"Ne yapayım? Anlamadım." "Bence çok iyi anladın. Yirmi dakika." Kapıyı yüzüme çarptığında elim havada koridorun ortasında kaldım. Benim Münevver'im... Benim masum Münevver'imi böyle gördüğüm her an acı çekiyordum. Kendini bana mı sunacaktı? Bu muydu amacı? Onu bıraktığım her an kendime lanet okurken, beni yatağa çağırması; iyi niyetini herkese suistimal ettiriyor olduğunu gösterirdi. Can sıkıcı. Bunu benimle yapacaksa... Başka adamlarla da böyle şeyler yaşadığını düşünmekten aklımı yitirecektim. Yokluğumda pek çok insan geçmiş olmalıydı hayatından. Yavaş yavaş yerine indi elim. Beni hala seviyorsa şayet, o halde neden açıkça söylemiyordu kendisinin Münevver olduğunu? İki yabancı gibi davranmaktan ben de yorulmuştum. Yine de isteğim, Münevver tarafından gelecek bütün nefr

