Merhaba lar....
Robert ve Sarah geldiklerinde Robert sinirler bakıyor du . Biz ne olduğunu anlamadan hâlâ onları dinliyorduk
*Sarah sen gerçekten aptalsın kızım sadece bayıltacak tik farkın da değilsin galiba bayıltma nesini anlamadın da adamın kafasına koca taşı indirdin Tanrı aşkına *
*Robert o taş senin kafana da gelecek bak ya adam bayilmadi ve beni gördü gidip müdüre söylese direk adam infazimi verir anlamıyor musun *
* Ne adamı öldürdun mu inanamıyorum sana Sarah *
*Açın şu kapıyı artık * diye Albert te konuştu
* Öldürmek yanın da hiç kalır David resmen koca kayayı geçirdi kafasına *
* Sen benden farksız mısın Robert sen de boynunu kırdın adamın *
* İkinize de inanamıyorum gerçekten* diyen sinirle tepindi
*Son kez diyorum aç şu kapıyı * diyince Eva başını salladı ve kapıya yöneldi kapı açıldığında kapkaranlık tı ortalık
* Birşey göremiyorum*
* Abi siz harbi geri zekalı siniz elinizde ki fener leri süs niyetine vermedin açın şunları * dediğin Eva benle Jasmin feneri açtık ve hiç bir şey yok tu evet küçücük bir depo ama bom boş tu
* Bunun için mi o kadar entrika çevirdik biz *
* O adamları da boşa öldürdük *
* Burası boş olsa niye korunsun * diyen Albert elinde ki fener le sağa sola bakıyor du bir kaç boş konserve kutusun dan başka bir şey yok tu burada .
* Haklısın da niye hiç bir şey yok*
* Biliyorum * dedi Albert biraz daha bakındık ama yok zemin tertemiz di ben duvarlara vuruyordum birşey ler bulmak adına az ileriki duvarda hafif bir çıkıntı buldum ona vurdum ve o duvar arkası boşluk tu arkamı dönüp el salladım ve Albert yanıma geldi cebinden çıkardığı bıçağı ahşap duvara taktı ve kendine doğru çekince ahşap duvar çıktı ve çelik bir kapı karşımıza çıktı
*Çürük sen bayağı akıllı bir insa mışsın * diyen saraha güldüm
*Tâbi ne sandın senin gibi vahşi lik yapmıyor *
*David ama lütfen artık * derken kapıyı açıyor duk ki bir sesler duyuldu ve müdür Benjaminin sesi geliyor du. Biz korku ile birbirimize baktık Albert açmakta olduğu kapıyı kapatıp ahşap duvari yerine yerleştirdi ayak sesleri yaklaşırken biz acele ile çıktık kapıyı kapatan Eva da gelince ormanlık alana doğru koştuk Albert beni bir anda kucağına aldı ve ağaçların arkasına doğru gittik
Bir müddet bekledik sesler azalınca Albert bizi azarlıyor du. Robert te tabiki sevgilisi ne kızıyor ve bidaha böyle tehlikeli bir işlere kalkışmaması hakkın da konuşuyor du okula doğru hızla çıktık odalarımıza, ben hızla attım kendimi yatağıma nefes nefese kalmıştım gerçekten bu kadar adrenalin çok fazla idi bana ve kalbime
*Bir daha oraya gitmek yok *
*Ama Albert*
*Hayır dedim elif *
*Neden miş o söyle bakalım *
*Görmüyor musun elif kalp atışların yeni düzel di * dediğinde aslında çok haklı idi ama biz bu işte beraberiz
*Son kez Albert lütfen ne olur *
*Dediğim de tamam ama son bu anlaşıldımı *
*Tamam * dedim ve gülerek ona sarıldım oda bana sarılınca çok mutlu oluyor dum
*Hadi bakalım artık uyku vakti yarın yine Cyrus canınızı okuyacak * gülerek ayrıldım ondan ve gülerek
*Dava açacaktı az kalsın *
*Acar o manyak herif çalışanı kahveyi soğuk getirdi diye dava açtı kız da buna ağzından geleni saydı üstüne bidaha dava açtı, sonra kız bir anda ortalık tan kayıp oldu ve Cyrus deli gibi onu arıyor *
*Yuh * dedim ve kahkaha attım
*Hadi bu kadar gülmek yeterli uyku vakti saat 3 oldu *
*Ama sende bugün yatağında yat*
*Niye *
*Eee koltukta iki büklüm yatıyor sun *
*Bana birşey olmaz kalk üzerini giy üşüdün zaten * dediğin de peluş pijamalarımı giydim saçlarımı da topladım ve yatağıma uzandım. Uykum gelmişti ve hemen uyudum
Sabah 9 da yine ric kapıyı tıklattı biraz bekledi ve içeri girdi ben de ona ters ters baktım uykumdan uyandırmıştı beni
*Ovv yine siniliyiz *
*Hayır * diye yazdım verdim kahkaha attı
*İyi ki sinirli değilsin ufaklık *
*Sensin o ufaklık* diye yazdığım da daha çok güldü
*Hadi bakalım kahvaltı ya inelim müdür Benjamin konuşma yapacak mış *
*Ne konuda * diye yazdım verdim
*Dün depoya birileri girmiş galiba hava rüzgar li olduğu için de elektrik gitmiş uyarı yapacak anlayacağın *
*Görmüş ler mi kim olduğunu *
*Hayır da sen niye korktun * dedi ima ile
*Hiç * diye yazdım verdi hızla kalkıp kazak pantolon giyip çıktım spor ayakkabı mi da giydiğim de ric te çantamı getirdi çıktık ric hâlâ bana bakarken yemekhane ye geldik ben de bir kaç birşeyler aldım ve bizimkilerin yanına oturdum
*Müdür Benjamin birazdan konuşma yapacak mış dün ki konudan dolayı * diye yazdım verdim
*Ah nasıl yani görmüş ler mi peki * diyen Robert bana baktı
*Hayır galiba rüzgar dan dolayı elektrik kablosu mu kopmuş bilmiyorum ric tam açıklama yapmadı ama rüzgardan dolayı gitmiş elektrik kimseyi görmemiş ler * deiye yazdım verdi Eva hızlıca elimden aldı kağıdı ve
*Tanrıya şükür* derken bende gelen kişilere baktım bayan Angelina Lui ve Benjamin di arkalarında da Hanna var di. Bize baktı kafa ile selam vererek uzaklaştı .
*Herkes sessiz olsun beni dinlesin, gece kaç kişi olduğunu bilmediğimiz kişiler tarafından iki güvenliğimiz vefat etti, ve küçük kullanılmayan depoya girme ye çalışmış lar ama girememiş Ler eğer buradan bir böyle bir hadsizlik yaptıysa bir an önce çıksın ortaya yoksa biz bulduğumuz zaman hemen infaz edilecek bilginize her kim olursa olsun * diyerek uzaklaştı kıpkırmızı olmuştu yine sinirden müdür, biz de birbirimize baktık korku ile
*Nasıl bulacak ki ellerinde delil olsaydı bizi çoktan götürmüş ler di * dedi Sarah
*Ah bilmiyorum ama bu işten anlimizin akı ile çıkmak istiyorum* diyen de Eva idi kalbim küt küt atarken elim kalbime gitti derin bir nefes çektim Jasmin hemen spreyi çıkarıp uzattı bende sıktım derin bir nefes çektim içime düzene giren nefesim le birlikte bayağı iyi olmuştum bir yudum su alıp iyiyim dercesine işaret yaptım ve herkes kahvaltı sina döndü. Eva bana baktı gülümsedi ve
*Hiç bir şeyden korkma canım benim biz var yanında ve en önemli si ise seni çok seven bir adam var yanında * dediğinde kafamı kaldırdım Alberte baktım Albert anlamıştı gülümsedi ve kahvesinden bir yudum aldı kapıdan giren kişi ile anlima vurdum
*Geliyor gene pislik * diyen David Cyrus'a baktı Cyrus sinsice sırıttı yanımıza geldi Eva kalktıp yerinde Cyrus gelmeden uzaklaştı .
*Günaydın kahvaltı bittiyse bekliyorum sizi mor salkım ların orada* diye gitti
*Bu adamı öldürmek istiyorum * diyen saraha baktım
*Yeter artık Sarah kimseyi öldürmek yok *
*Of iyi be * diyen sarah somurttu ve kalktı bizde biraz daha birşeyler yiyip kalktık Cyrusun yanına doğru gittik evaya bu kezde çok farkı bir iş vermişti bu kez de gelen içkileri meyve suları ni tek tek silip içeri taşıyor du
*Yine sevgilime ne iş yaptiriyor bu adam * diyen saraha güldüm ben gülünce Jasmin da güldü
*Siz neden herşeye gülüyorsunuz * diye Sarah yeniden konuştu ben burun kıvırıp Jasmine baktım Jasmin de umursamadı Sarahı Cyrus bizi görünce bir eli cebinde yanımıza geldi Albert te yanımda duruyor du
*Robert sen dün çok çalıştın yaptığın iş gayet güzel olmuş onu devam ettir Jasmin sen de kıyafetleri düzenle, sarı kafa sende bugün su tahtaları ustalara götür hadi *
*İsmim Sarah *
*Napayım madalya mi takayım *
*İsmimi söylemen kafi hem ben ne anlarım tahtadan felan *
*Hadi ne dediysem o * diyen Cyrus Eva ve Saraha çok kötü davranıyor du
*Güzellik sende masaların dizaynı na bak bakalım beğenecek misin * dediğinde güldüm Albert tek kaşını kaldırıp
*O bir iş yapmayacak. * Dedi Cyrus güldü
*Müdür yardım eder dedi dostum *
*Müdürü dedirtme bana Cyrus *
*Abi diyeceksin *. Albert ama hiç oralı bile olmadı yanıma gelirken
*Senin le konuşmamız lazım* diye tekrar konuştu Albert Cyrusun yanına giderken
*Çok yorma kendini kadın * diyip uzaklaştı
Albert ten
*Ne var yine *
*Sen kafayı mı yedin sevgilim dediğin kız Türkiye de ve burda aranan bir kız üstelik taşıyıcı *
*Eee ne olmuş yani *
*Albert delirtme beni ne demek ne olmuş lan kız hasta ben senin tekrar dan kendi kabuguna çekilmeni istemiyorum. Ros veya Elif ayrılacak sin *
*Sahi mi ya buna sen ne Zaman dan beri karar veriyorsun Cyrus bana emir verme hatta emir kipi ile bile konuşma ben bu zamana kadar kafam ne estiyse onu yaptım şimdi de elif benim için çok değerli ve yanında olacağım*
*O kıza seni çeken kalbi mi *
*O nerden çıktı *
*Soruyorum gerçekten aşk mı sen de ki *
*Aşk veya değil Cyrus seni ilgilendirmeyen konulara burnunu sokma *
"Sen gerçekten çok adi birisin " derken Cyrus bir kırılma sesi geldi ve elif herşeyi duymuştu gözlerin den bir damla yaş düştü ve uzaklaştı oradan peşinden gidecektim ama Cyrus kolumdan tuttu birden ona bir yumruk geçirerek gittim yanın dan aglayrak giden kızın peşinden bende okula doğru gittim asansöre binip hızla kapıları kapattı o gözlerin de ki kırgınlık kalbimi delip geçmişti
Merdiven lere yöneldim hızla çıktım kapısının önünde parmak izini okutup girdim banyoya girmiş ağlıyor du
* Elif aç kapıyı konuşalım * dedim ama açmadı ağlamaya devam ediyordu
*Elif gerçekten yanlış anladın lütfen * hızla kapıyı açtı gözlerime bakarak git buradan dedi bir şey konuşmak istesem de kapıyı gösterdi. Oysaki benim ona olan duygularım öyle derin di ki aşk meşk değil di kalbi için hiç değildi
*Ben şanın kalbini istemiyorum aşık değilim şimdiler de herkes aşık oluyor elif * dedim ama balkona çıkıp kapısını kapattı. Bende usulca çıktım siniri biraz geçsin öyle konuşacak tım hastalanmasını istemiyorum .
Rosa dan
Elim de ki kristal vazo kırılmıştı Cyrus bana dava açmasın diye hemen elime aldım ve onlara doğru yavaş yavaş ilerledim ve duyduklarım karşısında gözlerim doldu elimde ki vazo düşüp kırılırken benim kalbim de paramparça olmuştu .
Hızla ayrıldım oradan çünkü ağlamaya başladım ve kimse nin morali bozulsun istemiyorum odama çekildim banyo da hıçkırarak ağlarken o geldi konuşmaya çalıştı ama dinlemek istemiyordum, sesimin o anda gelmesini o kadar istedim ki yüzüne dahi bakmak istemedim
*Git burdan * dedim
*Elif bak yanlış anladın lütfen* dedi ama ben balkona çıkıp kapısını da kapattım çok kırılmış tım gerçekten hani gelip öldürüp alsaydı kalbimi hiç bir şey demezdim ama böyle hain ve plan beni mahf etmiş ti seviyordu demi lânet olsun dedim içim den zaten sevseydi ailem severdi beni buraya atıp gitmez di
Ne kadar uzun süre balkon da durdum bilmiyorum gece yarısı olmuştu kapı çok tıklatıldı ama hiç bakmak içimden gelmedi neden ben dışarı çıktım ki zaten . Aklıma günlüğüm geldi içeri geçtim ve defterimi açtım
Merhaba günlüğüm artık günlük değil de aklıma düşünce yazıyorum galiba, bugün çok kırgınım Albert beni kalbim için sevmiş evet abisi söyledi o da birşey demedi yine tek başıma kaldım arkadaşlarım var ama, Eva bugün seni seven kişi dedi ama aslında her şey yalan mış kalbim kırık göz yaşlarım durmuyor ki yazayım dışarı çıktığım güne de lanet olsun onunla tanıştığım güne de neden herkes çıkarı için geliyor yanıma neden kimse sevmek istemiyor, ben oysaki kimseye kötülük düşünmeyen biriyim neden her gelen kalbimi kırıp gidiyor bu kadar mı işe yaramaz bir insanım onu ben gerçekten çok sevmiştim her yaklasamadigim zaman kendime küfür ettim kalbime isyan ettim ama değmezmiş hiç birşey şimdi ne yapacağım bilmiyorum ama onu artık görmek istemiyorum bugün yine hüzün le kapatıyorum günü mu iyi geceler....
Kalkıp yatağıma uzandım akan göz yaşlarım gibi yağmur da başlamış tı gok gürültüsü arttıkça pikemi kafama çektim nefesim daraldı göz lerimi yumdum uyumaya çalışırken ayak sesleri geldi hiç aldırmadım çünkü onun kokusu burnuma dolmuştu.
*Elif uyumadın biliyorum sana yemin ederim ki Cyrus la konuşmamızı çok yanlış anladın ben aşık değilim yine diyorum sen benim yanımda o kadar değerli birisin ki kimselere değişmem seni buradayım ben yine ister kov ister yüzüme bakma ben burada kalacağım*
Dediğinde yine umursamadım gözlerimi sıkıca kapadım ve gelmiyor du uykum şimşek çakınca yine korktum sıkıca pikemi tuttum uykum ve uykuya yenildim sabah erkenden uyandim Albert uyuyor du arkamı döndüm onu gormemek için hâlâ kırgınlığım geçmemişti yüzünü dâhi görmek istemiyorum.
Sessizce kalkıp gitti ben de uyumaya devam ettim, ric gelmişti bana hazırlan der gibi bakıyordu kağıda birşeyler yazdım uzattım
*Ric ne olur bugün burada kahvaltı yapayım hiç halim yok* dediğim de kafasını salladı ve çıktı odadan bende kalkıp elimi yüzümü yıkadım gözlerim şişmiş ti saçlarım dağılmış saçlarımı yalandan taradım at kuyruğu yaptım, yüzümü soğuk su ile tekrar yıkadım kurulayip çıktım