Bakışları güneşin etkisiyle kısılırken, üzerimden çekme gibi bir gayrette bulunmayışı istemsizce gözlerimi devirmeme neden oldu. Neydi bu, sidik yarışı mı? Onu umursamayarak yoluma devam ettim. Sanki onu hiç tanımıyormuş gibi, gözlerim tezgahtaki ürünlerle haşır neşir olmuştu. İkinci kez dönüp bakma gereği dahi duymamıştım. Her ne kadar bakışlarım ondan uzak olsa da adımlarım gittikçe yaklaşıyordu. Tedbil-i kıyafetletle dolaşıyor olmasına ve kimliğini açık etmemek için bana bir tepki vermeyeceğine güvenerek birbirine yaklaşan bedenleri önemsememeye çalışıyordum. Bir takı standının önüne geldiğimde, sırf şehzadeye daha da yaklaşmamak adına, durup takılara bakınmaya başladım. Elime aldığım gümüş kolyeyi incelerken, hızla yaklaşan adım seslerinin, arkamda kesildiğini fark ettim. Yine de

