Kelimeleri kadardır bir insanın dünyasıya da tanık oldukları kadar.Ömrüm boyunca çok şeye tanık olmadım.Çok şey yaşamadım da lakin bir çok duyguyu aynı anda hiseettim.Bu duygular belki de körpe ruhuma ağır gelmişti.Lakin öyle bir şeydi ki heyecanı, korkuyu, sevinci, hüsranı, çaresizliği hepsini bana aynı anda yaşatan bir adam mevcud idi hayatımda.Zorunlu istila ettiği ve hayatımın ortasına saltanatının temellerini atan akşam gözlü kara bir lorddu.O prens olmayacak kadar masumluğu yitirmişti gözümde.
Sessizce oturduğum cam kenarında düşünceler sarmaşık misali sarmıştı ruhumu.Sıkı ve zehirliydi.
Oda da olanlar tenimi sızlatıyordu.
O odaya girdiğimden beri akşam gözlünün bana olan davranışları değişmiş soğuk olan ruhu zemheriye çalışıyordu.
Odanın kapısı açıldı ve ardından ağır bir şekilde kapandı. Şap şap çıkan ayak sesleri küçük adamının buraya geldiğini zihnime duyuruyordu. Yüzümde oluşan tebessümle camda olan yönümü kardeşime çevirdim.Bu eve alışmış gibiydi.Özelliklede Karahan'a asıl şaşırtıcı olan ise akşam gözlü canavarın ona şefkatle yaklaşması ve Ashaf'ın bir abi gibi benimsemesiydi buda Ashaf'ın ona olan hayranlığını kat kat arttırıyordu.
Belime dolanan küçük sıska kolları içimde ona olan merhameti arttırıyordu.Kollarımı onun bedenine sarıp küçük bedenini kucağıma çektim.Saçlarını okşayıp bir öpücük kondurdum.
"Abla babam hiç gelmeyecek değil mi?"
Sorduğu soruyla bedenim kendini kasmıştı ama ona nasıl bir cevap vermem gerektiğini kestiremiyordum.Henüz küçüktü bu tür şeyleri onun ruhuna kesik atmadan anlatmanın yolunu kestiremiyor ve onun hayal kırıklığına şahit olmak istemiyordum.Korkaklıktı bu lakin cesur olduğumu hiçbir zaman iddia etmemiştim.
"Bilmiyorum ablacım.Bilmiyorum."
Ufak bir sessizlikten sonra tekrar sesi odada yankılandı.
"Ben okula gitmek istiyorum.Gidebilirim değil mi?"
Masum sorusu yüzümde içten bir tebessüme imza atmıştı.
"Tabi, tabiki ablacım sende her çocuk gibi okula gidecek ve istediğin mesleği edineceksin."
Kırpıştırdığı gözleriyle ayrı bir sevimli olmuştu.
“Büyüdüğümde ben Karahan abi gibi kocaman olucam.”
Söylediği cümle yüzümdeki gülümsemeyi endişeye çevirmişti. Yine de zoraki gülümsedim hevesini kırmayı göze alamadım.
“Sen bir büyü bakayım. Daha çok var büyük adam olmana.”
Kafasını abartıyla salladı onun bu sevimli halleri içimdeki zehri kısmende olsa azaltıyordu. Küçük adamın karnından gelen gürültüyle kıkırdadım o ise yanakları kızararak tepki verdi kızaran yanaklarını sıkıp kapıya yöneldim.
“Tabi birde o özendiğin abin kadar olmak istiyorsan yemek yemelisin ama sağlıklı.”
Açık kapıya döndüğümde sert bir bedene çarptım. Acıyan burnuma elimi götürüp ovaladım. Kime çarptığıma bakmak istemiyordum daha doğrusu kara zehire bulanmaktan kaçınıyordum. Oysa çoktan bulaşmıştı bedenim ve ruhum. Ellerimde ki kara zehir deri altına işlemiş hücrelerimin katili olmuştu.
Hızlanan kalp atışıma inat gözlerim gözlerine değmek için harekete geçmedi. Bugün planlandığı gibi resmî nikah için hazırlıklar başladı. Çok fazla bir şey olmayacağını düşünen ben aslında yanıldığımı seçilen mekanın gösterişliğinde fark ediyordum. Bu evden dışarı çıkmamıştım. Lakin Hümeyra’nın, akşam gözlünün kız kardeşi, bana gösterdiği katalogda ki mekan hayal dünyama sığmayacak enginlikteydi.
Tarihi bir binaydı ve binanın ihtişamına uygun bir bahçesi vardı. Bizim mahallenin tamamının sığabileceği bir bahçe.
Düğün akaidi bu bahçede gerçekleşecek idi.
Bu evliliğe gönüllü olmasam da stresleniyordum.
Karahan’ın bu kadar gösterişli bir düğün yapma nedenini anlamıyordum. Ama Hümeyra’ya göre olması gereken buydu Barbaros Mİmarlığının sahibinin oğlu evleniyordu ona göre.
Bu da Hümeyra sayesinde akşam gözlü canavar hakkında öğrendiğim bilgilerden biriydi. Mimarmış akşam gözlü. Onun hakkında bildiklerim yok denecek kadar azdı. Hümeyra’nın anlattığı Karahan bambaşka bir adamdı. Yine sertti ama normal bir insan sıradan başarılı bir mimardı. Hangi karakteri gerçekti anlamıyordum. Katil benliği mi? Yoksa Hümeyra’nın abisi olan benliği mi? Özü neydi bu adamın?
Karşımda kahve rengi tişört ve koyu kot pantolon ile duran adam odanın genişliğini sarmış küçücük bırakmıştı koca odayı. Kendi kendime sıraladığım motive içerikli öğütler bu adam karşısında büyük bir buhrana uğruyordu. Kafamı arkamda kalan küçük kardeşime çevirdim.
Parıldayan gözleri akşam gözlünün üzerindeydi.
“Ashaf hadi ablam yemek yiyelim.”
Bana dönen hevesli bakışlarıyla yürümeye başladı ona uzattığım elimi tutmadı tutmadıdan ziyade tutamadı çünkü yanıma varan kardeşimi akşam gözlü çoktan kucaklayıp ardını dönmüştü.
Sesli verdiğim nefesin ardından bende onların peşi sıra aşağıya indim. Hazır olan masaya çoktan kurulmuşlardı. Göz devirip bende sıkkınlıkla en uçtaki sandalyeye çöktüm.
Sessizliğin engin savaşı yemek boyu masada hüküm darlığını devam ettirdi. Benim için gergin dolu dakikalar Ashaf için çokta sıkıcı geçmiyor gibiydi hatta cıvıldayarak sorduğu soruları masanın diğer ucunda ki dev özenle cevap veriyordu. İçimde filizlenen kıskançlık kardeşimin benden başka birine bu kadar hayranlıkla bakmasından dolayıydı. Belki hislerim saçmalıktı ama benim kardeşimdi! Onun değil! O gitsin Hümeyra’ya abilik yapsın!
İçimden homurdana homurdana yemeğimi didikliyordum. Biraz daha oturduktan sonra kalktım ayağa, ayağa kalkmamla beraber zifiri gözleri beni buldu, çatılan kaşlarıyla sandalyeyi işaret edip,
“Otur!” Kesin bir tavırla verdiği emir içimde bir yerlere dokunuyor ve ona kafa tutma isteğimi körüklüyordu.
“Duydum!” Benim hırçın söylemimden sonra çatılı olan kaşları daha da çatıldı. Tek kaş ne olucak!!
“Sana otur dedim! Bu masadan kimse tabağını bitirmeden kalkamaz!”
Onu kızdırmanın bir aşama daha yukarısında zarara uğrayan ben olduğumdan susup oturdum yerime.
Dakikalar saatle anlaşma yapmış gibi idi sanki ne vakit geçiyordu ne de lokmalarım. En nihayetinde biten tabağımla oturduğum yerden kalktım. Onlar ise hala keyifli sohbetlerine devam ediyorlardı(!)
Sen görürsün Ashaf efendi. O tek kaş mı yoksa ablan ben mi?
.
.
.
Selam canlar şuan modum yerlerde lütfen yeni bölüm için bol bol yorum yapın olur mu?
Beni mutlu edin❤
Yeni bölümün hızlı gelmesini istiyorsanız bol bol yorum şart.
Tek şartım bu,bol bol yorum