Ateş Tapınağının Kapısında Günün ilk ışıklarıyla… Gökyüzü kurşuni bir turuncuya boyanmıştı. Dağların ardında gizlenen güneş, karanlıkla aydınlık arasındaki savaşı başlatmıştı. Tıpkı Neva, Rafael ve Leon’un kendi iç savaşları gibi… Ateş Tapınağı’na giden yol, eski bir ormanın içinden geçiyordu. Ağaçlar kükreyen devler gibi sessizdi. Kuşlar ötmedi o sabah. Rüzgar bile nefesini tutmuştu. Rafael önde, Neva tam arkasında, Leon ise ikisinin arasında yürüyordu. Ama Leon’un gözleri uzaklardaydı. Bir şeyler hissediyordu. İçinde uyuyan eski varlık, artık sadece fısıldamıyor, bağırıyordu. > “Bu tapınak seni istiyor Leon…” dedi Gabriel yavaşça. “Ama onu şekillendiren sen olacaksın. Burası ya mezarın… ya da taç giydiğin yer olacak.” Neva, oğluna baktı. Minik ellerini tuttu. > “O

