"Ee, ne yapacaksın o zaman burada Atlas? "
"Otururum."
"Evin yok mu?"
...
"Cevap?"
"Bilmiyorum."
"Tamam o zaman, bir kahve mi içsek ben üşüdüm burada."
"Tamam gidelim."
"Kahve sever misin bari?"
"Hayır, pek sayılmaz."
Gecenin bir saati zaten çok açık yer yoktur diye çevreye bakındım biraz, küçük bir kafe gördüm sonra. Açık gözüküyordu ilerledik birlikte. Ne diye Atlas' la birlikte bir yere gidiyordum bilmiyorum ama kötü bir fikir gibi gelmedi işte. Bütün olanlardan sonra iyi olabilirdi. Biraz garipti ama önemi yok. Bahsettiğim kafeye gittik hoş bir yere benziyor, sıcak bir kahve iyi gelir diye düşündüm, Atlas sevmiyormuş nasıl olsa. Hem internete bağlandım benim eve 1 saat uzaktayım. Yapacak çok bir şeyim yok sadece, of bilemiyorum. O ihtimal pek mümkün değil sanırım. Beni o kurtaramaz. Bir gece için belki...
"Nerede kalacaksın sen?"
"Bilmem."
"Neyi biliyorsun?"
"Hiçbir şeyi."
"Tamam."
"Sen nerede kalacaksın?"
"Bir arkadaşta- ama belki."
Atlas sessiz şekilde dururken garson yaklaştı.
"Bir şey alacak mıydınız hanımefendi?"
"Ben bir filtre kahve alayım."
"Hemen."
Garson gidince yeniden Atlas' a döndüm.
"Bir şey içmeyecek misin cidden?"
"Hayır."
"İyi."
"Ee, sen nerede kalacaksın? Bir arkadaşında falan mı kalacaksın?"
"Bunu sormamış mıydın? Belki."
"Ne demek belki."
"Bir arkadaşım var, eski bir arkadaşım, onda kalırım belki ama bilemiyorum."
"Neden?"
"Ne neden?"
"Neden emin değilsin diyorum."
"Ha, ben onu terk etmek zorunda kaldım, yine ailem yüzünden, şimdi dönsem... Bilemiyorum işte."
"Erkek arkadaşın mı?"
"Hayır."
"Düz baya arkadaşını mı terk etti-"
"Kız arkadaşım."
"Hm."
Bir şey söylemesini bekledim bir süre ama sessiz kaldı, gergin hissetmiyordum nedense. Bir süre daha konuşmadık sadece kahvemi yudumladım. Atlas arada yüzüme arada yola, dışarıya bakıyordu. Ama bir yorumda bulunmadı. Sonra birden sessizliği bozdu.
"Hadi kalkalım o zaman sen kahveni bitirdin zaten. Arkadaşına gidersin yolda eşlik edeyim sonra ayrılırız."
"Tamam... Nereden geldi bu ani plan?
" Hiç, öylesine."
Sonra sokağa çıkıp yürümeye başladık, bir yandan telefondan navigasyona bakıyor bir yandan da etrafı gözlüyorduk.
"Yalnız bir şey söyleyeceğim Atlas."
"Hı?"
"Şey ben kız arkadaşımı terk etmek zorunda kaldıktan sonra nasıl açıklayacağım bu geceyi?"
"İşte birlikte kalırsınız."
"Ee sonra?"
"Sonra birlikte yaşamaya devam edersiniz."
"O kadar kolay mı?"
"Bilmem."
"Sağol çok yardımcı oluyorsun."
"Ne demek."
Telefonum o saniyeden sonra çalmaya başladı. Arayan babamdı. Hera artık bir zorunluluk haline gelmişti ve başka hiçbir çarem yoktu.