Adımlarım Baran'ın önünde durdu. “Evet… ne konuşacağız?” dedim, gözlerimi dikerek. O, yaslandığı yerden doğrulup bana bir adım yaklaştı. Sonra ani bir hareketle beni duvarla kendisi arasına sıkıştırdı. Elini belime koyduğu an, öfkem kabardı. “Sakın bana dokunma!” dedim kararlı, keskin bir sesle. Her an yüzüne yumruğumu geçirebilirdim. Baran şaşkınlıkla geri çekildi, gözlerindeki şüphe beni taradı. Kendimi toparlamalıydım, yoksa maskem hemen düşerdi. Sesimi yumuşatıp dudaklarıma yapmacık bir gülümseme kondurdum. İçimden de "Elif için," demeyi ihmal etmedim. “Yani… ağam… evlenmeden olmaz.” Baran’ın kaşları yukarı kalktı, duyduğunu tartar gibi baktı. “Naz yapacağım diyorsun yani.” Naz yapsam sana mı yaparım, daha Pars'a bile naz yapmamışım ben. Öfkemi kenara ittim. Baran'a bir adım

