irine göre tatlı beni tanıyan birine göre şeytani bir sırıtmaydı . Tatlı çıkardığım sesimle " Komutanım sizde biliyorsunuz ki bordo eğitimi bunun 3 - 4 kat fazlası . Ayrıca ben çok daha ağırlarını aldım onlara da bir şey olmaz . Kendilerine gelirler " dediğimde hafifçe kafasını salladı .
Asıl konuya giriş yapmak için yerimde iyice dikleşip " Konutanım emniyete olan saldırıyı biliyorsunuz . " dediğimde o da yerinde dikleşip devam et der gibi baktı . " Ben çok fazla yaralı olduğundan bizim de bu ara operasyonumuz olmamasından yardım etmek istiyorum . Benimle birlikte gönüllü olan 4 kişiyle çarşıya inip devriye gezmek istedim . Tabi izniniz olursa " dediğimde bir süre düşündü .
Normalde böyle bir şeye izin verilmezdi ama durum ortadaydı . Süleyman albay kafasını hafif sallayıp telefonundan birini aradı . Camın önüne geçip sessizce konuşurken ağzını tam okuyamasamda tahmin ediyordum kimle konuştuğunu . Büyük ihtimalle emniyet müdürü ile konuşup izin alıyordu .
Geri geldiğinde bana hafif tebessüm edip " Akşama kadar devriye sizde akşam onların ekip devralıcak . " dediğinde kafamı salladım ve odadan çıktım .
Tugayın bahçesine geldiğimde gördüğüm yeni gelen beşliden 4 düyle karşılaştım . Bir Emir yoktu . Derin bir nefes aldım . Ve arabama ilerledim . Sivil değildik hiçbirimiz . Ağır mühimmat olmasa da herkesin yanında beylik tabancası vardı . Arabaya binip diğerlerini beklediğimde hâla bana baktıklarını fark ettim .
Camımı açıp " Komutanım ben yürüyerek gelmek istiyorum demeniz yeterliydi " dediğimde yine anlamazsa baktılar . Bu hallerine göz devirip " Lan binsenize . Yürüyerek gelmek isteyen yürüyebilir " dediğimde hemen geldiler . Hamza öne yöneldiğinde Can hızla ondan önce davranıp öne bindi .
Arkadan Hamza nın kötü bakışları altında kalmıştı . Hamza ya hitaben " Çek lan askerimin üstünden kötü bakışlarını " dediğimde hızlıca gözlerini kaçırıp ensesini kaşımıştı . Bu dediğimle Can gülerken bende güldüm. Diğerleri de arkaya geçtiğinde arabayı çalıştırdım .
Arabayı park edip indik diğerlerine bakıp " Ayrılalım . Can sen benimle gel . Burada buluşalım 3 saat sonra . " dedikten sonra diğerlerinin tam tersi tarafa gitmeye başladık .
Tabi bu sırada Can ın ahiretlik sorularıyla da uğraşıyordum . " Komutanım kaç yaşındasınız ? Çok genç duruyorsunuz ? Evli misiniz ? Nişanlı mısınız ? Sevgiliniz var mı ? Aileniz nerede ? Bordo bereli olmak zor değil mi ? Bizden önce bir şeyler olmuş galiba . Tüm tugay bunu konuşuyor ama bize anlatmadılar . Ne oldu komutanım ? Sizinle ilgiliymiş doğru mu ? " dediğinde dayanamayacağını fark ederek durdum .
Vücudumu Can a çevirerek " Can bana göz koydunda haberim mi yok ? Bir maaşımı sormadın . Ayrıcaaaa " dedim sonda uzatarak " Lan ne dedikoducu askeriyesinin benden başka işiniz mi yok ? Neyse ben senin sorularına yanıt verim bari . O kadar konuştun boşa gitmesin . " dedim .
Derin nefes alıp sorularını büyük bir sakinlikle cevaplamaya çalıştım . " Evet bir olay oldu . Yıldız timi beni hainlikle suçlayıp belli bir süre ihraç edilmemi sağladılar . Olay bu ayrıca 28 yaşındayım . " dediğimde gözlerini pörtlermiş beni izliyordu .
Kendine yavaşça gelirken " Sizin gibi birisini " diye mırıldandı . Ben yürümeye başladığımda o da hızlıca büyük bir kaç adımda yanıma geldi ve yanımda yürümeye başladı . Beni üzeceğini düşünmüş olacakki konuyu değiştirerek tekrardan " Evli misiniz ? " diye sordu . "Hayır " diye cevap verdiğimde " Nişanlı mısınız ? " diye ordu bu sefer .
Nereye kadar soracaktı acaba . " Hayır " diye cevap verdiğimde inanmayarak " Sevgiliniz ... o da mı yok ? " diye sordu duraksayarak .
Bende duraksadım . Biz Alperenle sevgili mi sayılıyorduk . Hayır . Sözlü bir şey yoktu . Bir ad koymamıştık . İlk fırsatta ad koymayı aklıma not ettim ve Can ın sorusunu cevapladım . " Hayır Can " dedikten sonra yüne yürümeye başladım .
Can da bana yetiştikten sonra bana
dönerek " Hiç mi yok ? " diye sordu .
Kaşlarımı çatarak " Can hiç mi ne demek. Yok can %30 var ya da 1 paket var ama yeterli yok . Ne diyorsun yaaa ? Can iyi misin ? " dediğimde yüzünü buruşturdu . O da ne sorduğunu fark etmiş olmalıydı .
Tam bir şey daha soracakken ilerde toplanmış topluluğu gördüm . Oraya doğru ilerlerken arkamdan gelen Can ın ayak seslerini duyabiliyordum .
İlerledikçe gördüğüm kalabalıkla kaşlarımı çattım . Can a döndüğümde onun da aynı yere baktığını gördüm . Oraya ilerlediğimizde röportaj gibi bir şey olduğunu anladım . Aralara karışıp dinlerken benim zamanımdaki gibi olduğunu fark ettim . Bir üniversite öğrencisinin " Ben haklıyım abi . Ben yaşlılara artık yer vermiyorum . Onların bu Türkiye yi bitiren zihniyetleri devam ettiği sürece ben onlara saygı duymam . " dediğinde kaşlarım çatıldı .
Oradan çıkan bir amcanın " Sizde ahlak yok . Bir de yalancısınız hepinizin altında son model telefonlar . Hâla ekonomiye laf ediyorsunuz . Ne içiyorsanız söyleyin biz de içelim " dediğinde amcadan yayılan alkol kokusuyla yüzümü buruşturdum .
Omzumda olan bordo bereme bakıp sakinleştikten sonra lafa atladım . " Amca gençlere laf atıyorsun . Ne içiyorsanız bana da verin diyorsun ama kendin şuan sarhoşsun onu ne yapıcaz ? Ayrıca telefon bir ihtiyaç . İnsanlar istediği eşyaları alır , giyer , gezer , tozar . Bu ekonominin iyi olduğunu göstermez . Biz şuan bir ekmeğe 5 lira veriyorsak , bir suya 2 lira veriyorsak üzülmeliyiz . " dediğimde amca hazır cevap bir şekilde " O zaman okusunlar çalışsınlar . İyi maaş alsınlar . Çalışmayanlara göre ekonomi kötü . " dediğinde onu şokla dinledim .
Bazı zihniyetlere yer etmiş düşünceyi değiştiremiyordun işte . Yandan çıkışan Can ın " Amca biz sence çalışmıyor gibi mi gözüküyoruz . Ayrıca benim kardeşim coğrafya hocası 2 yıldır atanamıyor . Arkadaşım bilgisiyar mühendisi ama işe alınmıyor . Neymiş tecrübesi yokmuş . Mezun olduğunda onu almazlarsa nasıl tecrübesi olucak acaba . Gençler okuyorlar ama çalışamıyorlar . " dediğinde Canın ne yaşadığını düşünüyordum . Çocuk dolmuş dolmuş .
Can da bana dönünce amcayı boş verip ilk konuşan gence baktım . " Yaşlılarla kafa yapımız uyuşmuyor olabilir . Hatta bize göre onlar hatalı bile olabilir ama ne olursa olsun onlar bizim büyüğümüz ve saygılı davranmalıyız . Senin de baban , annen , deden var . Birisi onlardan birine böyle davransa hoşuna gider mi ? " dediğimde kafasını eğdi . Hafif bir tebessümle omzunu hafif sıktım . Bana baktığında güldüğümü görüp o da mahçupça güldü .
Tam gitmek için Can a baktığımda arkadan gelen genç sesle durdum . " Ülkeyi beğenmeyen gitsin " dediğinde gözlerimi kapattım . Sanki ülkeyi bok gibi diyoruz . Gence döndüğümde beni bir süzdü . Bu hareketine göz devirdim .
Ama Can sinirlenmiş olmalı ki " Seni bir süzerim ömrü hayatın boyunca başkasını süzemezsin . Gözlerini komutanımın üstünden çek " dediğinde elimi omzuna koydum sakinleşmesi için .
Gence dönüp " Sence gitmesi gereken halk mı ? Ayrıca burada hiç kimse gitmekten bahsetmedi . Eleştirsekte biz bu vatan için canımızı veriyoruz . " dediğimde hâla karşılık vermeye çalışıyordu .
Demin yanımda olan teyze öne atlayıp " Eleştirmemiz ya da yakınmamız sevmediğimiz anlamına gelmez . Ne olursa olsun vatanımdan vazgeçmem . Ama bu ekonominin kötü olduğunu değiştirmiyor " dediğinde aklımda olan tek şey nereye düştüğümdü . Can a baktığımda onunda aynı şeyi düşündüğünü gördüm . Teyze ve genç tartışırken deminki genç ve amca da katıldı . Yanıma gelen Can la bu işi nasıl çözeceğimizi düşünüyorduk . Olası bir kavga olabilirdi . Bizde ayırmak zorunda kalabilirdik . Kendi kendime sıkkın bir nefes verdim .
Can ile birlikte bir süre uğraştıktan sonra ayırmıştık . Röportajı yapan adamın bize mikrofonu doğrultmasıyla ona döndük . " Siz 15 Temmuz ile ilgili ne düşünüyorsunuz ? " diye sorduğunda kaldım .
Hangi anlamda sorduğunu merak etmiştim . Tam bunu soracağım zaman ortaya atlayan sarışın erkeğe döndüm . " Bence suçsuzlarda ceza aldığı için devlet suçlu . " dediğinde durdum . Kaşlarımı çatarken ortaya atlayan esmer kıza döndüm .
Büyük bir hırsla " Bence devlet haklı . Hemde sonuna kadar . Onlar halkı katletti . Ölmeyi hak ediyorlardı " dediğinde iyice kaşlarım çatıldı .
Sarışın erkek büyük bir öfkeyle esmer kıza " Kadın aklınla bilmediğin işlere karışma . " dediğinde ona şaşkınlıkla baktım . Kadın aklıyla diyor ama tam yanında bir kadın asker olduğunu unutuyordu galiba . Çünkü bunun başka bir açıklaması olamazdı . Kafamı Can a çevirdiğimde onun bana şaşkın bakışlar attığını gördüm .
Yeniden olaya döndüğümde ortaya bir sarışın bir kız atladı ve " Bence ikinizinde haksız olduğu konular var . " dedi .
Ortaya yani atlayan kızıl erkeğe baktım . Kıza bakıp " Sen ne yönünden bakıyorsun bilmiyorum ama orada masumlar vardı . İdam edilen hapis cezası alanların içinde . " dediğinde kız daha da sinirlendi . Sarışın kız kavgadan çekilmişti çoktan . Esmer erkek ise sadece izliyordu en önden .
Esmer kız hırsla " Onlar masum halkı öldürdü . Tabiki cezaları ölümdü . " diye tekrarladı .
Kızıl saçlı çocuk sakin bir sesle " Oraya tatbikat yapılacak diye götürülen masumlarda vardı . Onların be suçu var ? " diye sorduğunda kız umursamadan " Onlar da salak mı ? Köprünün orada tatbikat mı yapılır ? İnanmasalardı . Kendi salaklıları yüzünden öldüler . Sizde cahil cahil konuşmayın . Hiç bir şey bilmiyorsunuz ve konuşuyorsunuz . " dediğinde sakinleşmeye çalışıyordum . Yeniden bordo bereme baktım . Yüzümdeki gerginlik hafif tebessüme döndüğünde artık karışmaya karar verdim .
İlk önce kadın aklınızla diyene esmer erkeğe dönüp " Bir kadınım ve senden çok daha fazla bilgim var . O yüzden bence bir daha böyle bir cümle kullanma . " dedim . En kızıl çocuğa dönüp omzunu sıvazladığımda bana döndü . Yüzümdeki tebessümü görünce o da tebessüm etti . Sarışın kıza dönüp " Bence sende kelimelerini düzgün seç . Biri seninle aynı düşünceye sahip olmayınca cahil olmaz . Ayrıca hatalısın . Orada tatbikat diye belen erler ve askeri öğrenciler vardı . Ben o sırada görevdeydim . Bilmiyorum o yüzden ama arkadaşım oradaydı ve bana anlattı . Orada hiç bir şeyden haberi olmayan çoğu er ve öğrencilerin silahında barut bulunmamış yani halka ateş etmemişler ama yinede idam edildi ya da hapse girdi . Şahsen ben onların yerinde olsam özelliklede öğrencilerin , tatbikat yapıldığına inanmazdım ama şöyle bir şey var . Askerlikte emir komuta zinciri vardı . Orada gerçekten bir tatbikat olsa ve sen komutanına karşı çıkıp gitmezsen seni daha eline almadığın mesleğinden ederler . O sırada komutana bağlı olmaktan başka şansları yoktu . Ama sırada o krizin ortasındaykende masum olup olmadıklarından emin olamazlardı . Yani onlarında hataları var ama o durumda yapılacak , verilecek en doğru kararı verdiler . " dediğimde kız susmuştu .
Kafasını kaldırdığında gözlerindeki nefretle bana bakıp " Sende darbecilerdensin . Hainsin sen . Savcılığa vericem seni . " diyerek ayrılan kızla yüzüne şaşkınca bakmıştım .
Yanıma gelen Can a diğerlerinin duyamayacağı şekilde fısıldayarak " Bu aralar gelen , giden , karşılaşan , gören herkes bana hain damgası vuruyor . Ne kadar harika bir dönem . " dediğimde Can destek olmak istercesine kolumu okşadı . Ona dönmeden " Hoşt , bana mı yürüyon lan ? " dediğimde o da bende kıkırdamıştık .
Kızın gitmesiyle yine aralarında yeni bir soru üzerinden tartışmaya başlayınca alnımı ovdum . Bugün bitmeyecekti galiba .
Saatlerdir uğraştıktan sonra güzelce kalabalığı dağıtmıştık Can la . Şimdi de buluşma mekanına gidiyorduk . Geldiğimizde bir süre Hamzaları bekledik onlar da geldiğinde şimdiki tek işimiz gelecek ekibi beklemekti .
Gelecek ekibi beklerken gördüğüm helvacıyla gülümsedim. " Beyler neli helva istersiniz ? " dediğimde Can masum masum bana bakıp " Ne helvası komutanım ? " dedi .
Büyük bir ciddiyetle " Seni öldürdükten sonra arkandan yapacağım helvayı neli istediklerini sormuştum. Yani boşver . Seni çok bağlamıyor " dediğimde gözlerini açtı .
Kekeleyerek " Ni ... niye ki ? " dediğinde hepimiz gülmüştük . Hamza beni izlesede umursamamıştım ama rahatsız etmişti . Can a bakıp " Can bak şurada ne var ? " diyerek elimle helvacıyı gösterdiğimde hâla korkuyla yavaşça döndü.
Çocuksu ve korkulu bir sesle " Yoksa şimdi mi beni öldüreceksiniz ? Madem öldürdünüz bari helvamı kendiniz yapın ! " diyerek sona doğru sitem etmişti .
Sabır çekerken kendi kendime konuşuyordum . " Yok ya bu büyümemiş . " dedikten sonra hafif kıkırdadım . Hepsinin yüzüne bakıp " Hadi söyleyin " dedim . Can hızla " Fıstıklı olsun benimki " dediğinde gülümsedim . Diğerleri biz almayalım komutanım desenlerde zorla söyletmiştim . Emir demiri keser ne de olsa.
2 çikolatalı 2 fıstıklı almıştım . Hamza istememişti . Çünkü sevmiyordu . Bunu umursamadan Can ile gidip helvaları aldık . Helvaları yedikten sonra gelen polis aracıyla gülümsedim .
Polislere burayı bırakacağım zaman yan sokaktan gelen bağırışla hepimiz oraya koştuk .