Gece, İstanbul’un ışıkları altında parlıyor, gökdelenler şehrin her yanını kapsıyordu. Efe, lüks arabasından inerken karanlık ve ağır bir atmosfer hissediliyordu. Şehirden uzakta, lüks ama gizemli bir kumarhane, geceyi derinleştiren bir gölge gibi oradaydı. İçeriden taşan hafif müzik, camların yansıması ve zengin misafirlerin adımlarının yankısı, atmosferi hem çekici hem de ürkütücü kılıyordu. Efe kapıdan içeri girdiğinde, korumaları çevresinde pozisyon aldı. İçerisi dumanlı bir hava, hafif alkol ve parfüm kokusuyla doluydu. Masa lambalarının sarı ışıkları, oyun masalarının üzerindeki kartları ve çipleri dramatik bir şekilde aydınlatıyor, gölgeler derinleşiyordu. Oyun masalarından biri önünde durdu; Efe burada her şeyi kontrol eden, güçlü ve saygı gören biriydi. Çiplerin tıkırtısı, rulet

