Demir'in gidişiyle birlikte, Elif kendini biraz yabancılaşmış hissettiği otele geri döndü. Sanki birkaç gün içinde kurduğu küçük dünya, aniden dağılmıştı. Odasının penceresinden denizi seyrederken, dalgaların ritmik sesi yalnızlığının bir yankısı gibiydi. O gün Trabzon sokaklarında tek başına dolaştı. Daha önce Demir'le birlikte keyif aldığı yerler şimdi bomboş ve anlamsız görünüyordu. Sümela Manastırı'nın o etkileyici silueti bile, yanında Demir'in heyecanlı anlatımı olmadan aynı büyüyü yaratmıyordu. Akşam yemeğini otelin restoranında tek başına yerken, etrafındaki çiftlerin fısıltıları ve gülüşmeleri ona daha da dokundu. Demir'in sıcak bakışları, esprili konuşmaları o kadar çok aklındaydı ki, yemeğini bitirmekte zorlandı. Otel odasına döndüğünde, Demir'in hediye ettiği gümüş kolyeyi k

