"Kocam..." diyerek başımı utançla eğdim. "Şirketinden bilgi sızdırıp para yürüten ben değilim. Bunu yapan... Kocam." Elimin kanı durmuyordu ama duyduğum utanç, cam kesiğinin acısını bastırıyordu. Dudağımı dişleyerek gözlerimi yumdum. Bir şey söylemesini bekliyordum. İçimi rahatlatacak tek bir cümle... Korkuyordum. Ona aksini söylesem de yüreğim deliler gibi atıyordu. Karşısında güçlü durabilmemin tek sebebi, Milhan'dı. Neden karşılık vermiyordu? Başımı kaldırmak zorunda kalmıştım. Elini göğüs cebine götürmüştü. Dediklerimden zerre kadar etkilenmiş durmuyordu. Bakışları da yere çevrilmişti. Cam parçaları her yere saçılmış durumdaydı. Konuşma gereği duydum. "Bu yüzden... Beni ve oğlumu bırak. Ortada bir borç varsa-" Cebinden bir mendil çıkarırken, aynı anda cevap verdi bana. Sözümü

