Bir konudaki haklılık payı, kişinin eylemlerine sınırsızlık mı koyuyordu? Hep böyle düşünürdüm. Zira suçlu olduğumda mahcup davranarak bu utançla yerin dibine inmek isterdim. Masumiyet ise başkaydı. Bir suçtan sıyrılmışlık, haklı olmak! Nedense eylemlerime vurdumduymazlık getirip sınırsızca saldırma isteği doğuruyordu bende. Enteresan. Bar masasındaki telefonum ışıldayıp da ekran parlayınca, gelen sıralı mesajlar çarptı gözüme. Tuğberk, annem; Oylum delisi, Betül... O yoktu. Döndüğünde başına geleceklerden bihaber olan Kutlu, yoktu. Anlaşmanın içeriği korkutmuştu belki de. Kimse özgürlüğünü böylesine kısıtlayan bir anlaşmaya, sırf karşısındakinin tenine kavuşmak için imza atmazdı. O hariç, evet. Kutlu hariç. Deli cesaretiyle attığı imzanın peşine ortadan kaybolmak gibi büyük

