Oradan oraya, oradan oraya insanlar. Arabalar..."Kaçmak istediklerin aklının başkentine yerleşmişken kaçamıyorsun gittiğin yerden. " Geride kalan diye bir şey yok. Hepsini yanımda taşıyorum giderken. Bu kadar dayanılmazın içinde kendimize bir yol bulmuştuk nihayet. Bir gün bana; Neden söylemek istediğini kelimelerin arkasından söylüyorsun? Açık açık söyle. demişti. Nasıl açık açık söyleyebilirdim. Kalbin eline aldığın bir şey değil ki kırıklığı onar, kırılmamasını, sevmemesini sağla. Çok sevmek beraberinde çokça kırılmayı da getirmişti. Bir gün Dodi ile dondurma yerken içine sığamadığı ayakkabılara bakıp; "O ayakkabı sana küçük geliyor. Neden ısrarla ayaklarını içine sokmaya çalışıyorsun ki?" Dedim. Durdu. Bana baktı sonra tekrar ayaklarını sığdırmaya çalıştı. Ağzından fısıltıyla; "Pek

