Şöminede yanan ateş odayı ısıtırken,ateşin verdiği ışık ortama romantik bir hava katıyordu.Uzandıkları geniş koltuk iki kişinin yan yana yatması için çok elverişli olmasa da,genç kız sevdiği adamın kolları arasında dünyanın en rahat ve konforlu yatağında yatıyormuşcasına huzurluydu.John Anna ya arkasından sarılmış,Anna da,ona iyice yaslanmış, çıplak bedenlerinin üzerini örten kahverengi pelerinle sessizce yanan ateşi izliyorlardı.Vücutları birbirine kenetlenmiş ve artık hiç olmadıkları kadar yakındılar.Bir kaç saat öncesi sevdiği kadına sahip olmuştu genç adam.Ve ona doymak bilmeyen bir tutku ile yine sahip olmak istiyordu.Belki de yaptığı şey hataydı.Düğün gecelerini beklemesi gerekiyordu.Ancak artık kendine söz geçirmez olmuş,Anna yı sahiplenme duygusunu bir türlü aklından çıkarmamıştı.

