HAZIRLIKLAR

1832 Kelimeler

Ağustos güneşi İstanbul’ un üstüne bir perde gibi serilmişti. Güneş parlıyordu ama Tanem’ in içindeki karanlık, hiçbir ışığı geçirmeyecek kadar kalındı. Son on gündür her şey, planlanmış bir tiyatro sahnesi gibi ilerliyordu. Her hareketi, her kelimesi, her adımı... bir başkasının senaryosunda yürür gibiydi. O artık ne istediğini düşünebilen biri değildi. Sadece babasının istediği gibi yaşayan, konuşan, giyinen bir figürdü. İlk durak ev alışverişi olmuştu. Korkut Hanzade 'nin tek kızı olarak, evleneceği adamın da en az kendisi kadar güçlü bir aileden seçilmiş olmasıyla, gösteriş bir zaruret halini almıştı. Tanem ve Baran, beraber olmaktan çok birbirlerine tahammül eden iki yabancı gibi, lüks bir mağazalar zincirinde kol kola yürümüşlerdi. Altın kaplama musluklardan, ithal cam vitrinler

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE