Eve gitmek istiyordum ama Ateş Batu Yağız ve Emre ısrarla beni bir yere götüreceklerini söylüyordu. Ateş'e gitmek için yalvarmıştım ama yine de getirmişti beni buraya. Batu da yolun başından beri gözlerimi bağlamıştı, etrafı göremiyordum. Nereye gideceğimize dair en ufak bir fikrim bile yoktu. Arabadan indiğimizde hafif dalga sesleri ve deniz kokusu geliyordu burnuma, demek ki denize gelmiştik. İyi ama ne işimiz vardı ki burada? Ateş beni kucağına alıp merdivenlerden yukarı çıktı ve beni yavaşça yere bıraktı, elimden tutup düşmemem için yolu gösterdi bana. "Ateş ne gerek vardı şimdi, hem biz dönmeyecek miydik bugün?" dedim mutsuzca. "Kızım amma nazlandın ya sabret biraz. Ateş kuşum nasıl katlanıyor sana valla pes." dedi Yağız sesi önümden geliyordu. "Lan sövdürtme şimdi kendine hızlı y

