ASİL Masada stratejileri konuşurken, bir an gözüm Yağmur’a takıldı. O güzel elbisenin içinde adeta ışık saçıyor, bu kirli, entrikalarla dolu dünyada asla hak etmediği kadar saf ve temiz görünüyordu. Tam Serkan’a dönüp “Sevkiyat için yarın laboratuvarda buluşalım,” diyecektim ki... “ESİLA, DİKKAT EDİN!” Yağmur’un çığlığı odanın sessizliğini bir keskin bıçak gibi yırttı. O an her şey dondu. Başımı çevirdiğimde, onun sandalyeden fırlayışını gördüm bedeni bir panter çevikliğiyle hareket etmiş, yüzündeki saf düşüncesiz cesareti görmek içimi acıtan bir sıkıyla doldurdu. Kalbim göğüs kafesimde çılgınca çarparken, gözlerim hemen yukarı kaydı. Kristal avize, tavandan gevşemiş, sallanıyordu. Her sallanışında çıkardığı metalik gıcırtı, odanın lüks havasını bir gerilim filmi sahnesine çeviriyordu.

