Alkın'dan; Hastane odasında yapabileceğimiz şeyler sınırlıydı. Telefonumu almasaydılar oyun falan oynayabilirdim ama almışlardı. İletişime ait tek şey eski moda bir televizyondu. Onda da üç kanaldan başka bir şey yoktu. Kişiliklerim silinse de yalnızlıktan daha da deliriyordum sanki. Tedavinin bitmesine biraz zaman vardı, ben de bu zamanları yatağımda yatıp boş tavanımı izleyerek geçiriyordum. Uzaktan gören biri, deli olduğumu düşünebilirdi ama ben o tavanda çok şey görüyordum. Arkadaşlarımı görüyordum, eğlenip dışarıda özgürce gezdiğin günleri görüyordum. Bazen de... işte görüyordum bir şeyler. İç sesimin yanında duran ve çok alıştığım iki ses de artık silik birer anıya dönüşmüştü, bir şeyler fısıldayıp onları kurtarmamı söylüyorlardı ama dinlemiyordum artık. O kadar güçsüzleşmişlerdi

