Kenan ile Mihrimah, el ele sahilin ince kumlarında dolaşıyordu. Deniz, hafif dalgalarıyla kıyıyı okşarken güneş tenlerini ısıtıyordu. Kenan, sevdiği kadının her hareketini adeta büyülenmiş gibi izliyor, bulduğu her fırsatta Mihrimah’ı kollarına çekip şakacı bir tavırla sıkıştırıyordu. Mihrimah’ın kahkahaları, dalgaların sesine karışıyordu. Birlikte birkaç kez denize girdiler. Mihrimah yüzmeyi bilmediği için Kenan’a tutunmak zorundaydı. Kenan ise bu durumu fırsat bilip her seferinde karısının bikinilerini usulca çözerek onu suda çırılçıplak bırakıyordu. Mihrimah, hem utangaç hem de eğlenmiş bir ifadeyle sitem etti: “Of Kenan! Bak, bu ikinci bikini! Suda kaybolup gidiyor, bir dünya para verdik bunlara!” Kenan, muzip bir gülümsemeyle yanıt verdi: “Napayım, aşkım? Çıplak daha güzelsin. Yen

