Nihayet işleri de hallettikten sonra oturup derince nefes aldım. "Pestilim çıktı." "Sen birde bana sor sabahtan beri buradayım." "Ee sen naptın?" "Geberdim ne yapacağım?" Dediğinde güldüm. "Güzel aktivite." Beraber bir kaç şeyden sohbet ettikten sonra Can'da gelmişti. Hazen'le karşılaştıklarında Can gülümseyerek Hazen'e selam verdi. Hazen ön yargılı olduğundan olacak ki Can'ın uzattığı elini sıkmadı bile ama ona hak vermiyor değilim. Yaşadıklarından sonra böyle sevecen olması bile bir mucize. "Görüşürüz sonra." "Numaramı verdim zaten mesajlaşırız." Deyince başımı salladım. Can'la dışarı çıkarken kolunu omzuma attı. "İş nasıldı?" "İki salakla uğraşmak zorunda kalsam da genel olarak iyiydi." "Hangi iki salak, bana niye söylemiyorsun prenses? Ağızlarını yüzünü kırayım." "Ya saçmala

