& Eylül & Emir ile aynı aracın içindeydik. O sürücü koltuğundaydı ben ise yan koltuktaydım. Tayfun, Eslem’i eve ben bırakırım diye ısrar etmişti. O yüzden onlar taksiye binip gittiler. Sol elimin parmağındaki alyansa baktım. İnce, sade ve altın rengi bir halkaydı. Nikâhtan hemen sonra Emir onu elime uzatmıştı, avucumda tutuşturmuştu. “Tak,” demişti sadece. Ben de sesim titreyerek sormuştum: “Bu gerekli mi?” O an gözlerini bana dikmişti, bakışları o kadar sert ve o kadar keskindi ki içimde bir yer sızlamıştı. “Eylül, bu alyans evliliğimizin simgesi. Sence gerekli mi, yoksa değil mi?”demişti. O an ona hak vererek takmıştım. Şimdi ise alyansıma bakıyordum. Ben artık Eylül Seçkin değil Eylül Vural’dım. Nikah memuru Emir’in diğer ismi olan Karan diyince çok şaşırmıştım. Neden d

