Dayım yukarı çıkıp kapıyı açtı. Ben aşağıda buraya gelmelerini bekliyordum. Ama kimse gelmemişti. Yavaşça merdivenlerden çıkıp kapını olduğu tarafa baktım. "Tamam. " Kapıyı kapattı. Bana doğru döndü. "Dayı kimdi gelen ? " "Komşulardan biri. Ohhh düşündüğümüz gibi değilmiş, Fatih geldi sanmıştım. " Ben de öyle sanmıştım. Belki de dediği gibi artık peşimizi bırakmıştı. Bizi serbest bırakmıştı artık. Bu düşündüklerime inanmak istiyordum. Aklım Fatihten bir an önce uzaklaşmam gerektiğini çığlıklarını atarken, kalbim Fatih diye atıyordu. Kalbimi mi dinleseydim yoksa aklımı mı bilmiyordum. Kim beni nereye sürüklüyorsa oraya gidiyordum. Boğazımda küçük bir yumru vardı, kalbimde adeta alev almış yanıyordu, gözyaşlarım gözlerimden firar etmek için bekliyorlardı. Ama ben ne yapacağımı bilmiyor

