"Tırnaklarını temizleyene kadar çok yoruldum Kedi. O yüzden bir daha sakın insan etine tırnaklarını geçirme." Tertemiz olan tırnaklarına tatmiş olmuş gibi bakıp onları patilerine geri çekti. Ellerimdeki temizlik malzemelerini yere yerleştirdim. Başta bu vahşetin seslerine şahit olduğum için canım acısa da sonra itaat etmekten başka bir şey yapamayacağım aklıma gelmişti. Vicdanımı bu şekilde rahatlatmıştım. En azından şöyle düşünelim, çok yaralanmamıştı. Yani en azından benim aylardır çektiğime kıyasla. Gerçi ben neyin derdini yakarıyorum ki şu an? Ben gözlerimi açamadan sesler kesilmemiş miydi? Hatta gözlerimi açtığımda kedimden başka biri yoktu da etrafta. Demek ki neymiş, yaşıyor! Koltuğa geri dönüp Kedi'ye doğru eğilerek onu kucağıma aldım. Pamuk gibiydi. Neden kedime Kar Topu demi

