Sabah güne her zamanki gibi erkenden başlamıştım. Aldığım eğitimler gün geçtikçe rutin haline geliyordu ve bu durum, kontrol etmeyi seven tarafımı inanılmaz derecede tatmin ediyordu. Bir kontrol manyağı olmasam da, içimde kontrol etmeyi seven küçük de olsa bir yanım vardı. Kontrolüm altında olan her şey bana kendimi güvende hissettirdiğinden olsa gerek, bu küçük kontrol duygusunu beslemeyi seviyordum. Yataktan doğrulup, odanın kapısına baktım. Umarım sözümü dinleyip biri buraya gelmiştir. "Gelebilirsin." inşallah boşluğa seslenmiyorumdur diye düşünürken, kapının yavaşça aralanmasıyla az önceki düşüncem buhar olup uçmuştu. İçeriye giren Hacer ve tedirgin bakışları omuzlarımı daha da dikleştirmeme neden oldu. Ne demişti 'iyi de şehzadenin hanımımla ne işi olur ki?', asıl benim o şehz

