Sipariş ettiğimiz içkiler masaya geldiğinde, Can’ın güvenli kolları arasından sıyrıldım ve Koltuğun kuytusuna sığındım. Zihnimdeki gürültüyü susturacak tek şeyi arıyordu ellerim. Şişeyi dudaklarıma diklediğimde, genzimi yakan o sert sıvının tüm duygularımı uyuşturmasını diledim Evime gidene kadar hiçbir duyguyu hissetmek istemiyordum. Can, dudaklarıma götürdüğüm içki şişesini tuttu; "İçtiğin su değil Duru, yavaşla," dedi sesi kadife bir uyarıyla. "Biliyordum, o yüzden içiyorum," dedim. Can da bana eşlik etse de o daha kontrollü gidiyordu. İkinci şişenin ortalarına geldiğimde,zihnimin bulanıklaşmaya başladığını hissediyordum, Başım dönüyor, kalbimdeki o sızılı çocuk yavaşça dışarı sızıyordu. "Biliyor musun Can..." dedim, sesim sarhoşluğun ve aniden bastıran ağlama isteğinin etkisiyle ti

