da senle kritik yaparız. Güldüm , annemi de öpüp çıktım dışarı. Her zaman oturduğumuz kafeye vardığımda kızlar köşe masayı kapmış denizi seyredip sohbet ediyorlardı. Ben onların bu haline gülerken beni farkedip çığlık atmaya başladılar. Gizem:- Ooooooo kankaların bitanesi gelmiş hoş gelmiş Fulya:- O ne be sanki Osmanlı sultanını karşılar gibi. Zeliha:-Hoş geldiniz sultanım teşrif ettiniz masamıza.Tez elden haber salına sultanımız için kırk koyun kesile! Ben kıkırdarken bu hallerine herkes bize dönmüş gülüyorlardı. -"Lan zevzeklik etmesenize bütün kafe bize bakıyor." Fulya:- "Baksınlar kuşum güzele bakmak sevaptır." dedi saçlarını savurup. Kızlarla sohbete dalmıştık.Artık gecenin sonuna yaklaşınca kızlara bu gün fotoğrafta gördüğüm çocuğu söylemek gibi bir hata yaptım. Kızlar sanlı karşılarındaki Yunan tanrısıymış gibi abartıp bana anlatıyorlardı. "-Yeter Allah aşkına kızlar biraz abartmadınız mı?. Tamam hoş güzel çocuk ama yeter. Gizem-"Ya kanka sende takılmışsın belli, hoşuna gitmiş çocuk." Fulya-"Gitmemiş direk düşmüş çocuğa bu. Lan olursunuz siz hatta ilerideki çocuklarınınızı bile görüyorum şimdiden." Zeliha-"Yuh lan abartmayın! Daha adını bile bilmiyoruz. Gizem-"Eve öğrenelim o zaman" dedi ve telefonu kurcalamaya başladı. Aradan bir kaç dakika geçmişti ki Gizem çığlık atmaya başladı. -Buldum buldum ! "Yeşil, yeşil " Ne olduğunu anlamaya çalışırken gizem; -Yeşil kanka adı "Selim Yeşil" Hemen profilini açıp telefonu elime tutuşturdu.Fotoğraflarına bakarken karnımda kelebekler dans etmeye başlamıştıama çaktırmamam lazımdı. -"Bırakın Allah aşkına tamam güldük ettik bitti. Sadece bir fotoğraf kim bilir nasıl biri, hem sevgilisi de vardır. Saçmalamayın."dedim Sahi insan fotoğrafa bakıp aşık olurmuydu.Yapma ve Mavi bi fotoğrafa da düşmezsin . Bakıp bakıp için gitmez ve kızım... Eve döndüğümde duş almış slaonda annemle dedikodu yapıp kahve içiyorduk. - Hadi iyi geceler Nur sultan benden bu kadar. diyip annemi güzelce öpüp kokladıktan sonra odama gidip uzandım. Düşünmeden de edemiyordum. Acaba yazsam cevap verir mi, istek atsam kabul eder mi. Yoksa şöyle böyle kızlar gibi mi görürdü beni. - "Yok kabul etmesin zaten hemen ne o bekliyormuş gibi" dedim kendi kendime. İçimden konuşuyor bi türlü hangi tarafta olduğumu bulamıyordum. İstek atıp beklemeli miyim , yoksa hiç yazmadan unutup gitmeli miyim .
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE