Çok mutluyduk. Sohbetlerimiz, kahkahalarla eşlik ediyor, daha bir konu bitmeden diğerine geçiliyordu. Ferhat'ın, bebeğimiz için aldırdığı tatlıdan, herkes yemişti. Tüm çalışanlar, Sinan abi, telefonla arayarak kutlamıştı bizi. Kimden duymuştu bilmiyordum ama sesi, coşkusu, öyle içten, öyle saf ,temizdi. Bu aileye bir değil, düzine doğursam pişman olmazdım. Herkes yorulmaya ,uykusu gelmeye başlamıştı. Odalarına yerleşmişler, sadece gençler kalmıştı. " Film izleyelim mi? Korku filmi ?" "Zombi olmaz, hâlâ kırgınım sana Bahar, beni ya, bu yakışıklı adamı nasıl zombi zannedersin?" kendini gösterip övünüyordu. Ferhat'ın kollarında, göğsünde yerimdeyken, "Fırat çok korktum, zombi bir anda atlamıştı. Etkisinde kalmışım, yoksa maşallahın var." "Tamam ama şunu söyle Bahar, en yakışıklı kim bu

