BÖLÜM 11(GÖL)

999 Kelimeler
Andrew odasının ortasındaki devasa yatağında uzanmış tavanı seyrederek sırıtıyordu. Elisa'ya kolyesini verdikten sonra odasına gelmişti. Elisa'nın mutluluğunu düşündükçe yüzündeki sırıtış iyice artıyordu. Andrew Elisa'yı hayal ederek gözlerini kapadı. * Elisa kahvaltıda Andrew'u göremedi. Natalie'ye sordu ve çalışma odasında olduğunu öğrendi. Ona bir kez daha teşekkür etmek istiyordu. Sanki ne kadar teşekkür etse az gelecekmiş gibi geliyordu Elisa'ya. Çalışma odasına doğru giderken Andrew'u görecek olmanın heyecanıyla kalbi yine teklemeye başlamıştı. Kapının önüne geldiğinde durdu ve derin bir nefes alıp kapıyı çaldı. İçerden gelen tanıdık ve karizmatik sesin "Gir" dediğini duyunca kapıyı açtı. Andrew, enfes bir yaratık olan güzel karısını karşısında görünce yüzündeki sert ifade yumuşamaya başladı. "Rahatsız etmiyorumdur umarım" Elisa çekigen bir şekilde bu soruyu sormuştu ve yanıtını hayır anlamındaki baş işaretiyle alarak söze girdi. "Ben şeyy-y tekrar teşekkür etmek istemiştim" dedi. Andrew kızı gözleriyle yiyip bitirirken "Önemli değil Elisa kim olsaydı aynısını yapardım. Aile hatıraları benim için de çok önemlidir" dedi. Elisa boynundaki kolyeye dokunarak karşısındaki adama gülümsedi ve "Bunu görebiliyorum" dedi. "Ama göremediğin başka bir şey var Elisa" dedi Andrew yerinden kalkıp Elisa'ya doğru yürürken. Elisa ani bir tedirginlikle "Neymiş o?" diye sordu. Andrew Elisa'ya çok yaklaşmıştı. Elisa'nın dağınık bir topuzla topladığı saçlarından bağımsızlığını ilan eden birkaç saç tutamını eline dolayarak " Ben yüzme bilmediği halde boyunu aşan sularda yüzen kızları hiç sevmem" dedi. Elisa başını kaldırıp bal rengi gözlerini karşısındaki adamın inanılmaz çekicilikteki gözlerine dikti ve itiraz edercesine konuşmaya başladı. "Ama o olay çok farklıydı ben o suya yanlışlıkla düş- Andrew kızın dudaklarına parmağını bastırarak susturdu ve " Hiçbir bahaneyi kabul etmiyorum Elisa bugün göle gideceğiz ve sana yüzme öğreteceğim" dedi. Elisa duyduğu şeyle gözlerini kocaman açtı ve yüzündeki şok ifadeyle Andrew'a baktı. Andrew gayet ciddi duruyordu. Zaten hiçbir zaman şakacı bir adam olmamıştı. Elisa dünkü olaydan sonra tekrar suya girebilir miydi bilmiyordu. Ama Andrew'da kendisiyle birlikte olacaksa bunu yapabilirdi. Andrew Elisa'nın elinden tuttu ve doğruca göle doğru yürümeye başladılar. Göle geldiklerinde Andrew hala Elisa'nın elini tutuyordu. Elisa "Şimdi ne yapacağız" der gibi Andrew'a bakıyordu. Andrew ani bir şekilde "Soyun" deyince Elisa bir anda ürperdi ve ilk gecelerindeki anılar tekrar zihnine üşüştü. Andrew'un onu tekrar aşağılamasından korkuyordu. Böyle bir şeyi bir daha affedebilir miydi bilmiyordu. Karşısındaki adamı deli gibi sevsede bir daha öyle bir aşağılanmayı kaldıramazdı Elisa. Andrew ağzından o kelime çıkar çıkmaz kendine küfretti. Lanet olsun! O kelimeyi en son söylediğinde kızda derin yaralar açmıştı. O zamanlar bunu bilerek yapmıştı ama şuan amacı tamamen farklıydı. Kızın yüzünün aniden solduğunu gördüğünde Elisa'nın yüzünü avuçlarına aldı. "İlk gecemizdeki sözlerimi artık unut Elisa seni kıracak bir şey yapmam" dedi Andrew. Elisa karşısında duran yakışıklı ve karizmatik kocasının derin kahverengi gözlerine bakarken bu sözlerinde samimi olduğunu biliyordu. Sonra ona gülümsedi ve soyunmak için kendini ondan kurtarıp geriye doğru gitti. "Arkanı dön". Andrew seksi bir gülüşle "Karımı soyunurken izlemek benim hakkım" dedi. Elisa yerde duran bir taşı eline aldı ve şakacı bir tavırla "Bir kez daha düşünün isterseniz Lordum" dedi gülerek. Andrew teslim olur gibi ellerini havaya kaldırdı ve "Tamam istediğiniz gibi olsun Leydim" dedi yalandan çok korkmuş gibi yaparak. Elisa dakikalar sonra soyundu ve Andrew dönmeden suya girdi. Andrew Elisa'nın suda onu beklediğini görünce karşısında geçti ve arsızca gülerek onun karşısında yavaş yavaş soyunmaya başladı. Elisa Andrew'un ne yaptığını anlayınca bağırarak "Sana inanamıyorum" dedi ve iki eliyle yüzünü kapattı. Andrew kızın bu sevimli haline bayılıyordu ve onu bir an önce kollarına alabilmek için suya girdi. Elisa Andrew'un onu kucaklamasıyla nefessiz kalmıştı. Onun tenine değen dokunuşları Elisa'yı her seferinde yakıyordu. Andrew elisa'yı kucakladı ve derin olan yere doğru yüzmeye başladı. Elisa korkuyla Andrew'un boynuna sımsıkı sarıldı. "Korkma kendini tamamen bana bırak" dedi Andrew. Elisayı yavaşça suyun üzerine uzattı ama onu tamamen serbest bırakmadı Elisa'nın suyun üzerinde kalmasını sağlayarak ellerini karnının altına geçirdi. Andrew birkaç saat Elisa'ya böyle ders verdikten sonra sudan çıktılar. Elisa kendini harika hissediyordu. Andrew'un kollarının arasındaysa her şeyi öğrenebilecekmiş gibi geliyordu ona. Bu yüzme dersleri günlerce sürdü. Dört gün boyunca göle gelip saatlerce yüzüyorlardı. Bu süre zarfında birbirleriyle şakalaşıyor,gülüyor ve konuşuyorlardı. Elisa Andrew' a iyice bağlanmıştı onsuz tek bir günün bile geçmesini istemiyordu artık. Durum Andrew için ise çok farklıydı. Kıza karşı duygularını kontrol etmekte oldukça zorlanıyordu. Onu gülerken, şakalar yaparken izlemek Andrew'u adeta büyülüyordu. Kızın aslında düşündüğünden çok farklı bir karaktere sahip olduğunu görmek Andrew'u şaşırtıyordu. Ona karşı düşünceleri değişmeye başlamıştı ama Andrew bunu istemiyordu. Kıza ona yaptığı tuzağın bedelini ödetmek istiyordu. Ama kız kollarında böyle yarı çıplakken bunda gerçekten zorlanıyordu. Elisa yüzmeyi artık öğrenmişti ve Andrew onu suda bırakıp kıyıya çıkmıştı. Kıyıda oturup Elisa'yı izliyordu. Genç kız çocuklar gibi kollarını çırpıp mutlu bir şekilde yüzüyordu. Tıpkı bir su perisine benziyordu. Andrew onun dayanılmaz güzelliğine bakarken erkekliği pantolonunu zorluyordu. Sonra gözlerinde karanlık bir ifadeyle kalkıp yavaşça suya doğru yürüdü. Elisa Andrew'un suya doğru yürümeye başladığını gördüğünde yavaşça sığ tarafa yüzdü ve beline kadar gelen suda durarak onu bekledi. Andrew'un gözlerinde gördüğü karanlık ifadeden korkması gerektiğini iç güdüleri ne kadar haykırsada Elisa korkmuyordu. Onun karanlığında eriyip tükenmek istiyordu. Andrew suya girdiğinde hızla Elisa'nın belini yakaladı ve büyük bir açlıkla dudaklarını emmeye başladı. Elisa nasıl tepki vereceğini bilmiyordu sadece Andrew'un hareketlerine uyum sağlamaya çalışıyordu ve o da Andrew gibi onun dudaklarını emmeye başladı. Andrew kızın bu hareketinden sonra iyice çıldırmış gibiydi ve dilini kızın ağzına kaydırıp tüm açlığıyla emdi. Kızın her tarafını okşayarak ilerdeki kayaya doğru kızı itti ve kayayla Andrew arasına sıkışan Elisa Andrew'u kendisine daha da bastırdı. Ondan kopmak istemiyordu. Andrew onu bırakırsa yok olacakmış gibi hissediyordu Elisa. Andrew Elisa'nın korsesini çözdü ve artık suyun içinde tamamen çıplak olan bedenini dudaklarıyla yemeye başladı. Andrew kendini tamamen kaybetmişti kızın her tarafını yiyip bitiriyor göğüslerini iki eliyle okşuyordu. Sonra dudaklarını kızın bir göğsüne bastırdı ve emmeye başladı. Elisa Andrew'un bu hareketiyle inledi ve gözlerini kapatıp bu anın tadını çıkardı. İlk defa böyle duygular tadan Elisa eriyip bittiğini hissediyordu. Andrew kafasını kaldırıp Elisa'ya baktı. Şuan tam da burda kızın içine girmek istiyordu. Ama kız buna henüz hazır değildi. Bunu sıcak bir yatakta yapacaktı. Andrew nefes nefese alnını Elisa'nın alnına koydu ve "Bu gece odana geleceğim" dedi. Elisa da nefes nefese kalmıştı ve başını "Tamam" anlamında sallayarak Andrew'un istediği cevabı verdi.   
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE