İnsan zihni öylesine karmaşık ve akıl sır ermeyen bir yapıydı ki, günümüzde bile hakkında cevapsız kalan birçok soru vardı. Sanırım bende şu an tüm o cevapsız soruların tam ortasındaydım. Doktorların anlattıklarından sonra zihnim bomboş bir hale gelmişti. Normalde her zaman deli gibi çalışan, her konuda bir fikri olan zihnim hiç yokmuş gibi yok olmuştu. Düşünmek, neler olduğunu anlamak, işittiklerimi anlamlandırmak istiyordum ama zihnim önüme taş koyuyordu. Karan ile ortaklaşa sorduğumuz sorunun cevabını bulmak istiyordum ama zihnim kesinlikle izin vermiyordu. Gözümün önüne annemin ilk hastalandığı zamanı getirmeye çalışıyordum ama önümde koca bir boşluk oluşuyordu. Sanki nefes nefese o hastaneye koşan, doktorun dediklerini dinlerken hüngür hüngür ağlayan, annemin yeni durumuna alışmay

