11. Bölüm ( Timde Kabullenilmeyen )

3693 Kelimeler
Koşarak gelen Mete ye bir bakış attım . Sitemli bir sesle " Ne oldu Mete ? Niye koşuyorsun ? Arasana telefonla . " dediğimde o da kaşlarını çattı . Bir süre durup o da dediğimi düşündükten sonra mantıklı gelmiş olmalı ki " Harbi yaaa . Ben niye koştum . " dedi kendini sorgulayan bir tavırla . Ben sırıtırken Alperen ve Beyza gülüyordu . " Evet Mete niye geldin . Bari boş bişey için koşmuş olma . " dediğimde telaşlı bir hale bürünüp " Komutanım albay sizi çağırmıştı " dediğinde ona göz devirdim . Tugayla burası arası arabayla 5 dakikaydı . Ama koşarak 15-20 dakikada anca gelmiş olmalıydı . Bu saftirik keşke arasaydı . " Sizin karargaha gitmeniz için yarım saat vermişti " dediğinde gözlerim büyüdü . Son dakika bombayı patlatmıştı çocuk . Hızla kafasına vurup kolundan tuttuğum gibi merdivenlere çektim . Hızla aşağı inerken aklıma ev geldi . Güneş evde olmalıydı ama kapıyı açmamıştı . Beren onu evden başka bir yere bırakmazdı ama o da görevdeydi . Bu kız o zaman neredeydi . Durup elimdeki anahtarı Beyza ya fırlattığımda hızla tutmuştu . Düşünceler eşliğinde hızla merdivenlerden inmeye devam etmiştim . Aşağı gelince hızla arabaya binip çalıştırdım . Mete de hızla bindiğinde olaylardan bahsediyordu . Karargah a birisi gelmiş . Süleyman albayın kopyası gibi olan biri . Daha önce görmedikleri biri . Albayın odasına girdikten sonra albay hemen beni çağırmalarını istemiş . Aklıma direk Özcan başkan gelmişti . Özcan başkan geldiyse Beren ile ilgili bir durumun olduğunu tahmin etmek o kadar zor değildi . Karargahın önüne geldiğimde kimliğimi gösterip hızla girip park ettim . Arkamdaki Mete yi umursamadan direk albayın odasınadoğru yol aldım . Yolda gördüğüm erler selam verirken ben hızlı bir şekilde kafa sallayıp geçiyordum . Odanın önüne gidip kapıyı çaldım . Süleyman albayın " Gir " sesini duyar duymaz girip tekmil verdim . Süleyman albay sıkıntıyla bana bakıp " Otur kızım " dedi . Oturmayıp ayakta durduğumda komutunu tekrar edip bu sefer " Otur asker " dedi . Dediği gibide oturmuştum . Süleyman albaya bakıp konuşmasını beklerken Özcan başkan konuşmaya başladı . " Beren en son sen onu gördüğünü söylediğinden beri bizle iletişime geçmedi . " dedi . Ne kadar başının çaresine bakabileceğini bilsemde endişelenmiştim ama belli etmeden sakin bir sesle " Başkanım 1 gün bile olmadı . Akşam belki arar " dedim . Özcan başkan hazır cevap verdi . " Bugün alıcağı bilgiyle görevi bitmiş olmalıydı . Ayrıca başka bir kamptaki istihbaharatçımız bize bir istihbaharatçının ortaya çıktığı haberinin geldiğini söyledi . Kesin bir şey değil . Adamımız emin olana karar bişey yapamayız . O yüzden bir süre beklicez . Ama Aysima tanıdığın kişiler varsa ya da Beren sana ulaşırsa direk söylüyorsun . Haberin olsun diye söyledim . Ayrıca hazırda bekle . Emin olduğumuz gibi Beren i almaya çıkıcaksın . Bu yüzden karargahtan ayrılma " dediğinde kalmıştım . Yakalanmış olmasına ihtimal vermiyordum . Beren o kadar çaylak değildi . Gerekirse o kamptan bir şey bırakmaz ama yinede gelirdi . Özcan başkana bakıp " Emredersiniz başkanım . İzninizle tanıdığım bir kaç kişiden haber toplayayım " diyip selam verip çıktım . Odama geldiğimde hemen diğer hattımı çıkardım . Oralarda olan arkadaşımı aradığımda aynı şeyleri demişti . Zaten Özcan başkana haber veren kişiymiş . Hızlıca sınır dışında görevde olsada o kampla bağlantılı bir kampta olduğu için bilgisi olabileceğini düşündüğüm Yağız ı aradım . Bir süre çalıp kapanmıştı . Geri arayacağını düşünerek beklemeye başladım . Akşam olmuştu. Yağız bana hâla dönmemişti . Saatlerdir Beren den haber yoktu . Daha ne kadar dibe batabilirdim acaba . Telefonumun çalmasıyla hızla yerimden kalktım . Yağızın aradığını görmemle hiç beklemeden açtım . " Ne oldu kız ? Sen beni durup dururken aramazdın . Ahhh tabi sende haklısın . Bana aşık olduğuna karar verdin ve daha fazla beklemeden hemen söylemeliyim diyip aradın dimi ? " dediğinde kıkırdadım . Bu çocuk yavşamadan duramıyordu kesinlikle . Onun gibi flörtöz bir tavırla " Evet aşkım . Sana aşık oldum . O yüzden " diyip durdum . Aonra daha yüksek bir sesle " Benimle evlenir misin Yağız ? Benimle evlen seni evimin hanımı ? Yatağımın sıcaklığı yapayım ? " dediğimde kahkaha atmıştı . Bende onunla gülerken burnumda tütmüştü . Onu özlediğimi net bir şekilde hissederken kahkaham buruk bir tebessüme dönüştü . Bu yüzden titreyen sesimle " Yağız " dedim . Yağızda duygusala bağladığımı anlamış olcakki " Efendim güzelim " dedi . Bu dudaklarımı daha fazla titrettiğinde titrek bir nefes aldım . Bir tek bana güzelim derdi . Sesimin kırılmamasına dikkat etmeye çalışarak " Ne zaman geliceksin ? Ben seni çok özledim . " dedim . Başaramamıştım . Titremişti . Gözlerim dolmuştu . Duygularımı bir Yağız ın yanında kontrol edemiyordum . Bunun üstüne Yağız da titrek bir nefes aldı . Onu üzdüğümü düşünerek daha çok gözlerim dolduğunda burnumu çektim . " Ağlama güzelim . Lütfen ağlama . Sen ağlarsan bende ağlarım . Hem bende seni çok özledim . İnşallah 5 - 6 aya bitecek . " dediğinde gülümsedim . O da bunu hissetmiş olacakki " Bir gülüşün için ölürüm güzelim " dediğinde kıkırdadım . Sonra aklıma gelen Beren ile ciddileşip " Yağız yavşamayı bırakta sadede gelelim " dediğimde o da ciddileşmişti . Sesimi düz tutarak " Bir istihbaharatçı arkadaşımdan haber alamıyoruz . Sizin kampa bağlı diğer kamplardan birindeydi en son . Bir bilgin var mı ? " dediğimde durmuştu bir süre . " Hiç bir haber yok ama bugün sabahtan beri bir kamptan haber alamıyorduk . Kamp patlatılmış . O olabilir mi ? " dediğinde Beren in yakalanmadığını anlamıştım . " Olabilir . Kampın çevresinde bir kaç tane köy var . Oralara bakayım o zaman . Belki oralara gitmiştir . " dediğimde beni onaylamıştı . Beni uyaran sesiyle " Bununla ilgili bir haber alırsam direk sana ulaşıcam . Bu arada burada ki şerefsizin gönderdiği adamlar hâla gelmedi . Yaklaşık 5 ekip . Her ekipte 10 kişi vardı . Dikkat et kendine Ayım benim " demişti . Her zaman yaptığı ve beni kendinden soğuttuğu espirisine göz devirip " Ha ha ve ha çok komik . Kapat işim var Yağız " demiştim . Telefonu kapatır kapatmaz albayın odasına gitmiştim . Gir sesini de duyduğum gibi girip tekmil verdim . Özcan başkan ve Süleyman albay bana bakarken konuşmaya başladım . " Komutanım bölgedeki arkadaşlarımdan kampın patlatıldığı haberini aldım . Çevredeki köylerden birinde olabilir . En son yaralıydı . Yarasına baktırmıştır ama yeniden yara aldıysa fenalaşmış olabilir . " dedim . Özcan başkan beni onaylayarak kafasını salladı . " Bende kampla ilgili o haberi aldım yeni . Seni çağırıcaktım . Hemen hazırlan . Arabayla köyleri gezip arayacaksın " dediğinde düşünüyordum . Acaba tuzak olabilir mi diye . Albaya dönüp " Komutanım emin olmadan gidip bakmak ne kadar mantıklı . Tuzak gibi hissediyorum . İstihbaharatçı arkadaşımda gönderilen adamların hâla geri dönmediğini söylemişti " dedim . Albay düşünüp Özcan başkana baktı . Özcan başkan başını olmaz anlamında sallayınca Süleyman albay bana döndü . Ben aralarındaki bakışmayı çözmeye denerken albay konuşmaya başladı . " Tek gitmek zorundasın Aysima . Beren in kimliğini açıklaması için üstlerden izin yokmuş " dediğinde bakışmayı şimdi anlamıştım . " Emredersiniz komutanım " diyip selam verip çıkmıştım . Odama gittiğimde normal kıyafetler giyip çıktım . Almam gereken silah ve mühimmatı çantama doldurdum . Dışarı çıktığımda yanda duran albayın postası hızla yanıma geldi . Hızlıca tekmil verdi . " Çavuş Ali Ege Kahraman . İzmir . Emret komutanım . " dedi . Elimi rahat anlamında salladığımda rahata geçip elime araba anahtarını bırakıp konuşmaya başladı . " Komutanım bu araçla köylere gidicekmişsiniz " dediğinde kafamı sallamıştım . Arabaya binip çantamı yanıma attım . Hızla kampa en yakın köye giderken albay postasının ben çıktıktan sonra telefonuna mesaj yazmasını düşünüyordum . Normalde yasaktı . Ve o görevi öğrenir öğrenmez şüpheli bir şekilde bakıp mesaj yazması beni şüphelendirmişti . Ayrıca karargaha geleli 2 ay 1 hafta oluyordu . O zamandan itibaren operasyonlarımız zorlaşmıştı . İlk köye yaklaştığımda susturucu takılı tabancamı aldım ve belime koydum . Arkadan uzun kabanımı alıp giyimdim . Köyde bir kaç kişiye Beren i tarif ettiğimde herkes görmediğini ve buraya genelde köylüler veya teröristler dışında insanların uğramadıklarını söylemişti . 3. köye gelmiştim . Diğer köyden de bir şey çıkmamıştı . Arabayı durdurup indiğimde yandan çantamı alıp sırtıma taktım . Köye doğu inmeye başladım . Arabayı köyün sonuna park edip dışardan direk görünmesini engellemiştim . Köye indiğimde köyden bir kaç kişi yanıma gelmişti . Yaşlı bir adam öne çıkıp " Buyur kızım . Ne vardı ? " demişti . Hafif bir tebessüm ile " Amca ben bir arkadaşımı arıyorum . Benim boylarımda kahverengi saçlı , ela gözlü bir kadın . Gördün mü acaba ? " dediğimde kaşlarını çatmıştı . Sert bir sesle ve telaşlı bir ruh haliyle " Sen bizi ne sanıyorsun . Biz insan mı kaçırıyoruz . Git başka yerde ara arkadaşını " diyip arkasını döndüğünde Beren in burada olduğundan emin olmuştum . Amcanın Beren i saklamak istedikleri çok belliydi . Hızlıca amcanın elini tutup sakin bir sesle " Amca askerim ben arkadaşımı almaya geldim . Her yerde onu arıyorlar . Alıp hemen dönmem lazım . İnanmıyorsan ona sor ? " dediğimde etraf iyice kalabalıklaşmıştı . Birisi kolumu tutup yaşlı amcadan ayırınca beni ona baktım . Sinirle bana bakıp beni ittiğinde sadece 1 adım geri gitmiştim . Genç adama baktığımda belinde ki silah dikkatimi çekmişti . Genç adama boş bakışlarımı yollayıp amcaya döndüm . Ben konuşmadan genç adam konuştu . Bağırarak " Biz bunları yemeyiz . Aradığın kadını git başka yerde ara " dedi . Bende en ufak bir korku olmazken elimi cüzdanımı almak için arkaya attım . Bu kadar sorun çıkacağını bilseydim . Direk yapardım bunu . Elimi arkaya attığım gibi karşımdaki genç adam belindeki silahı çıkartıp bana doğrulttu . Emniyetini açmadığı için çok umursamayarak ama güven veren bir sesle " Bak cüzdanımı alıcam " dedim . Genç adam kafasını salladığında yavaşça cüzdanımı çıkartmıştım . Genç adamın bana vuramayacağı silahı doğrultmasına daha fazla dayanamayıp ona doğru bir adım attım . Cüzdanımı yaşlı amcaya fırlatıp çocuğun elindeki silahı aldım atik bir hamleyle etraftaki bir kaç kişi daha silahını çıkartıp doğrulturken silaha baktığımda Beren in silahı olduğunu gördüm . Bunu çok umursamayarak silahın emniyetini açıp genç adamın eline verdim . O bana şokla bakarken " Öyle beni vuramazdın . " dedim . Diğerlerine baktığımda onlarda yeni emniyetini açtığını gördüm . Cidden nasıl silahın emniyetini açmayı unuturlar ya da bilmezler . Amca hızla yanıma gelip " Oğlum doğru söylüyor. Gerçekten askermiş . " dediğinde göz devirmiştim . Bana cüzdanımı uzatıp " Beni takip et kızım . " demişti . Amca beni alıp bir eve götürdüğünde genç adamda umursamadan bizi takip ediyordu . Silahını hâla pardon Beren in silahını hâla bana doğrultuyordu . İstesem direk alabilecek olduğum aklıma geldikçe habire göz deviriyordum . Amca evin kapısını açıp 2. katta ki bir odanın önünde durdu . Odanın kapısını çalıp " Kızım müsait misin ? " diye sormuştu amca . İçerde heralde Beren vardı . Ayrıca amca ile gencin isimlerini öğrenmem gerek yaaa . Amca ve genç adam mı dicem hep . İçerden gelen ses tahmin ettiğim gibi Beren e aitti . Beren kısık sesiyle" Müsaitim Sait amca " dediğinde dışımdan mı konuştuğumu düşünmüştüm ama 3 saniye filan sonra direk vazgeçmiştim bu fikrimden . İçeri girdiğimizde Beren beni görmeden önce genç adamı görüp " Can ablam sen beni mi öldürücen ? Napıyorsun kız ? İndir onu . Daha kullanmayıda bilmiyorsun . Ayrıca o benim tabancam mı ? " dediğinde kıkırdamıştım . Başı bana döndüğünde " Hee senin tabancayı yürütmüş kerata . " dediğimde gülmüştü . " Vay vay vay Aysima arkadaşını almaya mı gelmiş ? Yerim seni kız . " dediğinde yeniden kıkırdamıştım . Can denen çocuk bana dönüp anca inanmış olacakki mahcup bir sesle " Üzgünüm abla . Ben inanmamıştım sana . Ayrıca silah da doğrulttum. " dediğinde tebessüm etmiştim . Üzülmemesi için şefkatli sesim ile " Her önüne gelene inanmaman iyi ama silah konusunda bilmediğin silahı eline alma karşındaki bilmediğini farkederse senin için çok kötü olabilir . " dedikten sonra Beren e döndüm . " Ya bişey dicem Beren . İnsan haber verir . Saatlerdir senden haber beklediğimiz gibi sahadaki herkese seni soruyoruz . Şuna bak ya kızımız paşalar gibi oturmuş . Hatta yatıyor " dediğimde gülmüştü . Güldükten sonra bana göz devirmişti . Manyaktı bu kız kesin . Duygu geçişine bak yaa . " Bebek bende haber vermeyi biliyorum ama telefonlar 4-5 saattir çekmiyormuş . Bende anlamadım . Ben zaten buraya geldiğimde bayılmışım . 2-3 saattir uyanığım . O zaman da ulaşmaya çalıştım size ama dediğim gibi çekmiyor " dediğinde kaşlarımı çattım . Diğer köylerin hepsinde çekiyordu . Bu kampta da çekmesi gerekiyordu . Hatta bu kamp diğer kamplardan daha yüksekteydi . Onlar çekiyorsa buranın kesin çekmesi gerekiyordu .Telefonumu çıkarıp baktığımda gerçekten yoktu . Aklıma jammer olabiliceği gelince hızla Beren e dönüp " Tuzak olabilir " dediğim gibi camlar kırılmaya başlanmıştı . Şom ağzımı sikeyim ama ben . Hemen Can ın üstüne eğilip siper olduğumda Berende yanında olan Sait amcaya aynısını yapmıştı . Birbirimize bakarken çantamdan parçaladığım iki silahı çıkardım . Beren de benim çantamdan kendi silahının parçalarını çıkarırken bende kendiminkileri alıp birleştirmeye başlamıştım bile . Birleştirdiğimde Beren e baktım . Onun hala birleştirdiğini görünce onu bekledim . Birleştirdiğinde " Beren burada kafamızı çıkartamıyoruz ben arka tarafa gidip oradan çıkıcam . Arkalarından dolaşırım . Senden sadece 5 dakika idare etmeni istiyorum . Rastgele eve yaklaşmalarını engelleyecek şekilde sık . Bende idare ederdim ama sen yaralısın . Çok hareket etme . Ayrıca ben sana şarjör bırakıyorum . Şarjör sayın 3 e düştüğünde 5 kere belli aralıklarla 3 kere sıkıp bırak " dediğimde kafasını sallamıştı . Can o kadar silah sesine rağmen meraklı bir sesle " Abla bu kadar silah sesinin arasında nasıl anlayacaksın Beren ablanın silahının sesini ? " diye sormuştu . Ona tebessümle bakıp " Onların ki keleş sesi . Beren in ki silah sende anlarsın arasındaki farkı " dediğimde kafasını sallamıştı . Berene yanıma aldığım 7 şarjörü bıraktım . Çantanın ağzını kapatıp sırtıma aldım . Elimdeki silahla eğilerek ve hızlı adımlarla arka odalardan birine geçtim . Camdan dikkatle bakıp aşağıda birinin olmadığını görünce aşağı atladım . Silahımın ucuna susturucusunu takıp ilerlerken beni farkeden bir adamı kafasından vurdum . İlerlemeye devam ederken etrafı kontrol ediyordum . Yukarı çıktığımda jammerı görmüştüm . Bunların desteğinin gelebileceği aklıma gelince hızlıca jammera ilerledim . Kapattığım zaman albayı aradım . Telefon açıldığı gibi albayın bağıran sesi duyuldu . " Aysima ne oldu ? Niye sana ulaşamıyorduk ? Buldun mu Beren i ? " dediğinde arkadaki silah seslerini farketmiş olmalı ki sustu . Hızlı ve yüksek sesle konuşarak " Komutanım buldum ama saldırıya uğradık . 20 kişi şuan hallederim bu kadarını ama jamerları vardı . Destek ekip gelebilir onlara . Size ulaşamayabilirim . " demiştim hızlıca . O sırada Beren in silahının 3 lü atış sesleri geldi . Bunun üstüne " Komutanım mühimmatımız azaldı . Berende 3 , bende de 3 şarjör var " dediğimde Süleyman albay " Tamam sen merak etme . Ben oraya timi göndericem ama siz gözükmeyin . Özellikle Beren " dediğinde " Emredersiniz komutanım " deyip kapatmıştım . Hızlı adımlarla şerefsizlerin arkasına gittiğimde Berenin sihından ses çıkmıyordu . Şarjörü bitmiş olmalıydı . Tam zamanında gelmişliğin rahatlığıyla hızlıca yerleşip içeri girmek için kapıya ilerleyen itleri kafasından vurdum . Adamlar ne olduğunu anlayana kadar 17 kişiye düşmüşlerdi . Camdan çıkıp adamları elindeki tabancayla yavaşça vuran Beren le birlikte 20 dakikaya halletmiştik . Hızlıca eve girip eşyaları topladım . Sait amcaya dönüp " Sait amca buraya bir tim göndericekler . Bizim varlığımızı ve adımızı söylememen lazım . Söyleme olur mu " dediğimde kafasını sallamıştı . Berenle hızlıca köy sonuna doğru ilerlemeye başladık . Köyün sonuna gittiğimizde arabaya bindik . Ben Beren e bakıp sorsam izin vermeyeceğini bile bile hastaneye sürdüm . Hastaneye sürdüğümü anlar anlamaz da söylenmeye başlamıştı zaten . Neymiş o da doktormuş da kendisi de yapabilirmiş filan . Yapabileceğini biliyorum ama hastaneye gidebilecekken niye kendimiz yapalım ki . Bende yapabilirdim ama hastane varken niye ben yapayım ya da kendisi yapsın . Eve geldiğimizde hâla söyleniyordu . Hastaneye gitmiştik . Gelmiştik bu kız hâla aynı . Onu umursamayarak yukarı çıkarken Beren çoktan çıkmıştı zaten . Bizim kata geldiğimde Beren bana atar yapıp suratıma kapatmıştı kapıyı . Kapıyı çaldığımda ise içerden sesini duydum . " Açmıyorum . Hadi aç sıkıyorsa . Kapıda kalda abla sözü dinlemeyi öğren " demişti psikopat . İçeri doğru bende " Götümün ablası . Altı üstü 1 yaş büyüksün " diye bağırdım . Kapıya sinirle bakıp derin nefes alırken Alperen lerin kapısı açılmıştı . Arkamı döndüğümde Beyza bana gülerek bakıyordu. Hâla ona baktığımı görünce " Gelsene salak " diyip beni içeri çekmişti . Salona geçerken karşılıklı oturan Ece ve Alperenle karşı karşıya gelmiştim . Beyza da direk yanıma oturup bana döndü . Alperen ve Ece yi umursamayacağını anlayınca bende ona dönmüştüm . " Kız anlat bakayım var mı enişte ? " diyip imalı gülümseme takınınca imasını anlamamıştım . Ama gülerek " Yok , o işler bana göre değil aşk " dedim . Gülümsemesi büyürken " Doğru . Nasıl unutmuşum . Sen sadece yavşamayı seviyordun dimi " dediğinde gülmüştüm . " Aynen aşk aynen " dediğimde gülmüştü . Tabiki beni rezil etmeye programlanmış gibi " Ayyy şimdi hatırlıyorum da biz seninle konuşurken her cümlenin sonunu abime yavşayarak bitiriyordun . Hatta bir ara telefonunda ' abisine yavşadığım ' diye kaydetmiştin beni " diyip kahkaha atmıştı . Yaptığı imayı şimdi anlamıştım . Abisine yani Alperen e hep yavşardım . Ama en son onu sorduğumda Ece ile nişan kararı aldığını öğrenmiştim . O zamandan beri asla lafını açmamıştım . Zamanında hoşlanıyordum ama nişanlanıcaktı . Ayrıca karşılaşmayacağımı düşündüğüm için de daha rahat yavşıyordum . Beyza yine güldüğünde düşüncelerinden çıkıp ona baktım . " Ayyyy hatta sana sorduğumda benim gıcıklığım için yavşarken hoşlanmaya başladığını söylemiştin " dedi . Bende onun dediğiyle gülerken " He yaaa sırf senin gıcıklığına yavşayayım dedim . Allah belamı vermişti . Görmediğim , duymadığım , tanışmadığım adamdan hoşlanmaya başlamıştım " dediğimde kahkaha atmaya başlamıştık . Alperen in şaşkın bakışları veEce nin kıskanç ve sinirli bakışları eşliğinde uzunca bir süre eskiyi konuşmuştuk . En son ben ayağa kalkıp " Aşkım ben çok yorgunum . Biliyorsun operasyondan operasyona " dediğimde kafasını sallayıp beni yolcu etmek için ayağa kalktı . Ben giderken arkadan Ece nin cırlamasını duydum . " Ayyy operasyon ne ? Ne operasyonu ? Senin mesleğin ne ? " diye sormuştu . Normal bir şekilde sorsa düzgünce karşılık verirdim ama ya bu kadın Ece diye her şeyine gıcık kapıyordum ya da tavrı sinirimi bozuyordu . Emin değildim ama arkamı dönmeden " Askerim canım " diyip evden çıkmıştım . Kapıdaykende Beyza ile ayak üstü konuşurken laf arasında abisinin yani Alperen in nişanlı olmadığını . Ece ile olan nişanını 3 ay önce attığını söylemişti . Ben ona Ece nin Alperen e nişanlım diyince itiraz etmediğini söyleyince anlamadığı bir şekilde beni kıskandığından bahsetmişti . Ayrıca Ece ye ilişkilerinin bittiğini de anlatmaya çalıştığından söz etmişti . Ben ne kadar umrumda değil desemde anlatmış ve karşı daireye geçmeden sarılmıştı . Eve girdiğimde Beren e iyi geceler dileyip odama giderken Güneşin balkonda endişeyle biriyle konuştuğunu görmüştüm . Bana inandılar filanda diyordu ama bu meseleyi sonraya bırakmaya karar verip yatağıma atmıştım kendimi . Uyumadan da önce aklımda sadece Beyza nın son dedikleri vardı . 2 ay sonra ... Karargahtaki yatağımda uzanırken geçen 2 ayı düşünüyordum . 2 aydır gözlemlediğim şeylerden biriydi Güneşin üstündeki gerginlik ve tedirginlik . Sanki bişey demek istiyor ama korkuyordu birinden ya da bir şeyden . Güneşte bir şey vardı . Ama bir türlü anlamamıştım . Ben hem Süleyman albaya hem de Özcan başkana söylemiştim . Beren e göre yaşadıklarının getirisiydi tedirginlik . Her yerden o adamın çıkacağını düşünüyordur demişti . Ben öyle olduğunu düşünmüyordum çünkü gizlice takip ettiğim olmuştu . Genelde o adamla buluşuyor ya da ilk defa gördüğüm kişilere bir şeyler veriyordu . O adamın olduğu buluşmalar dışındaki her buluşmada yeni birisi oluyordu . Bu benim şüphelenmem için yeterde artardı . Zaten şüphelerimde haklı çıkmıştım. Bir hafta önce detaylı bir şekilde araştırılmasını istemiştim . Bir kaç saat önce istediğim bilgiler gelmişti . Güneşin karnındaki dışında 7 aylık bir kızı daha varmış . Buradan çoğu şey anlaşılıyordu . O şerefsiz herif de teröristlere finansal destek yapıyormuş . Onu sorgulayacaktım ama önce karargahtaki haini açığa çıkarmam lazımdı . Zaten hainin albay postası olduğundan emindim ama kanıtım yoktu . Bunu 1 hafta önce net bir şekilde emin olduğumda albaya da söylemiştim . Artık istediğimiz görevleri istediğimiz gibi söyleyecektik . Düşüncelerimden kapının açılmasıyla ayrılmıştım . Uzandığım yataktan odaya Asel girmesiyle doğruldum . 3 saat önce gelmiştim tugaya . Acil bir görev çıkabilir diye albay istemişti tugayda bulunmamı . Timden hiç biriyle karşılaşmadan girmiştim odama . Aselde görmemiş olmalı ki benim içerde olduğumu gördüğünde afallamıştı. Kendini hızla toparlayıp yanıma gelmişti . Endişeli sesiyle " Aysima ne oldu ? Niye buradasın ? " dediğinde sesindeki endişenin nedenini anlamamıştım . Çokta umursamadım . İsterse nedenini kendi söylerdi heralde . Onun sorduğu soruya dönüp sıkıntıyla " Her an acil bir göreve çıkabilirim . Haber bekliyorum görev için " dediğimde kafasını sallamıştı . Bana bakıp " Biz timle dinlenme odasındayız . İstersen gel " dediğinde kafamı hayır anlamında sağa sola sallamıştım . Dün görevden dönmüştük . Albay 2 gün istirahat vermişti . Geldiğimde takılmamıştım ama şuan merak etmiştim . Asele dönüp " Siz niye buradasınız ? " dediğimde gözlerini kaçırıp " Şeyyyy ... " deyip durdu . Gerçeği söylemekle söylememek arasında kalmıştı . Gözlerime bakmadan konuştuğunda ona odaklandım . " Biz aslında timce her görev dönüşü istirahat verildiyse 1-2 gün askeriyede kalırız . Sohbet muhabbet eder eğleniriz . Akşamları dışarı çıkıp bir yerlere gideriz Tatilimiz hala varsa ailelerimizin yanına geçeriz . " dediğinde kafamı sallamıştım . Beni çağırmamışlardı . Timde hâla tam olarak güvenilmediğimi biliyordum ama timden değilmişim gibi davranacaklarını düşünmemiştim . 1 aylık görevdeyken gayet iyiydik . 1 aylık görevden sonra zaten düzgün bir operasyon yapamamıştık . 2 aydır yaptığımız çoğu operasyonda adamlar bizim geleceğimizi biliyor oluyorlardı . Ya tuzağa düşüp destek çağırıyor ya da kendimizi riske atarak kendimiz kurtuluyorduk . Hatta ben defalarca timden bir kaç kişi için siper olmuştum . Beni özellikle hâla güvenmemeleri kırmıştı ama yapabileceğim bir şey yoktu . Asel gideli 20 dakika olmuştu . Ben de Asel gittiğinden beri boş boş duvara bakıyordum . Güneş zaten aklımdaydı ama timin beni kabullenmemeside üzmüştü . Ama oda da boş boş duvara bakmaktan sıkılmıştım . Bu yüzden dinlenme odasına gidicektim . Elime telefonu aldığım gibi odadan çıktım . Dinlenme odasının önüne geldiğimde duyduklarımla durdum .
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE