Gözlerimin içine normal bir şekilde bakarken, ifadesine bir şaşkınlık oturmuştu. Güneşi gözlerinde ağırlayan Bozkurt, çatık kaşlarını kaldırdı. Dokunmuş muydu? Hüzün mü duymuştu, ne olmuştu? İçim hiç rahat değildi ama bunu yapmaktan da bir beis duymuyordum. Artık durdurmaya mecalimin kalmadığı gözyaşlarımı sildim parmak ucumla. "Bu kadar katı olma evlilik fikrine. Herkesin hayatı benimki gibi berbat olacak değil ya." Konuşurken gözlerim ondan istemsizce kaçıyordu. Bozkurt'un bakışlarını üzerimde hissetsem de o yöne dönmedim. Dönemezdim. Hayatımda ilk defa birisi bana açılmadan böyle bir şeye girişiyordum. Belki adamın aklında böyle bir düşünce bile yoktu. Kendimi bir şey sanmak da istemezdim. “Sonuçta... Evlilik, herkese ceza değil. Kimisine de ödül işte. Annen mesela. Güldane Hanı

