Kumru oturduğu yerden dışarıyı izliyordu. Melek hala uyanmamıştı. Güneş doğduğu için üşümesi geçmişti. Rüzgar esiyordu. Bugün yine hava farklı bir durum sergilemişti. Geceleri bu kadar soğuk olması normal değildi. İki eliyle omzunu tutmaya başladı. İnsanları izlemeye başladı. Yaşlı bir kadını dolaştıran hemşire, doktorların ayaküstü sohbet etmesi...Herkes hayatın akışına kapılıp gitmişti. Saçının rüzgarla beraber savrulmasıyla bileğindeki tokayla bağladı. Melek uyanmadan içi rahat etmeyecekti. Omzuna bir el değdi. Yakıcı lacivert gözleriyle Erdem bakıyordu. Onunla konuşacak durumda değildi. İki saat önce tartışmış ve sonra odayı terk etmişti. Bir daha da birbirlerini görmemişti. Yüzüne baktı. Erdem'de en az kendisi kadar kötü duruyordu. Saçları dağınıktı. Göz altları kızarık ve yorgun bak

