Otel odasındaki büyük camın önüne çektiğim tekli koltukta, öylece oturmuş dışarıyı izliyordum.. Şafak sökmek üzereydi ve ben hala gözümü bile kırpmamıştım... Burağın hala aşağıda ve arabanın içinde beklediğini bilmek, nedense beni mutlu etmek yerine sinirlendirmekten başka bir işe yaramıyordu.. Söyledikleri, anlattıkları aklımın hayalimin alacağı şeyler değildi.. Öldü sandığımız adamın, aslında yaşadığını öğrenmek, kendimi dipsiz bir kuyunun dibine itilmiş hissi veriyordu bana.. Nasıl bir adamdı ki bu böyle bunca yıl kendini öldü gösterip, sonra bir anda ortaya çıkmış ve hala bizi ayırmak için planlar kurmaya başlamıştı ki böyle.. Bir yandan gitmeme izin vermeyeceğini söyleyen kocam ise, tüm bunları benim ve çocuklarımızın iyiliği için benden sakladığını anlatıyordu habire.. Peki bunl

