Çok mu zordu? İncitmeden reddetmek. Zor... Ama imkansız değil. Gözlerime bakan adamın hisleri artık gizli bile değildi. "Hemen adapte olmuşsun," dedim gülümseyerek. "Bu fikri bu kadar beğeneceğini bilseydim, daha evvel sunardım." "İçeri gel," emrini verirken, camın önünde duruyordu. "Kapı açık." Hırkamın iki kanadını önümde birleştirip göğsümü örttüm. Hava epey soğuktu. Ancak o eve tek başıma girmek, açıkçası işime gelmiyordu. Bakışlarımdan anlamış olacaktı. "Korkma, yanlış anlamayacaklar. Ne senden yana ne benden yana... Gel içeri. Zaten bu saatten sonra yanlış da doğru da umurumda değil." Mecburmuşum gibi kapıya yürürken, Bozkurt'un adamları her zamanki gibi uzaklara bakıyordu. Sanki bu yana bakmaları harammış gibi dikkatle çevirmişlerdi yönlerini. Biri bile cüret edip bu yana ba

