Çalan telefonun melodisi beni uyandırmaya yetmişti. Sevmediğim tarz da bir müzik duymak kulaklarıma, en çokta ruhuma zarar veriyordu. Çalan telefon kiminse henüz açma zahmetinde bulunmamıştı. Alçılı bacağıma zarar gelmeyecek şekilde yerimde doğruldum. Sanırım doktor olsaydım daha iyiydi. Zamanımın çoğunu hastane de geçiriyordum. Doğrusu bunun doktor olmakla alakası yoktu. Herkes yapabileceği işi yapmalıydı. Doktorlar hastanenin bu kokusuna nasıl dayanıyordu? Telefon sonunda sustuğunda Enes'in bulunması gerektiği yatağa baktım. Neredeydi bu? Yaraları tazeydi ve yatağında yoktu. Derdi ne bu çocuğun? Ölmek mi istiyordu? İçimden sinirle gürlerken kapı açıldı. Her kapı açılışında görmek istenmeyen sureti görmek insana gınâ getirtiyordu. Tekerlekli sandalye de oturan Enes ve çok mü

