O akşam gerçekten de bir daha kumarhane kelimesi kullanılmadı. Eve girer girmez Zeynep, Baran’ın koluna pansuman yaptı. Özenle yarasını temizlerken bayılmamak için defalarca derin nefes almak zorunda kaldı. Aslına bakılırsa Zeynep kendini kanın tuttuğunu bilmiyordu. Gerçi daha önce hiç bu kadar kanlı yaraya yakınlaşmadığı için bilmiyor da olabilirdi. Ama mızmız kızlardan olmadığını biliyordu. Onu tutan kan değildi, bu kanın sevdiği adama ait olmasıydı. Hala onu sevdiğini itiraf etmiş olmasa bile onun canından akan kandı onu bayılacak hale getiren. Yarayı temizlerken ağlamamak için dudaklarını kemirten. Neyse ki adamın siyah sporcu kesim atletinden ortaya çıkan kasları dikkatini başka yöne çektiği için işi zorlaşmıyordu. Yarayı temizledikten sonra sargı beziyle kolunu sararken ona iyice

