DESTAN’DAN… “Hişşşt” dedi Atam o küçük ellerini dudaklarına götürüp onayladım. Babasına oyun edecekti. Mutlu ettiğimiz kaçıncı kahvaltıydı bilmiyorum. Biraz daha yoluna girdi bazı şeyler.Yine bir kahvaltıdan sonra üçümüz bahçede ki ağacın altında oturmuştuk. Biraz sohbet biraz muhabbet ettik. Meyvelerimizden yedik semaverde çay demledik. Oktay oğluna kitap okudu. Sanki her şeyin sorumlusu oymuş gibi ve bunun izlerini bir an önce silmek istermiş gibi baba oğul ayrılmıyorlardı. Hani evlerinde kuş besleyenler olur ya ne bileyim kanarya. Kafesini açınca sahibinin kafasına koluna omzuna neresini buldu oraya konar da ayrılmaz kişi nereye giderse kuşta onunla dolanır benimkilerde öyleydi. Ata bir şey anlatsa Oktay sanki dünyanın en önemli şeyini dinliyormuş gibi gözlerini bir saniye ayırmıyord

