Derin bir nefes aldıktan sonra " Şimdi şöyleki Aysima biz senden mütevellit habire karşılaşınca numaralarımızı aldık birbirimizin . Sonra ilk başlarda normal başlayan ve arada bir olan konuşmalarımız şuan her gün ve bu şekile evrimleşti . Bende anlayamadım . " dediğinde gülümsedim .
O yaş olarak benim ablam olsada ben ona bir abla edasıyla yaklaşarak " Beren , bana yaptıklarından anlamışsındır ki Çağlar ın güven problemi var . O yüzden onunla bir ilişkiye başlamadan önce ondan emin ol ve mümkünse kimliğini söyle . " diyip yüzüne baktığımda moodunun düştüğünü gördüm . Derin bir nefes alarak devam ettim . " İlerde senden şüphelenmeye başlarsa bu ilişkinizde geri döndüremeyecek sorunlara yol açabilir. Anladın mı ben aşk ? " diye sorduğumda buruk bir tebessüm edip kafasını salladı .
Üzüldüğünü gördükçe bende üzülüyordum . Onu neşelendirmek için " Sen aşık mı oldun kız ? " diyip yanaklarını sıkmaya başladım .
O da bu hamlemi beklemediği için hazırlıksız yakalandı . Onun yanaklarını sıkarken o elleriyle benim ellerimi yanaklarından ayırmaya çalışıyordu. Ayrıca konuşmaya çalışıyordu ama boğuk sesleri yüzünden zar zor anlıyordum onu . " Aysima ... salak kız yapma ... yanaklarım sarkacak mal yapmasana kız ... AYSİMA " diye en son bağırdığında gülerek ellerimi çektim .
Onu taklit ederek sinirlendirmek için abartarak " Yanaklarım sarkacak sonra beni beğenmeyecekler . Çağlar benim yüzüme bile bakmayıp başkasıyla konuşacak gözümün önünde . Onun elini tutacak . Onjnla evlenecek . Öcüler gibi sarkık yanakla gezicem . Yanaklarımdan sonra gözlerim ve kaşlarımda sarkacak ve Marianne gibi ortalıkta dolanacağım . " diyip kahkaha attığım koluma vurarak " Abartma Aysima " dedi .
Ona tek kaşımı kaldırıp baktığımda bana göz devirmişti . Bu yaptığına gülüp yandaki yastığı aldım ve Beren in kafasına yağıştırdım . O daha ne olduğunu anlamadan kafası yatağa düşmüştü . Düştüğü yerden kalkıp aynı şekilde o da bir yastık alıp benim kafama vurdu . Onun bu hamlesini beklediğim için çok sarsılmamıştım . Ona karşı gülerek bir kez daha vurduğumda o da bana vurmaya başlamıştı . Sonra birden yastığımın azaldığını hissettiğim sırada Beren e bir kere daha vurdum . Beren in üstüne saçılan tüylerle gözlerimi sonuna kadar açtım . Beren de aynı şekilde ban baktığında kafamı yere eğdim . Yerdeki bir sürü tüyü gördüğümde garip bir surat ifadesi yaptım . Demekki yastığımdaki azalma bundandı .
Bu sırada yeni banyo yapan Beren her yerine yapışmış olan tüylere şokla bakıyordu . Sonra sinirle bana dönüp yastığı kafama daha sert vurmaya başladı bir yandan da " Aysima yastığımı patlattın . Ayrıca daha yeni banyo yapmıştım şu halime bak koyundan hallice oldum . " dedi .
Ben kollarınla kendimi korumaya çalışırken gülüp " Aaaa niye öyle diyorsun . Koyunlarında önemli yeri var toplumumuzda . " dedikten sonra daha sert vurmaya başladı .
Bu hareketiyle istemsiz çığlık atıp " Tamam yaa . Özür dilerim sende patlatacaksın şimdi yastığı . Biz o kadar zengin değiliz Beren . Bir yastık olmuş 100 lira . Ben bir tane soktum bize sende sokma bize . " dedikten sonra kendi dediğime kahkaha attım . Ne garip bir cümle olmuştu o .
O sırada yüzüme gelen tüylerle ve Beren in durmasıyla ne zaman kapattığımı hatırlamadığım gözümü açtım . İkimizde şaşkın bir şekilde bana bakarken yerlere baktığımda kaldım . Çok dağılmıştı ve bende saçımı kurutmadığımdan tüyler saçıma yapışmışlardı .
Ağlar bir ses çıkardığım zaman çalan kapıyla kapıya ilerledik . Kapıyı bakmadan kapı açılır açılmaz " Aysima iyi misin ? Bir çığlık duy ... " diyip cümlesini tamamlayamamıştı Alperen . Çünkü bizi görmüştü . Daha doğrusu görmüşlerdi Alperen ve Beyza .
Ben hafif kafamı kaşıyıp sırıttıktan sonra ağzımı açmıştım ki Beyzanın eğlendiği anlaşılan alaylı sesiyle " Kızlar kurban bayramına daha vardı . " diyen sesini duymuştum . Bu dediği komiğime giderken bana demiş olması bu durumu değiştirmemişti . Ben neredeyse yere düşecek kadar gülerken Alperen ve Beyza da gülüyordu . Beren ise kollarında göğsünde kavuşturmuş somurtuyordu . Galiba Beren ile bir daha banyo yapmamız gerekecekti .
Sıkıntıyla ofladığımda arkamda olan Alperen " Aysima oflamadan bir dur . " diyerek beni uyardı . Şuan ne mi yapıyoruz . Banyo yapmaya üşendiğimiz için biz Beren ile yere oturduk . Beren in arkasındaki koltuğa Beyza benim arkamdakine Alperen oturdu . Ve saçımızda gördükleri tüyleri yanlarındaki poşete dolduruyorlar . Neredeyse 1 saat oldu ama hâla bitmemesi beni sıkmıştı ve bu yüzden dakikada bir ofluyordum . Saate baktığımda gecenin 3 ü olduğunu görmemle gözlerim irileşti .
Yeniden oflamak için derin bir nefes çektiğimde bunu niye yaptığımı Alperen hızla elini ağzıma kapattı . Kafamı geriye eğip koltuğa koyup Alperen in yüzüne baktım . O da aynı şekilde bana bakıp televizyonun netflixini açıp bir film seçti . Açtığı filme baktığımda sherlock holmes olduğunu gördüm . En sevdiğim filmlerden olduğu için gülümseyerek izlemeye başladım . Beren arkasını dönmeye çalışıp izlemeye çalışsada Beyza yüzünden bir türlü izleyemiyordu .
Filmin bittiğini gördüğümde esneyerek saate baktım . Saat 5 buçuktu . Bu saatte ne mi yapıyorduk . Alperen in açtığı Sherlock holmesi izliyorduk . Alperen bitirdikten sonra ben onun yanına oturmuştum. Bizden 5 dakika sonrada Beyza sonunda bitirip Alperen in diğer yanına oturmuştu . Kafasını Alperen in omzuna yaslayıp filmi izlemeye başladığında ne kadar kıskansanda ses etmemiştim . Tabi canım arkadaşım Beren beni anladığı için Beyza yı Alperen in göğsünden kaldırıp kendi omzuna yatırmıştı . Bu hafif sırıtmamı sağlarken sırıtmam Alperen kafamı göğsüne koyana kadar sürmüştü . Bu yüzden filme daha rahat odaklanmıştım . Niye odaklanamayayım ki dimi ?
Güneş odasında yatıyordu . Halamı da salona geçince benim odama göndermiştim .
Filmin bitmesiyle Beyza ve Alperen evlerine giderken , Beren odasına gitmişti bende koltukta halamın açtığı yatağa yatıp 2 - 3 dakika içinde uykuya dalmıştım .
3 gün sonra ...
Sabah uyandığımda çok mutluydum . Sonunda tugaya gidicektim . Ayrıca sevgili albay postamız için gerekli kanıtları bulmuştuk . Zaten kaçmaması için sorgu odasında tutsakta sadece tanıklarla olmayacağı için hızlıca kanıtları bulmuşlardı .
Tugaya geç kalmamak için atlayarak yataktan çıkım . Hızlıca işlerimi halledip karargaha geçtim . Karargahın girişinde beni gören herkes geçmiş olsun diyip sizi özledik diyorlardı . Bende kafa sallayıp gidiyordum .
Odama girip üstümü değiştirmeden önce karşıma geçen 5 adamla kaldım . Karargahta ilk defa görüyordum . Bu 1 hafta içinde gelmiş olmalıydılar . Rütbelerine baktığımda 2 tanesi uzman onbaşı . 1 tanesi çavuş , 2 tanesi ise onbaşıydı .
Sarışın , bal rengi gözleri olan uzman onbaşı geçip " Hanımefendi burası her istediğinizde gelip girebileceğiniz bir yer değil . Lütfen sizi dışarı alalım " dediğinde onları inceledim . Bana izin vermeyen 1.90 boylarındaydı . 35 yaşlarındaydı .
Yanında ki diğer uzman onbaşıya baktığımda . Çok tanıdık gelmişti . Kahverengi saçları , ela gözleri ve 1.95 boyuyla olduğundan genç gözüküyordu . 30 gibi dursada 35 yaşlarında olmalıydı . Ayrıca nedenini anlamasamda sanki daha önce karşılaşmış , konuşmuşum gibi tanıdık geliyordu . O da sanki beni tanıyormuş dikkatli ve kaşları çatılmış bir şekilde beni inceliyordu .
Yandaki çavuşa baktığımda kahverengi saçları , kahverengi gözleri ve 1.85 boyu vardı . Bu da 30 yaşlarında olmalıydı .
Onbaşılara baktığımda birinin kumral ve yeşil gözlü olduğunu gördüm . Görüntüsü çok sempatik duruyordu.
Diğerine baktığımda tatlı tatlı sırıtıyordu. Bu adam kesinlikle çok tatlıydı . Benim yaşımda olmalıydı . Esmer teni , kahverengi saçları ve kahverengi gözleriyle oldukça yakışıklıydı . Bu farklılık yüz hatlarından olmalıydı .
Onları incelemeyi bırakıp bana söyleyen kişiye baktım . Ve gayet dakin bir sesle " Buraya kadar gelebildiğime göre girebiliyorum istediğim zaman değil mi ? " diyip güldüm .
Esmer uzman onbaşı bana karşı tek kaşını kaldırdı . " Biz size gideceğiniz yere karar eşlik edelim hanımefendi " dediğinde kafamla önüme düşmelerini işaret ederek " Albayın odasına gideceğim " dedim.
Önüme geçmeleri ile albayın odasına yönlendirdiler beni sanki bilmiyormuşum gibi . Oblar öyle sansınlar ne diyeyim başka . Albay postasının yerinde olmaması yüzümde bir gülümsemeye sebep olurken sırıttım . Çoktan deliller ile teslim edilmiş olmalıydı savcılığa .
Kapıyı çalıp albayın odasına girdi sarışın uzman onbaşı . 1 - 2 dakika sonra odadan çıkınca bana içeri girmemi işaret etti . İçeri girdiğimde direk arkamdan kapı kapandı .
Ben de albayın önüne gelip hazır olda durup " Kıdemli üsteğmen Aysima GÜÇLÜ . Giresun " dedim . Albay bana bakıp " Otur kızım " desede oturmadım . " Otur asker " diye sesini yükselttiğinde hızlıca oturdum . Şimdi sırf oturmadım diye ceza filan verir . Ne de olsa bu adam Süleyman albay sağı solu belli olmaz . Oturmadım diye ceza verip ' ben öyle uygun gördüm ' diyebilir yani .
Albay " Söyle kızım niye geldin ? " dediğinde hafif gülerek " Komutanım ben Yıldız timini affetmiş olabilirim ama hâla Kılıç timine geçmek istiyorum . " dediğimde kafasını sallayarak " Ben hallederim o işi ama Yıldız timi hatasını anladıklarını düşünüyorum . Kılıç timinin istihbaharatçısı yakında dönecek o zamana kadar Kılıç timine geçeceksin . İstihbaharatçı gelince ne yapacağımızı yeniden düşünürüz " diyip ayaklandı .
Benle onunla ayaklanırken albay " Kılıç timi şuan görevde yarın dönecekler . Ayrıca bölüğe de içtimaya al . Yeni 5 kişi geldi onların da durumları ölç ve değerlendirmeni bana söyle . " dediğinde hiç beklemeden " Emrederseniz komutanım . " diyip odadan çıktım .
Biraz ilerde gazino ya doğru giden ere bakıp " Bölüğü içtima sahasına topla asker " diyip odama ilerledim . Hızla odama gidip üstümü değiştirdim ve üniformalarımı giydim .
Bahçeye çıktığımda bölüğün arkası bana dönük konuşuyorlardı. Sessizce onlara yaklaşıp dinlerken duyduklarımla dudaklarım da küçük bir tebessüm oldu . " Bir bordodan eğitim alıcakmışız bugün . Çok heyecanlı lan . " demişti yeni gelenlerden esmer onbaşı .
Bölükten biri " Birazdan görürsün heyacanı . İçimizden geçecek " dediğinde esmer onbaşı " Olsun ondan çok şey öğrenebiliriz " demişti . Ben sevmiştim bu çocuğu .
Beni tanıyanlardan daha da ses çıkmamıştı çünkü ağırlarına sıçacağımı biliyorlardı . Onlara laf anlatıp yorulmak yerine birazdan görecekleri için dinlenmeyi seçmişlerdi . 2 - 3 kere eğitimimi yapmışlardı .
Beni dışarı çıkarmaya çalışan sarışın uzman onbaşı " Nasıl biri acaba ? Bize de onun hakkında hiç bilgi vermiyorsunuz olum . Olmaz ki böyle . Görsek belki kabalık edicez . Belki diklenip emir vermeye çalışıcaz . " dediğinde yavaş adımlarla içlerine girdim . Sırıtmaya başladım . Zaten yapacaklarını yapmışlardı .
Bunu onlarında bilmesi için " Zaten yapacağını yaptın asker . Korkma o yüzden " dediğimde yeni gelen 5 askere kal gelirken bölük hızla hazır ola geçmişti . Bir kaç saniye içinde onlar da hazır ola geçerken hepsinin gözlerine bakarak konuşmaya başladım . " Kendini tanıt asker " dediğimde hızla esmer onbaşı öne çıkıp " Onbaşı Can KUTAY . İzmir . " dedi ve geri yerine döndü .
Yanındaki kumral onbaşı bu sefer öne çıkıp " Onbaşı Emir AKIN . Van " deyip geriye çıktı .
Yanındaki çavuş öne çıkıp " Çavuş Deniz DERE . Sinop " dedi ve yerine gitti .
Bana laf atan sarışın uzman onbaşı bu sefer öne çıkıp " Uzman Onbaşı Yunus SARIKUŞ . Elazığ ." deyip yerine geçtiğinde saatlerdir hatırlamaya çalıştığım esmer uzman onbaşı öne çıktı .
" Uzman Onbaşı Hamza KÜRŞAT . Mersin . " dediğinde tek kaşım havaya kalktı . Nereden tanıdığımı hatırladığım için biraz kin dolmuştum ama bunu göstermeyecektim .
Yüzümdeki şeytani gülümsemeyi silmeyip Hamza nın gözünün içine bakıp " Bende Özel Kuvvetlerde Kıdemli Üsteğmen Aysima GÜÇLÜ " dediğimde Hamza nın yüzünde oluşan ifade onun da beni hatırladığına dair bir kanıttı .