12. Bölüm ( Hain )

3348 Kelimeler
İnandırmaya çalışır bir sesle " Hadi ama size gördüm diyorum . Bir teröristin kaçmasına yardım etti . Ben kolundan vurmuştum teröristi . Teröristi yakalamak; yerine kimin vurduğuna baktı . Sonra teröriste dönüp bir şey dedi . Terörist ona bir şey fırlatınca kulaklığını açtı . Ayrıca operasyonlarımız o geldiğinden beri başarılı olamıyor farkettiyseniz " demişti Çağlar . Ben demiştim ama bunun sağı solu belli olmaz diye . Allahtan ben ve Beren , Süleyman albayla Özcan başkana bilgi vermiştik bu konu hakkında . İşimi sağlama almak için telefonumu çıkarıp ses kaydını açtım . " O zaman oğlum bize söylemek yerine albaya söylemelisin biliyorsun dimi . Söyledin mi albaya ? " demişti Kenan yüzbaşı . Sesindeki katılık buradan bile anlaşılabilirdi . Duyduğum sesle beni savunmasını beklerken duyduklarımla omuzlarım düştü . " Komutanım Süleyman albayın her fırsatta Aysima yı koruması ve ona en ufak toz kondurmamasından söylememiş olabilir mi ? Bence Süleyman albay da hain . " demişti Asel . Ondan böyle bir şey beklemezdim kesinlikle . Biri bile mi beni kabul etmemişti . Biri bile mi güvenmemişti . Biri bile mi savunmazdı . Gitmek için hazırlanırken Mete nin kendinden emin ve sert sesiyle durdum . " Komutanım bence bu yaptığınız çok yanlış . Başkasının hatasını ona yüklüyorsunuz . Her operasyonda bizden daha çok sinirleniyor . Benim için ve sizin için kaç kere önümüze siper oldu . Kaç kere vurulmamızı engelleyip kendi vuruldu . Bana siper olmamış olsaydı ben yaşamıyordum şuan . Beni çoktan şehitliğe gömmüş olurdunuz . Ben şahsen onun hain olabileceğine ihtimal vermiyorum . Tugayda bir hain olduğu kesin ama bu kişi asla Aysima komutanım değil . " demişti . Sesindeki netlik ve benden en ufak bir şüphe duymaması beni mutlu ederken buruk bir tebessüm ettim . Cetin abinin sesini duyduğumda tebessümüm gülümsemeye dönüşmüştü . "Bu kız istihbaharatçı . O bıraktığı kişi de bir istihbaharatçı olabilir . Neden düşünmeden davranıyorsunuz . Süleyman albayda yıllardır bu karargahın komutanı kendi kafanızdan insanları hain yapmayın " demişti Çetin abi . Bunun üstüne Asel " Arada albaydan habersiz ortadan kaybolduğu oluyor 2-3 gün . Onu napıcaz abi . Albay bize soruyor Aysima nerede diye . " demişti . MİT için çıktığım operasyonlar için gittiğim olmuştu . Ortadan hemen kaybolup 2-3 gün sonra yeniden gelmiştim . Özcan başkan normalde direk haber veriyordu ama operasyonları kontrol ettiği için geç haber verdiği olmuştu . Ondan bahsediyor olmalıydı . Kırıldığımı hissederken daha fazla dinlemek istemediğime karar vermiştim . Telefondan ses kaydını kapatıp cebime koydum . İçeri girmekle girmemek arasında kalmıştım . Allahtan beni bu dertten çok sevgili (!) albay postamız kurtarmıştı . " Aysima komutanım albay sizi çağrırıyor " diyerek . Bilerek yapmadıysa bütün sülalemi kainat siksin . Ona sinirli bakışlarımı atarken arkamda aralık olan kapı açılmıştı . Herkesin şüpheli olan bakışlarına maruz kaldığımı hissederken albay postasını elimi sallayarak gönderdim . Arkamı döndüğümde Asel , Kenan yüzbaşı ve Çağların alaylı sırıtışıyla karşı karşıya gelmiştim . Cihan abi şüpheyle bakıyordu . Meteyle Çetin abi ise biraz utanç vardı . Galiba konuştuklarını duyduğumu düşünüyorlardı . Haklılardı da . Kenan Yüzbaşıyı hiç umursamayarak ikisinede tebessüm edip baş selamı verip arkamı döndüm . Albayın odasına doğru yürürken arkamdan Çağların " Bizi dinliyordu . Bizi gizli gizli dinliyordu . Daha ne kadar kanıtlayabiliriz hain olduğunu " demişti . Onu hiç umursamadan ilerlerken Kenan yüzbaşının hızlı ve sert adımlarla bana yaklaştığını hissettim . Beni kolumdan tutup durdurduğunda " Karşında komutanın var . Selam vermen gerekmiyor muydu asker ? " dedi . Sesindeki nefreti normal bir insan olsanızda anlayabilirdiniz . Çok belliydi ve saklama ihtiyacı durmuyordu . Alayla tek kaşımı kaldırıp " Bana güvenmeyen bir timin ne üyesiyimdir ne de parçasıyımdır . Aynı şekilde bana güvenmeyen kişi ne komutanımdır ne de tanıdığım biridir . Benim için bir yabancıdan farksızsınız . Hiç bir asker önyargılı olmamalıdır . İşimiz şüphelenmek ama bunu başkalarına bir kanıtı olmadan yansıtmak değil " dedim . Belki de çok daha ağır laf ederek hata yapabilirdim ama kendimi zor tutmuştum . Kenan yüzbaşının yüzüne bakıp kolumu ondan kurtardıktan sonra albayın odasına gittim . Kapıyı çaldığımda içerden gelen gir sesiyle girdim . Tekmil verip albay ın sözüyle rahata geçtim . İçerde gördüğüm Özcan başkan a da selam verip Süleyman albaya döndüm . Kendimden emin sesimle " Komutanım mümkünse başka bir time geçmek istiyorum . " dediğimde sorgulayan bakışlarıyla karşılaştım . Telefonumu çıkarıp ses kaydını açtığında dinledikçe albayın sinirlendiğini fark etmiştim . Haklıydı . Kendi hakkında da hain deniyordu . Ayrıca beni kendi eğitmişti . Bordo bereli eğitimimde benimle ilgilenen komutan albaydı . Albay sinirle kafasını sallayıp " Aysima yaptıkları hiç hoş değil . Hatta berbat ama bir süre daha beklemeni istiyorum . Hâla aynı devam ederlerse Kılıç timine geçersin . " dediğinde kafamı sallamıştım . Selam verip çıktığımda bahçedeki banklara oturdum . Karşıda ki dağları izlerken yüzümde buruk bir tebessüm oldu . Kılıç timi yeni ve kalıcı olarak gelen timdi . Bordolardı benim gibi . Onların timine geçmenin daha iyi olduğunu düşünüyordum . Daha görmemiştim timi . Biz dönmeden önce onlarda göreve gitmişlerdi . Ama iyi anlaşacağımı hissediyordum . Çünkü Kılıç ismi eski timimin adıydı . Benimle birlikte kurulmuştu tim . Timdeki tek kız olarak da Cihangir Yüzbaşı ve tim bana seçtirmişti tim ismini . Aralarında en genç bendim . Hepsi abimdi . Hep istediğim abiliği yapmışlardı . Bana onları hatırlatmıştı yeni tim . Elime telefonu alıp Cihangir abiyi aradığımda meşguldeydi . Görevdelerdi galiba . Arkadan gelen ayak sesleriyle oraya dikkat kesildim . Bir süre sonrada omzuma dokunmak için elini uzattığında o daha dokunamadan asele döndüm . Asel ilk başta irkilsede hemen kendini toplayıp sert bir sesle " albay timi çağırıyor " dedi . Kafamı sallayıp ayağa kalkarken o da önden yürümeye başladı . Onu takip ederken harekat odasına geldik . Herkes burada otururken albaya selam verip yerimize oturduk . Ekranda 30 lu yaşların başında esmer , kirli sakalı olan zengin olduğu belli bir adam belirirken albay hepimize bakıp anlatmaya başladı . " Bu Cafer ÇALGICI . Teröristlerin finansal destek kaynağı. Burada teröristlere finansal destek yaptığına dair belgeler var . Sizde o bilgileri alacaksınız . Bu akşam bir parti olucak evinde . Özel konuklarla . Kendi odasında gizli bir oda var içinde de bir kasa bilgiler kasanın içindeki flashta . Kenan zengin bir iş adamı olucak . Cihan ve Asel evli bir çiftsiniz . Çağlar ve Mete garsonsunuz . Aysima babasının kalan işlerini devralıcak tek varissin . Çetin sende Aysima nın şöförü . Sizin kimlikler hazır . Asel ve Cihan yoğun bir makyajla sizi izin aldığımız AKAR çiftine benzeticez . Kenan sende aynı şekilde yoğun bir makyajla benzetiliceksin . Çağlar , Mete ve Çetin sizler zaten direk giriceksiniz . Aysima sende sır gibi saklanan ve ilk defa ortaya çıkan ATABEY lerin varisisin . Plan size ait . Aysima adamı oyalarken Mete mi alır ? Yoksa Aysima bir yolunu bulup adamın odasına mı girer ? Tamamen sizde o iş . Odalarınıza kıyafetleriniz bırakıldı . Onları da alıp sizin için ayarlanan eve gidin . Oraya makyözlerini gelicek . Anlaşılmayan bir şey ? " dediğinde hiç kimseden ses çıkmadı . Kafasını sallayıp odadan çıkmadan önce Kenan yüzbaşının eline bir kağıt verdi . Biz arabalarla ayarlanan eve giderken elimdeki kıyafete bakmıştım . Beyaz simli olan omuzları düşük bacağında derin bir dekoltesi olan bir elbiseydi . Altına da onunla aynı beyaz simlerden yapılmış bir topuklu ayakkabı vardı . Kıyafetimi giymiş , saçımı ve makyajımı yapmıştım ama sadece bakıyordum kendime . Elbise baya açıktı . Baya baya açıktı ama güzeldi de . Bütün vücuduma makyaj yapmak zorunda kalmıştım ama . Çünkü bir sürü yara izi vardı . Ama şuan çok güzel gözüküyordum . Makyajı abartmamıştım bilerek. Üstüm zaten çok parlaktı . Yüzüme renk gelmesi için bir tek kırmızı rujla abartmıştım . Bacağıma bıçağımı koydum . Çantama da silahımı atıp odanın kapısına ilerledim . Odadan çıkıp salona inerken topuk sesimle herkes bana dönmüştü . Benden 1-2 dakika sonra Asel de geldiğinde hızla arabalara binip çıkmıştık . Herkes yerine yerleştiğinde bu sefer davet salonuna ben girdim . Çoğu kişinin bakışı bana dönerken ben Caferciğimin yakınındaki masalardan birine gittim . Caferciğim , Asel ve Cihan abinin masasındaydı . Onlardan sonra kısaca Kenan yüzbaşıyla da konuştuktan sonra bana doğru geldiğini hissettim aynı anda kulaklıktan Caferciğimin buraya geldiğine dair cümlelerle gülümseyerek beklemeye başladım . Caferle odasına girip alıcak kişi bendim . Hayattaki şansımın bu olması beni üzerken bu adamı odaya götürdükten sonra bayıltmayı düşünüyordum . Ya da ilgimi çekmiş gibi yapıp almalıydım . Ondan şuan emin değildim . Caferciğim yanıma gelip yüzündeki güzel sandığı ama iğrenç sırıtmasıyla elimdeki şarapı uzatıp " Sizin gibi güzle bir bayanın tek başına olmasına izin veremezdim . " dediğinde role girerek elindeki şarapı alıp " Çok incesiniz beyefendi. Ama bu ince beyefendi beni yalnız bırakmayacak kadar ince adını bahşetmeyecek kadar kaba " dediğimde gülümsemesi arttı . Elindeki şarap bir yudum aldığında bende küçük bir yudum aldım elimdekinden . Bana arzu dolu bir bakış atıp " Üzgünüm . Ben Cafer , Cafer Bezci . " dediğinde cilveli bir şekilde güldüm . Adamın isminde meymenet yoktu . Cilve yapmaya devam ederek " Tanıştığıma çok memnun oldum Cafer Bey . Ben Asmin Atabey ." dediğimde alınmış gibi yaparak " Lütfen Cafer de Asmin " dedi . Ağıma düştüğü için gülerek " Tabiki Cafer " dedim . Konuşmayı uzatan Cafer e anlaması ve finansal yardım konusunu açması için subliminal mesaj veriyordum . Ama hala bir atak yoktu . Ya anlamıyordu ya da emin olmak istiyordu . En son beklediğim hamleyi yapıp " Siz de mi finansal destek veriyorsunuz ? " demişti . Evet ya . Bende destek yapıyorum ama burun kırıp burun estetikçilerine yapıyorum . Yüzümü üzgün bir hale sokup " Maalesef babam istemiyor ve desteklemiyor . Bende gizli yaparsam direk ortaya çıkar diye cesaret edemiyorum " dedim . Bana yandan alaylı bir sırıtış gönderip " Gel ben sana öğretirim " diyip yukarı kata çıkmaya başladı . Bir yatak odasına girdiğinde bende peşinden girdim . Beni kütüphanesinin önüne getirip bir kitabı çektiğinde kapı açıldı . Ben bilerek gözlerimi büyütürken Cafer bana alayla bakıyordu . İçeri girip kasayı açtığında kasanın şifresini de görmüştüm . 935701 tü . Arasakta bulamazmışız çünkü rastgele bir şifreydi . İçinden bir kaç dosya çıkarıp anlatırken bende çantamdan telefonumdan Meteye mesaj yazıyordum . Hangi oda , kitap , şifre bilgisini verip işaretimi beklemesini söyledim . Ayrıca işi bittiği gibi yangın alarmın basmasını da rica etmiştim . Anında görüldü olurken sessize alıp çantama geri koydum . Odadan çıkartmak için aklıma gelen fikirle kendimden iğrenirken " Caferciğim burada otopark var mı ? " diye sordum . Bana anlamaz gözlerle bakıp " Var " derken cilveyle sırıtıp imayla baktım ona . Adamla öğrendiğim ayrı bilgi ise fantazilerine düşkündü . Bu adamın donunun markasına kadar biliyordum ve bunun ne kadar midemi bulandırdığını anlatamazdım . Tabiki puşt herif imayı anlayıp hızlıca odadan çıktı . Benide çıkartırken bir yere sürüklüyordu . Odadan çıkarken gördüğüm koridordaki Mete idi . Benimle göz göze gelip kafasını sallamıştı . Etrafa dikkatle bakarak yolu hafızama kaydediyordum . Aşağıda içinde onlarca araba olan otoparka indiğimizde beni duvara yaslayıp öpmeye başladı . 1-2 dakikaya Mete nin işi bitmeliydi . Kendimden iğrenirken bir süre ses çıkarmamam gerekiyordu . 1 dakika kadar sonra öten alarmla derin nefes vermek isterken adamın hala çekilmediğini farkettim . Hızla onu itip " Cafer yangın alarmı çalıyor . Bir yer yanıyor olmalı " dediğimde hâla bana arzu dolu bakışlar atıyordu. Hızla yukarı doğru çıkarken arkamdan gelen Caferi de gözlemliyordum . Yukarı çıktığımda kalabalığın arasına karışmadan önce " Merak etme seni bulurum " diyip hızla çıkışa gittim . Bulucam seni merak etme Cafer . Sorgu odasında bulucam hemde . Ağzına sıçmayan Aysima değildir . Arabaya bindiğimde Çetin abi hızla arabayı çalıştırıp ilerlerken bende kolanyalı mendil arıyordum . Bulamayınca " Abi kolanyalı mendil yok mu ? " dediğimde öndeki torpidoyu gösterdi . Hızlıca öne atlayıp torpidoyu açarken dudağımı temizledim . Midemin bulandığını hissediyordum . Bunun nedeninin de bana getirdiği içkiye attığı uyuşturucu olduğunu da biliyordum . Ne kadar dayanmaya çalışsamda başımda dönmeye başlayınca " Çetin abi kenarda dur " dediğimde hızla durdu . Timden nedenini sorduklarını duruyordum hatta bunun benim oyunum olduğunu izimizi kaybettirip Çetin abiyi öldüreceğimi söyleyen bile olmuştu ama onları umursamadım çünkü bilimcimin gittiğini hissediyordum . İyi bile dayanmıştım . İçmeyen biri olarak çoktan bir yere yığılmış olmam gerekiyordu . Hızla arabadan dışarı çıkıp bir ağacın dibine kusarken Çetin abinin time olanı anlattığını ve elindeki su ve peçeteyle bana geldiğini hissetmiştim . Yavaş yavaş doğrulurken Çetin abi elindekileri uzattı . Ağzımı silip su içtiğimde daha iyiydim . Arabaya binip tugaya doğru yola çıktığımızda camı açarak kafamı cama yasladım . Tugaya gidip izaat verdikten sonra eve geçmiştim . Apartmana girip merdiven yerine asansöre bindim . Başım dönüyordu . Uyuşturucunun etkisi hâla biraz vardı . Albay bile bile içtiğim için çok azarlamıştı zaten . Bir de o yüzden ağrıyordu başım . Ama içmezsem şüphelenecekti . Asansör açıldığında kapıyı doğru ilerleyip kapıyı çalmak için elimi kaldırdığımda ben çalmadan açılmıştı . Karşımda gördüğüm Beyza ya yorgun bakışlarımı atarken o üstümü süzüyordu . Yüzümdeki makyajı çıkartmıştım . Saçımı açık bırakmıştım . Dalgalı bir şekilde salınıktı . Beyza yı umursamayarak içeri girdiğimde Beren ve Alperen muhabbet ettikleri konuyu bırakıp beni süzmeye başlamışlardı . Onları da umursamayarak kendimi en yakın koltuğa bıraktım . Bana en yakın koltuğun Alperen in oturduğu ikili koltuk olması umrumda dahi değildi . Diğerleri bana bir bakış atarken Alperen yaklaşıp " Aysima iyi misin ? " diye sordu . Ona evet anlamında kafamı salladım . Beren bir şey olduğunu anlamış olacakki " Yok iyi değil . Kendinde değil gibi . " diyip yanıma geldi . Dibime oturup saçlarımı okşarken " Aysima ne oldu ? " dedi . Bunun üstüne ben ne zaman kapattığımı bilmediğim gözlerimi zar zor açıp " Altı üstü bana bir şerefsizin verdiği ayrıca içinde kullanmayan birini komaya sokacak kadar uyuşturucu olan bir şarapı bitirdim . Ama merak etmeyin 1 saat kadar sonra çıkardım " deyip elimi önemli bişey değil dercesine sallamıştım . Alperen endişeyle elimi tuttu . Yüzüme bakarken gözlerindeki endişeyi net bir şekilde anlayabiliyordum . Beren hemen beni kaldırıp odama götürdü . Banyoya sokup soğuk suyla duş alıp kendime geldikten sonra sıcak suyla da duş aldırdı . Üstümü kalın giyinip yatağa yatıcağım zaman odaya girip beni sürükleyen Alperen e hala boş bakışlarımı atıyordum . Salona götürdüğünde Beyza nın koltuğa yatak hazırladığını gördüm . Alperen beni yatağa yatırıp üstümü örttü . Beren de gerekebilecek eşyaları getirirken onlara boş bakıyordum . Alperen e bir bakış atıp götümü döndüğümde beni yeniden kendine döndürüp yüzümü avuçları arasına aldı . Anlımı öperken ona tuhaf tuhaf ona bakıp " Ateşime mi bakıyorsun ? " dediğimde kafasını evet anlamında salladı . Kafamı belli belirsiz sallayıp masanın üstündeki ateşölçeri gösterirken " Yalnız orada ateşölçer var " dedim . Alperen hafif gülerek " Sus sen ben doktorum daha iyi bilirim " dediğinde bende güldüm . Gözlerim yavaş yavaş kapatırken hala gülümsüyordum. Sabah uyandığımda gece olanlar aklıma gelmişti . Yandaki koltuklarda yatan Beren , Alperen ve Beyza ya bir bakış atıp düşünmeye başladım . Dün gece Alperen in alnımı öptüğüne dair bir hayal görmüştüm . Ama uyuşturucu alan birinin ateşi çıkmayacağı için rüya ya da hayal olduğuna emindim . Ama asıl sorun neden böyle bir rüya görmüştüm . Bunu düşünmeye devam edersen işin içinden çıkamayacağımı düşünüp odam gittim . Üstünü değiştirip evden çıkarken not bırakmıştım yattığım yere . Tugaya geldiğimde Asel in yatağına baktım . Olmadığını gördüğümde geç kalktığımı timle gazino da olabiliceklerini düşünmüştüm ama her zamanki gibi saat 5 e geliyordu . Erken gelmiştim karargaha her zamanki gibi . Alışkın olduğumdan sabah saate bakma ihtiyacı duymamıştım bile . Bu saatte nerede olduğunu umursamayıp içtimamı yapmaya başladığımda 7 ye doğru tim toplanmıştı . Bende timle birlikte bir daha içtima yaparken herkes çok sessizdi . İçimde ki kötü hissi atmaya çalışırken içtimaya devam ettim . İçtima bittiğinde odama girip duş almıştım . Asel in habire bana baktığını hissediyordum ama onun tarafına bakmıyordum . Duştan sonra albayın odasına gidip çarşı izni istedim . Arın ın doğum günüydü . Onun için hediye bakıcaktım . Arabamla çarşıya giderken aklıma hediye seçenekleri geliyordu . Ama hepsi çok klasik ve çok sıradandı . Bu onun 18. yaş günü olduğu için özel bir hediye almak istiyordum ama aklıma hiç bir şey gelmiyordu . Çarşıya inip gezerken hâla özel bir hediye bulamamıştım . Kalabalığın hafif toplandığı bir yerden sesler gelince oraya ilerledim . Baktığımda bir adamla bir kadın tartışıyorlardı . Adam kadını itip yere düşürdüğünde adama atılan bir kaç kişi olmuştu . Adam onları atlatıp kadına yürüdüğünde hızla önüne geçip hafif bir kuvvetle ittim . Gerilediği zaman " Ne olursa olsun tartışma da kavga da kadın haksız da olsa vurma hakkına sahip değilsin . " dediğimde alayla bana bakıp " Sen karışma karı " dedi . Karı mı allahın öküzü . Alayla dudağım kıvrıldığında ona bakıp " İyi bak sensindir karı " dediğimde sinirle üstüme geldi . Etrafıma baktığımsa video çekenler vardı . Adamı tutanlar daha doğrusu tutmaya çalışanlar vardı . Film izler gibi izleyenler vardı . Ama hiç birinin aklına polisi aramak gelmemişti . Sonunda içlerinden bir genç çıkıp " Abla polisi arim mi ? " diye sorduğunda hemen kafamı salladım . Adamı hırpalayan topluluğa yanaşıp adamı ellerinden alıp yere ittim . Yere düşerken topluluğa bakıp " Bu adam bu tavrı hak ediyor biliyorum ama bu ülkede bir adalet var . O yüzden hırpalamak yerine adalete teslim edeceğiz " dediğimde bir adam ortaya atladı . " Bu ülkede ne kadar adalet kavramı var bacım " dedi . Çok haklıydı . Maalesef bu zamanda çoğu kişi rüşvet alarak parayı verenin istediğini yapardı . Haklı olduğunu bilsemde " Biliyorum ama kendi adaletimizi sağlamak yerine adaletin yerine gelmesi için uğraşmalıyız . Düşünün herkes kendi adaletini sağlamaya çalışırsa ortalık ne olur ? Ben cevaplayayım . Kan gölü olur . Hatta daha kötüsü olur . Herkesin adalet anlayışı farklıdır . Bu yüzden adalet sağlamak yerine adaleti arayarak , sessiz kalmayarak ve pes etmeyerek adaleti aramalıyız . " dediğimde çoğu kişiden onaylayan mırıltılar çıktı . Polis sesleri duyduğumda kadının yanına ilerlemiştim . Polislere olayı anlatıp karakoldan çıkarken kardeşime verebileceğim hediyeyi de bulmuştum . Kendisi polis olmak çok istiyordu . Cinayet şubesinde olmak için çalışıyordu . Ve bir kaç ay sonra sınava girecekti . Şansına benimde cinayet şubeden bir arkadaşım vardı . Doğum gününden önceki 2 günün onunla geçirmesini rica edicektim . İşleyişin nasıl olduğunu olayları kavrayabilmesi için bence gayet makul bir hediyeydi . Hızla telefonumdan Alev i ararken bir yandan da arabaya yürüyordum . Alev uçakta iş birliği yaptığım komiserdi . Cinayet şube komiseri olduğunu öğrenmiştim . Telefondan gelen Alev in sesiyle gülümsedim . " Ooo naber ay güzeli " demişti şen şakrak sesiyle . Onun gibi " İyidir senden güzellik . Ya benim sana bir şey sormam lazım . Müsait misin acaba ? " dediğimde gülüp " Bana işin mi düştü kız ? " dedi . Mahcup bir sesle " Sorma yaaa . Biraz öyle oldu ama . 1 ay sonra erkek kardeşimin doğum günü ve cinayet şube komiseri olmak istiyor . Belki 2 gün sen onu yanında gezdirisin . Biraz daha bilgi sahibi olur . Hem de benim hediyem olur ? Ne diyorsun ? Biraz fazla zaman daha var ama izin işlemleri filan da olduğu için erken söylemek daha iyi olur diye düşündüm " dediğimde bir süre durmuştu . Düşünüyordu galiba . Karar vermiş olacakki " Olur ben amirle konuşurum ama hangi günler " diye sorduğunda arabama ulaşmıştın. Kapıyı açıp binerken bir yandan da Aleve cevap veriyordum . " 4-5 Ağustos . Hem hafta sonuna geliyor hemde 6 sı da doğum günü . Uygun mu senin için ? " dediğimde " Merak etme ben halledip sana haber vericem ay güzelim " deyip kapattı . Sırf ben yüzüme kapatılmasına sevmiyorum diye yapıyordu . Ona gülerken tugaya gelmiştim . Arabayı tugayın için park ettiğimde yanıma bir er geldi . " Komutanım Efsun savcı sizi harekat odasına bekliyor " dediğinde kaşlarım çatılmıştı . Ere başımla gidebilirsin işareti yaptığımda yanımdan ayrılmıştı . Sert ve kendinden emin adımlarla harekat odasına doğru gidiyorsum . Odanın kapısını çalıp içeri girdiğimde içeri de 3 tim , albay ve Efsun savcı vardı . Söylediği şeyler beni dumura uğratırken olduğum yerde kaldım . Kendinde emin sesiyle " Kıdemli üsteğmen Aysima GÜÇLÜ . Hakkınızda terörle ilgili bağlantılı olduğunuz düşünüldüğü için soruşturma açıldı . Soruşturma sonlana kadar görevden uzaklaştırıldınız . Şimdi askeri kimliğini ve silahını bırak ve çık " demişti . Başımdan aşağı kaynar sular döküldüğünü hissederken gözümü kırpmadan Efsun savcıya bakıyordum .
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE