Tükürüğüm boğazıma takılı kalakalırken, karşımda oturan Muratında benden kalır yanı yoktu.. Hatta kısmi felç geçirdiğini bile düşünmeye başlamıştım.. Çünkü hareket eden sadece göz kapaklarıydı.. " Benim karımla yemek yeme cesaretini, nereden bulduğunu öğrenebilir miyim acaba Murat.. " Burak bir elini yumruk halinde masanın üzerine koymuş ve benim yanımdan Murata doğru eğilmişti.. Muratın yüzü kırmızıdan mora dönerken, gözlerinin dolmaya başladığına yemin edebilirdim.. Dudaklarımı açıp kapatırken, Murata " sakin olmasını " anlatmaya çalışıyordum ama, tepemizde dikilen şahsiyetin varlığından dolayı pek icraatageçemiyordum.. İnsanlar üzerinde böyle bir etki bıraktığı için kendisiyle gurur duyuyormuydu bilmiyorum, ama bıraktığı etkinin gayette farkındaydı... Çünkü dudağının bir kenarı

