Arabayı sahilde taşlık bir yere park etmiştik. Etraf bomboştu, gerçi burayı başka insanların bulması neredeyse imkansızdı. Çok karmaşık bir yolu vardı. Adam kapımı açıp inmem için bekledi, arabadan inip anneme döndüm. Evlenmesini istemiyordum. Annem elimi tutup kaşlıkların üzerine doğru çıkardı beni. Taşlar kaygan olduğu için ikide bir sendeliyordum. "Bırak kucağıma alayım Yağmur." Annemle aynı anda kaşlarımızı çatarak adama baktık. "Ben götürürüm kızımı." Tam önüme bakıp dönecekken ayağım kaydı ve düştüm. Canım yanmıyordu ama, tanımadığım yakışıklı adam son anda tutmuştu beni ve kucağına almıştı. "Buralar kaygandır küçük hanım, bakma annen alışık çivrada yürümeye." Eskiden babamla annem hep çivra denilen bir yerde buluşurmuş, sanırım onu kast ediyordu. Adam kaşlarını çatıp beni daha ço

