Yağmur soğuğu anımsatırdı. Tenime vuruşunu sevmezdim. Saçımı ıslatışını, bir çukurda birikmesini sevmezdim. Pencereden bakarken babamın eve ne zaman döneceğini beklediğim günlerde, cama yağmur damlalarının yapışmasını da... Yağmuru andıran duşu, bulaşıkların tezgahtaki ıslanışını... Yağmurlu bir günde pencereyi açmayı... Şimşek ışıltısını ya da gök gürültüsünü sevmezdim. Elbisem derimle bir bütün hale gelmişti. Eteklerimi kavrayarak ona doğru adım attım. Gelişimi gözlerimin içine bakarak karşılamıştı. İki yana açık duran kolları inmiş, o da bana bir adım atmıştı. Karşısına vardığımda kararan gözümle elimi kaldırdım ve bir an olsun düşünmeden ona tokat attım. Bozkurt'a tokat attım! Bunu... Bunu nasıl yaptığımı bilmiyordum! O kadar sinirlenmiştim ki son sözüne, avuç içimi sızlatacak k

