Soruyordum kendime. Bütün bu olayların, bu hayatın, bu koşuşturmacanın üstüne gidebilir miydim? Hayatın beni mutsuz ettiği, mutlu ettiği her anı düşündüm. Ölüm kadar yakındım. Yaşam kadar kendime. Onu özlüyorum... Geri gelmeyeceğini söylediği o anı düşünerek. Birlikte yürüdüğümüz o anı düşünerek. Hadi gidiyoruz, dediği hiçbir yere koşarak gitmeyişime pişmanım. Bazen bir yerlerden çıkıp gelecek gibi hissediyorum. Tekrar mutlu olabilir miyiz? Gelmeyecek, nasıl mutlu olalım. O yokken ben nasıl mutlu olacağım? Bütün hayatımı bu apartmana bu dört duvara bırakıp akmak istiyorum. Hayattan ne çok bahsettim. Artık keman sesi yok. Artık kapımı çalıp bana sıcak poğaça getiren biri yok. Artık benim eteklerimi çekiştirip beni sinirlendirip sonra da beni teselli eden biri yok. Kimim vardı? Başladığım no

